Oğlak’ta Ay Tutulması – 17 Temmuz 2019

Oğlak’ta Ay Tutulması – 17 Temmuz 2019

Oğlak’ta Ay Tutulması – 17 Temmuz 2019
— Read on uranes.org/2019/07/17/oglakta-ay-tutulmasi-17-temmuz-2019/

Dün gece Ay Tutulması’nı seyrettiniz mi? Ay’ın dolun halinden yavaşça kararıp incelişini?

Yazdım.

Sal

Anne, sal ya!

Böyle demiş arkadaşımın ondört yaşındaki oğlu kendisine. Anne sal.

Biz de kırk yaş üstü üç kadın kendi salmadıklarımızla ondört yaşındaki oğlandan feyz almaya niyet ettik o akşam. Zira salıp bırakmamaya yemin etmiş bir karşıt güç var.

Halbuki Güney Ay Düğümü ve Plüto kavuştu. Varolan sistemi, yapıyı, geleneği eski ve işe yaramaz ilan etti. İstediğin kadar diren, tutun, bırakma. Bu yapı artık ölü, çürük, kompost. Bastırılan, kaçınılan, görmezden gelinen korkudan, karanlıktan, çirkinlikten ancak yaratıcı hayalgücüyle çıkılırsa yeni tohumlar üreyebilir, eskiler dönüşebilir. Bu eskilerle devam ederek değil, eskiyi geride bırakarak mümkün. Ölüyle yaşam olur mu? Nerede mazbata? “Sal” okumaya devam et

At Adam Koç’a, Bir At Bara Girmiş

Bugün at adam Chiron’dan devam ediyoruz. Çünkü neden? Chiron 9 sene sonra Balık’tan çıkıp Koç’a girdi ve taa 2027’ye kadar orada kalacak. Yazdım. Meraklıları buraya.

Bu da böyle birbiri ucuna eklenmiş bir seriye doğru mu gidiyor? Hım, hım, hım.

Bugün Kova’nın son derecesindeyiz. 29.

Parantez aç. Her burç 30 derece. 0-29 derece arası bir burç ediyor. 0 dereceyle burca ham giriş yapıyor, 29 dereceyle süpernova etkili patlamalı çıkışa hazırlanıyoruz. Kovalar, patlamaya hazır mıyız? Ça-tonk! Sponsorumuz Netflix. Parantez kapa. “At Adam Koç’a, Bir At Bara Girmiş” okumaya devam et

Deneyim Konuşuyor

Yumuşak sınır

Yin yogada çok kullanılıyor. Pozun içine girdiğimizde o son sınır değil, onun bir gerisindeki yumuşak sınırda kalmak.

Dün seneyi kapama ve yeni yıla yeni niyetlerle girme ekseninde katıldığım Yin Yoga ve Ses Banyosu atölyesinde şunu farkettim.

O yumuşak sınırda kalabildiğin zaman sınır zaten yumuşuyor, açılıyor. Yumuşakça sınırla, sınırları yumuşat. Böyle bir geçişkenlik. Bu sınırsızlaşmak değil. Aksine ihtiyacın olan bedeninin, çatının, kalıbının içinde akabilmek, oynayabilmek, hareket kabiliyeti kazanmak. Sınırlar bizi koruyor, yeter ki onlara saygı ve sevgiyle dokunabilelim, gerektiğinde orada bekleyebilelim. “Deneyim Konuşuyor” okumaya devam et

Uzun Uzun

Bugün değil yarın, olmadı sonraki gün diye diye ettim Aralık’ın beşini. Ne oldu Aralık’ın beşi olunca? Özel bir durum yok. Zaman geçti, hızını üstümde hissettirdi, yetişememe hali baki kaldı. Belki sadece zihindeki.

Birikince insan nereden başlayacağını bilemiyor. O zaman bildiğim yerden başlayayım. Biraz uzatabilirim, özledim, önden uyarayım. “Uzun Uzun” okumaya devam et