Ah be

Apartmanda tuhaf bir koku. Yerlerde ters dönmüş karasinekler. Üstümde bir şeyler mi yürüyor? Karınca? Örümcek? Vurup kaçan sivrisinek. Kaşınıyorum kuru kuru. Kollarım yol yol tırnak izi.

Halbuki çimler ıslak. Ayakkabılarım artık lekeli. Coffee önde, ben arkada, kokluyoruz bahçeyi. Yan bahçedeki komşular gülüşüyor. Sosyal mesafede bir gece belli. “Ah be” okumaya devam et

Çivit

Pancar sebzelerin en keskinidir. Soğanın sayfaları, gerçi Savaş ve Barış’ın sayfalarından fazladır, her biri de güçlü kuvvetli bir insanı ağlatacak kadar acıklıdır, ama soğanın o fildişi parşömenleri olsun, acı yeşil sayfa işareti kartı olsun, mide sularının ve bağırsak bakterilerinin etkisine kendini pek çabuk kaptırıp kahverengiye dönüşmektedir. Ancak pancar, vücudu, ona girdiği renkte terkeder.

Akşam yemeğinde yenilen pancar sabahleyin tuvalette hala kıpkırmızıdır. Bu da pancarın güçlü sindirim asitlerine ve mikroplara karşı ne büyük bağışıklığı olduğunun kanıtıdır. En kırmızı biber bile, en turuncu havuç, en sarı kabak bile, o zamana kadar çoktan iğrenç bir kahverengiye dönüşmüştür çünkü.

Doğduğumuz zaman yuvarlak, keskin, saf bir yüzümüz vardır. İçimizde evren bilincinin kırmızı ateşi yanar durur. Ama yavaş yavaş, bizi, ana babalar yer, okullar yutar, sosyal kuruluşlar emer, kötü alışkanlıklar kemirir, yaş ise tüketir. Sindirildiğimiz zaman, tıpkı ineklerdeki gibi altı mideden geçtiğimiz zaman, pis bir kahverengi tonunda çıkarız.

Pancardan almamız gereken esas ders şudur: İnsan, yanağındaki ilahi renge, içindeki doğal pembeliğe sarılmalı; yoksa kahverengiye dönüşür. Kahverengi olmak da, insanın masmavi kesildiğinin resmidir. Çivit kadar mavi. Onun da ne anlama geldiğini bilirsiniz:

Çivit.

Çivitiyor.

Çivitti.

Parfümün Dansı, Tom Robbins

“Çivit” okumaya devam et

Yeni Bir Kök: Yengeç’te Güneş Tutulması – 21 Haziran 2020

Bir esneklik ve değişim döneminde miyiz yoksa geçmişe bağlanıp kökleri sağlamlama mı? Cevap ne biri ne öteki, ama mesele tam da bu iki temanın …

Yeni Bir Kök: Yengeç’te Güneş Tutulması – 21 Haziran 2020

Yarın sabah, 21 Haziran 2020 Pazar 09.41’de senenin en önemli gökyüzü hareketlerinden biri gerçekleşiyor, Yengeç’te Güneş Tutulması. Üstelik Yaz Gündönümü’yle yaz mevsimi resmen başlıyor. Astroloji blogumda yazdım.

Yalnız sen

Solo tu.

Yalnız sen, derdi anneannem.

Onun tekbaşına oynanan bir oyun olmasındansa o İtalyanca isminde kalırdım. Anneannemin ilkokulundan ayrılmak zorunda kaldığı İtalyancasında. Güzel bacaklı bir kadından bahsederken gambe demesinde. Dinlediği napolitenlerde.

Benim içinse Al Bano ve Romina Power vardı o zaman. Küçük teyzemin odasındaki pikabında plaklarını dinler, oyunun adıyla benzer isimli şarkıyı söylerdim. “Yalnız sen” okumaya devam et

Yara

Balkonda sağ köşedeyim. Hava serince. Üstümde uzun kollu kapüşonlu bir hırka, ayaklarımda çoraplar. Yine de güney batı yönünde soluk bir güneş parlıyor. Önümdeki yeşilliğe sol yamaçtan ara ara vuruyor. Sokağın aşağısındaki kendi küçük sesi büyük köpecik evin terasında oradan oraya, oradan oraya koşarken ciğerlerini yırtarcasına havlıyor. Hayat ona zor. Onun hoyratlığı üstüne Coffee’nin derin iç çekişleri havadaki titreşimleri yumuşatıyor. Coffee rüyasında kesintisiz koşuyor. Evin en bi mutlusu.

Yaşamının başı yaralarla dolu bu tüylü patili kuzucuk şimdi bir şifa timsali ayaklarımın dibinde uyuklarken, aşağıki yüksek sesli, çılgın deli minik can hangi başka canları havlamalarıyla şu an yaralıyor? Çocuklar misal, havlayıp koşan köpeklerden çok korkuyor. “Yara” okumaya devam et