Fırtınanın Gözü

Aslında gün kaotik başladı. Coffee vırvır yatağın altında söyleniyordu. Saat daha erkendi. Acıktı diye düşündüm. Kalkıp mamasını verdim. Hemen ardından da iki gündür yatılı ziyaretteki misafir Gandalf’ınkini. Coffee yemeğini bitirir bitirmez koşarak yatak odasına gitti. Hipposunu alıp şova başlayacak sanırken içeriden gelen şarrrr seslerini duydum. Ayyyy, işiyor! “Fırtınanın Gözü” okumaya devam et

Uzun Uzun

Bugün değil yarın, olmadı sonraki gün diye diye ettim Aralık’ın beşini. Ne oldu Aralık’ın beşi olunca? Özel bir durum yok. Zaman geçti, hızını üstümde hissettirdi, yetişememe hali baki kaldı. Belki sadece zihindeki.

Birikince insan nereden başlayacağını bilemiyor. O zaman bildiğim yerden başlayayım. Biraz uzatabilirim, özledim, önden uyarayım. “Uzun Uzun” okumaya devam et

Bohem Retrolar

Retroların en sevdiğim yanları:

  • Eski müziklerle buluşturması
  • Bedenle buluşturması
  • Kendinle buluşturması

“Bohem Retrolar” okumaya devam et

Çekici

“Doğru,” dedi Mitchell. Ses tonunda alaycı bir sertlik vardı. “Şu bizim şahane arkadaşlığımız…Arkadaşlığımız gerçek bir arkadaşlık değil çünkü sadece senin kuralların geçerli. Kuralları hep sen koyuyorsun, Madeleine. Benimle konuşmamaya karar verirsen aylarca konuşmuyorsun. Sonra konuşmaya karar veriyorsun çünkü annenle babanı eğlendirmem gerekiyor ve tekrar konuşuyoruz. Sen arkadaş olmak istediğinde arkadaş oluyoruz ve asla arkadaştan öte bir şey olamıyoruz çünkü sen istemiyorsun. Ve benim bütün bunları kabullenmem gerekiyor.”

Madeleine,”Üzgünüm,” dedi, gerçekten şaşırmıştı. “Seni o şekilde sevemiyorum.”

“Onu anladık!” diye bağırdı Mitchell. “Beni fiziksel olarak çekici bulmuyorsun. Tamam. Peki, benim seni zihinsel olarak çekici bulduğumu kim söyledi?”

Evlilik Meselesi, Jeffrey Eugenides

“Çekici” okumaya devam et

Son Nokta

Sürekli bitirmek ve bir sonrakine geçmek istiyorum. Kitabı bitirmek, eğitimi bitirmek, seansı bitirmek, şampuanı bitirmek, kremi bitirmek, diziyi bitirmek, hedef listelerini bitirmek, seneyi bitirmek…

Bitirince noktayı koyacağım. O son noktayı. Sanki o son noktaya kadar her konan nokta bir diğer noktayı daha doğuruyor. Zaman yetmiyor, alan yetmiyor, boşaltıyorum, açıyorum, kafam yetmiyor, içim yetmiyor, o son noktaya ulaşma hedefi büyüdükçe büyüyor. “Son Nokta” okumaya devam et