Son

O halı gibi sarı postuna, koca dev patisine minicik minicik iğneleri batırdılar. Halı kanadı. Nasıl oldu anlamadı. Bir daha bir daha batırdılar. İğneler mini minnacıktı, uçları incecik, küçücük. Halı post kalın, sık, kısa; pati kocaman, yuvarlak, yumuşaktı. Kanadı. Koyu, kıvamlı, vişne kırmızısı. Bakmadan yapamadı, görmeden duramadı, halı postu tanıyamadı. Gözleri kilitlendi, izledi. Ama ya, istemedi! Sessiz sessiz başını çeviremedi. İğneyi hiçbir zaman sevmedi. Halbuki kaç kere, kaç kere kendini iğneledi, iğneletti. Hep kanadı. “Son” okumaya devam et

Tebessüm

Nisan ayının güzel kelimesi ‘fevkalede’ydi. Referans yine 2019 Güzel Kelimeler Takvimi. Ama ben onu yazmaya yetişemedim. Yetiştiğim bir sürü başka şey oldu. Yazıyorum ya haftalardır, yaptım ettim bittim yettim diye. Ama fevkaledenin fevkine yetemedim. Hüzün.

Kaçana değil, gelene baktım. Mayıs. Takvimin kutusunu açıp yeni ayın kartını çıkardım. Okudum. Ayın sözü ‘tebessüm’. Nazikçe ve sessizce gülme, gülümseme. Dilimize Arapça’dan geçmiştir. Gülümsemek manasına gelen besm kelimesinden türetilmiştir. “Tebessüm” okumaya devam et

Başka

Sonra oturduğun yerden şöyle bir etrafına bakarsın. Yıllardır bildiğin gördüğün şeyler gözüne bir farklı görünür. Başka. Karşı duvardaki tabloya sanki ilk kez görüyormuş gibi bakarsın. Yoksa ilk defa mı bakarsın? Belki bu gözle ilk. Sarısı aynı sarıdır, moru hala mor. Ya da değil mi? Işık bugün biraz farklı sanki. Senin gözününki. Sen farketmeden gelmiş de biri bir şeyleri değiştirmiş midir, nedir? Gözünün irisi. Bir tedirginlik, bir tuhaflık hissedersin. Heyecan mı? Olmaz mı? Sanki oturduğun yere kilitlenmiş de kıpırdayamıyormuşsun gibi gözlerini, sadece onları yerinde döndürmeye çalışırsın. Bir çift kıpır kıpır göz üçyüzaltmış dereceyi kendi yuvalarında dönmek ister, dönemez. Senin dönmen gerekir. Gözlerin ve bedeninle zihnin de döner mi? Deneyelim bi’. Saat yönünde, hadi. “Başka” okumaya devam et

Say say say

Taşınalım istersen.

Evin giriş holü ve koridorundaki taşların kırılıp yeniden yapılması gerektiği ortaya çıkınca böyle dedi Bey. Vızırdanıyordum, gözümde büyüyordu, tam ne kadar iş çıkacak tahayyül edemiyordum falan derken vur deyince öldür önerisi. Acık alanı düzeltip halletmek yerine tası toprağı toplayıp toptan göçmek. Ama öyle gülüp geçmeyeceksin, geçmeyeceksin, çünkü kimisine detaya girip düzeltmek yerine öylece bırakıp yeniden başlamak yeğdir. “Say say say” okumaya devam et

Neredesin sen?

İnsan yoğun, koşuşturmalı geçen günlerin üstüne birden serbest ve boş kalınca ne yapacağını şaşırıyor.

İnsan = ben.

Bir şey yapacaktım, ama ne? Yapacaktım, edecektim, ne, ne, ne?

Beden durmuş, ama zihin hala o deli sıkışık tempoda koşuyor. -Ecek -acak, -se -sa ekleri dönenip duruyor. “Neredesin sen?” okumaya devam et