Isı

Her akşam mum yakıyorum. Kış yazı yerini kara kışa bırakınca evin içine doğamayan güneşi taşıma su, pardon, taşıma ateşle harlama gayreti. Harlamak da değil, sadece yanık tutmak. Pıt pıt fitilini yaka yaka, küçük küçük kıvılcımlarını ata ata, yumuşak yumuşak patlaya patlaya yansın erisin sönsün tütsün. Sonra yine yakalım, yansın yansın yansın. Yoksa ne harlayacak ne harlanacak hal.

Damar yolum açılmış da dizileri doğrudan şırıngayla zerk ediyormuşçasına peşpeşe izliyorum. Yazmış mıydım? Yazmışımdır. Daha yenilere başlayamadığım için içerikler halen tekrarlardan. Son takıntım Amazon’daki Hanna. Keşfetme sebebim tamamen duygusal. Değil değil, Spotify’ın bana önerdiği Aurora’dan bir müzik. Buyrun dinleyelim. Midas Touch.

“Isı” okumaya devam et

İlgi

İyi seneler.

Nasılsınız? Nasıl hissediyorsunuz?

Taze ve yeni bir seneye girmiş gibi mi yoksa eskisinden devam eder gibi mi?

Astrolojide bir yaşam fazını anlatırken kullandığım bir replik aklıma geliyor:

Evren senin ne hissettiğinle ilgilenmiyor, kabullenmenle ilgileniyor.

Böyle deyince belki sert belki kopuk belki indirgemeci ya da tahakküm edici gelebiliyor.

Ya da sadece olduğu gibi.

Neyse o.

“İlgi” okumaya devam et

Ödev Teslimi

Senenin son seansını yapıp bitirdim. Bu bakış, bu duruş tam o noktadan.

Yüzümde gülümsemekle bırakmak arası bir ifade.

Kapanış.

Geçen iki seneyi ağırlıklı bu masada, bu köşede, bu kitaplar ve raflar arasında tamamladım.

“Ödev Teslimi” okumaya devam et

Marsella

Gözümü açınca farkettim. Öfkeliyim. İnsan uyanır uyanmaz öfkeli olur mu? Belki de öfkeli olduğum için uyandım. Önce bedenim uyandı çarpıntıyla, ardından zihnim.

Coffee yatağında uzun uzun patisini yalayıp tüylerini temizliyor, bazen de patisinin altındaki şilteyi. Şap şup hırt hırt bir sesler. Bey hafif hırıltılarla kesik kesik nefes alıyor. İkisini de sarsıp susturasım var, hatta pataklayasım. Seslerine tahammülüm yok. Öfkem yükseliyor. Benden seans isteyip isteyip doğru düzgün teyit dönmeyen danışana da öfkeliyim. Rest çekip iptal etmekle salıp bırakmak arasındayım. Önüme gelene bir tekme.

“Marsella” okumaya devam et

Wohoh

Biri bana şunu desin, yazsın.

Hayatımın harika, çok iyi bir dönemindeyim, mutluyum, sağlıklıyım, yediğim önümde yemediğim arkamda, başka şey de istemem, sevdiklerimleyim, istediklerime sahibim, özgürüm, yaratıcılığımın doruğundayım, maddi manevi tamım, tamamım.

Desin biri bunu bana. Ona şükür, buna şükran, yetinmeye çalıştıklarımızla değil. Hakikaten mutlu olan yazsın. Sevaptır. Herkes nasiplensin.

“Wohoh” okumaya devam et
%d blogcu bunu beğendi: