Günlerden Perşembe: Niyet

Akşam Coffee’yle yürüyüşe çıkınca aldığımız temiz havaya şükrettim. Dışarı hala çıkabiliyor olmaya da. Ama esas evden çıkmadan da camı balkonu açıp temiz havayı içime çekebilme lüksüne. Tüm bunlara teşekkür ettim minnetle.

Çernobil zamanlarıyla aramızdaki en büyük fark bu.

Kontamine olmuş bir dünyada dışarı çıkmak, o havayı solumak, o toprakların üstünde yürümek, o canlılarla (insanlar, hayvanlar, bitkiler, ağaçlar) temas etmek ölümcül.

Şu anda yaşadığımız korkunç bir distopya gibi görünse de nefes alamadığımız, suyunu içemediğimiz, doğasına dokunamadığımız bir dış dünyayı düşünelim. O yüzden belki de tüm bu korunma, kapanma, kendimizi içerideki güvenli alanlara almanın kıstıran gerçekliğinin yanına dış dünyanın halen temiz olmaya, kendi kalmaya, kendini yenilemeye çalıştığını, dirençle devam ettiğini unutmayalım.

Ve bu ‘nasılsa var’lara (hava, su, doğa) bir daha bir daha şükredip işte bu havanın hala nefes alabilmemiz, bu suyun hala içebilmemiz, bu doğanın hala dokunabilmemiz için nasıl olması, onlarla bizim nasıl olmamız gerektiğine dair kafa yoralım.

Bugün 19 Mart.

2019 Astroloji Yılı’nın son günü. Zodyaktaki son arketip Balık’ın son derecesi. Güneş 29 derecede. Yetmez Satürn de Oğlak’ta 29 derecede. Süpernova etkili gezegenler, zamanlar, bir kapanışın ardından yeni bir açılışın geleceğine işaret ediyorlar. Gökyüzündeki yoğun enerji toprak ve su. İçe dönük, dişil temalar hakim. Böyle zamanlarda içe dönmek, evlerde kalmak, ihtiyaçlar ve görevler ekseninde çabalamak doğal. Yarın sabah ise 06.00 civarı ilkbahar ekinoksuyla Koç dönemi ve yeni mevsim, yeni döngü, yeni Astroloji Yılı başlayacak.

Ama ondan önce bugün. Her şey günü gününe.

Neredeyse bir buçuk senedir karmik gelişim yönünün kendimize şefkat ve yumuşaklık ekseninde, anne şefkatiyle, kabile hissettiklerimizle olduğunu anlatırken (Kuzey Ay Düğümü Yengeç) hepimizin evimize, ailemize, ‘anne gibi davranmaya’ (yemek yapmaya, evde olmaya, çocuklarımız-ihtiyaç(lı)larımızla ilgilenmeye) mecbur kalacağımızı düşünmek mümkün müydü? Aslında bizi kısıtlayan taraf dış dünyayken (iş) bizi olumlayan taraf iç dünyaydı (ev). Haziran’a kadar olumlama yönü hala bu. Kötücül babalığı bırakıp iyicil anneliğe davranmak.

Ve şimdi her birimiz evimizde, ailemizle, sınırlarımız ve ihtiyaçlarımızla yüz yüzeyiz. Bunun belirsiz süresi endişe verici, doğru. Bilinmeyenle kalmak ürkütücü, bu da gerçek. Ama bu dönem de bitecek, geçecek ve biz Kolera Günlerinde Aşk gibi belki Korona Günlerinde x, y, z şeklinde hikayelerimizi anlatacak, nesilere aktaracak, içinden nasıl çıktığımızla yeni bir dönemin içinde veya dışında yer alacağız.

Birey olarak yaşadıklarımızın kontrolümüzde olmaması, ne zaman sonlanacağının henüz bilinmemesi beni endişelendirir, arada panik ataklarına sokar, ne olacak nasıl olacak sorgulamalarını peşpeşe getirirken, astrolog olarak deneyimlediklerimizi döngüler, temalar ve kollektifin getirdikleriyle heyecan, gıpta ve hayranlıkla izliyor, yaşıyorum. ‘Bu dönemi yaşaması da bize düştü’ ifadesine ağırlıklı olarak bardağın boş tarafından bakarken şimdi yine ‘bu dönemi yaşaması da bize düştü’ diyor ve başımıza gelmiş (aktarılmış değil, bizzat yaşanmış) tuhaflığı kucaklıyorum. Hala aklım dimağim almıyor. Belki de o yüzden acayip, yani Arapçadaki harika. Ölüm getiren bir hastalık, salgın nasıl bir harika içerebilir diyebilirsiniz. Haklısınız. Bununla birlikte uzun zamandır görmediğim öyle oluşumların, hareketlerin, fikirlerin, bakış açılarının ve eylemlerin hayata geçmeğe başladığını, başlayacağını görüyorum ki – buna hazırmışız demek geliyor içimden.

Hazırdık ama çok şımarıktık. Her şey ve hep elimizin altındaydı. Ancak yoklukta bu birlik olacaktı, ancak o yoklukta.

O yüzden bu gece bir seneyi kapama ritüeline niyet etmek ve sizi de davet etmek istiyorum. İster meditasyonla, ister bedensel bir pratikle, ister bir yazıyla, ister dua, dilek ya da sadece niyetle bu ‘kontamine haller’i kapamaya niyet edelim. Yarın bambaşka bir dünya olacağı için, her şey çözüleceği için, bitti deyince biteceği için değil.

Buna elbirliğiyle taahhüt etmek için.

Bugün Ay Kova’da. Birlikte düşündüğümüzde, takım ruhuyla hareket ettiğimizde, ‘zihinsel ailelerimizle birleştiğimizde’ kendimizi iyi ve güvende hissedeceğimiz bir gün. Ben de bu blogda oluşan ‘zihindaşlara’ sesleniyorum. Bu formatı kapayalım, yeni bir formata geçelim, buna bu gece niyet edelim.

Var mısınız?

 

OnlineSeans
bugünkü online seansım öncesi, niyetlerim oluşurken

5 Replies to “Günlerden Perşembe: Niyet”

  1. Edelim Neslihancım edelim, güzele, sağlığa gitsin her şey diyelim. Doğanın bize bir ceza verdiğini düşünüyorum. “Oturun içerde gözüdoymaz insanlar, siz çilenizi doldururken ben de kendimi yenileyeyim, belki aklınız başınıza gelir” diyor sanki. Çin ve italya’da havanın temizlenmesi, Venedik kanallarına tekrar balık ve kuğuların gelmesi bana güzel bir işaret gibi geliyor ve dediğin gibi hala dışarıda yaşanacak bir dünya olduğu için şükür diyelim. Çernobil günlerini küçük bir çocukla atlatmış biri olarak söylediklerine gönülden katılıyorum. Çok sevgiler…

    Liked by 1 kişi

  2. Birlikte niyet etmek davetine icabet edip, yazdım ben de. Hem içinden geçtiğimiz günlerin kendime ve geleceğe notu hem de duam oldu. Formatı kapatabildim mi, yenisine geçebildim mi bilmem. Vesile olduğun için teşekkürler. Sağlıklı, güzel günlerde ve hep birlikte yazmak dileğiyle…

    Beğen

  3. Harika! Çok sevindim Leylan. 🙏🏼💙Yazmak da en sıkısından bir niyet değil mi?
    Hep birlikte yazmak, sağlığı iyiyi güzeli buradan da çıkarıp ortaya koymak dileğiyle, çok sevgiler..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: