Günlerden Rapor

Başlıyorum.

Ara

Verdim. Çünkü dışarısı birden içeri doluştu. Her şey çok fazla geldi. Online gruplar, görüntülü görüşmeler, her gün yazılar, yayınlar, feeding-seeding-connecting. Üstelik alışık olmadığım bir düzende, sevmediğim ve beni fiziksel olarak hemen hasta edebilen ev işi -temizlik, bulaşık, çamaşır, yemek- eşliğinde. Halbuki ne yapacaktım? İçeride kalıp içerimle dışarımı (bedenimi, psikolojimi, zihnimi) sağlıklı, dengede ve teslimiyette tutacaktım. Birden iflas ettim. Hasta gibi hisler üşüştü boğazıma, vücuduma, başıma. Hastalanmaktan çok hastalanmanın fikri ürküttü. Her şeyi kestim. “Günlerden Rapor” okumaya devam et

Günlerden Perşembe: Niyet

Akşam Coffee’yle yürüyüşe çıkınca aldığımız temiz havaya şükrettim. Dışarı hala çıkabiliyor olmaya da. Ama esas evden çıkmadan da camı balkonu açıp temiz havayı içime çekebilme lüksüne. Tüm bunlara teşekkür ettim minnetle.

Çernobil zamanlarıyla aramızdaki en büyük fark bu.

Kontamine olmuş bir dünyada dışarı çıkmak, o havayı solumak, o toprakların üstünde yürümek, o canlılarla (insanlar, hayvanlar, bitkiler, ağaçlar) temas etmek ölümcül. “Günlerden Perşembe: Niyet” okumaya devam et

Günlerden Salı: Es

Otomatik yapma şekillerinde yakalıyorum kendimi.

Kastım şu.

Bey geçen hafta biraz nane mollaydı, havlularımızı ayırdık. Kendisi, havlunun her zaman asılı olduğu duvardakini kullanıyor. Ben lavabonun yanındakini.

Bugün kaç kere elimi yıkadım bilmiyorum. Su sipariş ettim, pazardan öteberi ısmarladım, birkaç kez para aldım verdim ve her seferinde koştura koştura banyoya gidip ellerimi yıkadım. En az iki üç kere kendimi duvarda asılı havluya elimi kurularken yakaladım.

Beyinkini.

Of. “Günlerden Salı: Es” okumaya devam et

Günlerden Pazar: Serzeniş

Dün gece uykum sıkıntılıydı. Rüyalarla astrolojik semboller arasında, olumsuz tatsız debelenmeler içinde huzursuzlandım. O huzursuzluk ve sıkıntıyla uyandım. Sanki salgın artık gelmiş de patlamış, kaçış yokmuş gibiydi.

Biraz sosyal medya taramasıyla öğrendiğim Umre kafilesi haberleri asabımı bozdu. Dün kendini hissettiren tedirginliğim yükseldi. Karnımdan boğazıma doğru ince bir spiral dalganın kıvrım kıvrım yukarı çıktığını farkettim. Endişe çanları. “Günlerden Pazar: Serzeniş” okumaya devam et

Günlerden Cumartesi: Birlik

Sanırım hayatımda ilk defa bulunduğum coğrafyadan, etnik kökenimden, cinsiyetimden, düşünce ve inanç sistemimden bağımsız ve koşulsuz bir şekilde tüm dünya ve insanlıkla kendimi bir hissediyorum.

Dün Coffee’yle yürüyüşümüz sonrası birden buna aydım.

Birlik hissi insanlara hep felaket zamanlarında mı geliyor? “Günlerden Cumartesi: Birlik” okumaya devam et