Egalite

Korku: Reddedilmek.

Arzu: Kabul edilmek.

Bugünün meditasyonu bu. Sisli puslu havada, Boğaz kıyısında, martılar eşliğindeki bir yürüyüşün sonu.

Böyle havaları çok sevip özlediğimden değil. Gökle denizin kavuşumuna şahitlikten, her zaman oyumu havaya suya vermekten, giden gemileri, uçan kuşları sıkılmadan sevmekten.

Belki hep aynı şeyi seviyoruzdur. Ben havayı suyu. Yine de canım çekiyordur ateşi, kumu.

“Egalite” okumaya devam et

O Salı

Hala nasıl yaptım bilmiyorum. Ara ara içimden, belki tam da öyle yapmamışımdır, ellerimi ağzına sokmamışımdır, parmaklarımla dişlerini açmamışımdır, diye geçiriyorum. Çünkü yapmamış olmam yapmış olmamdan daha gerçek geliyor. Yapmış olmamsa korkunç.

Sonra ellerime bakıyorum, her iki elimde anca kapanan yaralara, şişleri inen morluklara, artık kıvrılabilen parmaklarıma, kabuk bağlayan boğumlara, ayak bileklerime, dirseklerime, sarıdan siyaha çeşitli renklere bürünen dizlerime.

Savaş yaralarıma her zaman aşık oldum. Acıya bu kadar dayanıksız olup başkasının çektiği acıyı sonlandırmak için nasıl böyle acımasız kesildiğim meçhul. O hassasiyetin üstüne taşıdığım fiziksel izler görünmeyen duygusal tarafın izdüşümleri sanki. Yaralarıma aşkım belki de ondan. “O Salı” okumaya devam et

Günlerden Perşembe: Niyet

Akşam Coffee’yle yürüyüşe çıkınca aldığımız temiz havaya şükrettim. Dışarı hala çıkabiliyor olmaya da. Ama esas evden çıkmadan da camı balkonu açıp temiz havayı içime çekebilme lüksüne. Tüm bunlara teşekkür ettim minnetle.

Çernobil zamanlarıyla aramızdaki en büyük fark bu.

Kontamine olmuş bir dünyada dışarı çıkmak, o havayı solumak, o toprakların üstünde yürümek, o canlılarla (insanlar, hayvanlar, bitkiler, ağaçlar) temas etmek ölümcül. “Günlerden Perşembe: Niyet” okumaya devam et

Skandal

Çok sevdiğim bir arkadaşım ‘adım referansımdır’ derdi. Sorsam hala der. Ben de ‘ederim bana verilen referanstır’ demek istedim. Aynı vuruculukta olmadı tabii, ama iş görür. “Skandal” okumaya devam et

Blop

Ne oldu şimdi?

Bütün o koşa koşa gidilen, ışığa kapılmış kanatlılar gibi göz kamaştıran yükselmelerin altında başını su yüzeyine çıkarıp sana blop diyeceğini bildiğin ses bu. Soruyor.

Neredesin? “Blop” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: