O bir an önce büyüme hissinin ne zaman gelip zihnime konuşlandığını düşünüyorum da, onsekizi devirip reşit olma isteğiyle miydi yoksa okulu bitirip çalışma azmiyle mi, emin olamıyorum. Ve fakat net hatırladığım şu: bana çocuk muamelesi yapılmasını istemiyordum. Artık çocuk olmadığımı göstermek için gereken kişisel ispat sorumluluk almaktı. Kafamdaki formülü ise çalışıp para kazanmaktan geçiyordu. O zaman anne-babamdan özgürleşecektim, onlara eş bir yerde duracaktım, büyükler liginde oynayacaktım, kendi hayatımın yoluna bakacaktım.

Hayal.

Çalışma hayatına üniversitede başladım başlamasına, ama aile evinde yirmilerimin sonuna dek yaşadım. Kendi evime çıkacak parayı kazanmıyordum, kendimi çekip çevirecek zaman dilimlerinde çalışmıyordum, memleketi vuran krizlerde emeğimin ederinin yarısına razı oluyordum. Vesaire vesaire. Ana evinde baba ocağında, muamelesinden hoşlanmadığım çocuk olma hakkımı dibine kadar kullanıyordum.

Gerçek.

Her çocuk anne babasına bağımlıdır. Beslenip büyütülmek, koşulsuz sevgiyle donatılmak, güven duymak, korunmak ihtiyacındadır. Belki bunlar doğal olarak verildiğinden belki kişisel hamurumdan, mayamdan ben ebeveynlerimden akıllı olduğumun takdirini, başardığımın alkışını, ‘sen yaparsın’ın güvenini bekliyor, bunun verilmesinin ihtiyacını duyuyordum. Ders notlarımla falan değil, onların çocuğu olduğum varlığımla.

Onay.

Kırk küsur yaşında bunları dile getirmek komik mi? Değil. Ana-baba-çocuk üçgeni devam ettiği sürece geçerli. Kardeşin, abin, ablan var ya da yok, sonuç değişmiyor. Kutsal üçgen bu: annen, baban ve sen. Her bir üçlünün hikayesi eşsiz. Senin anne-baba-çocuk algın başka, kardeşininki başka.

Nokta.

Aynı olansa şu: Anne ve baba büyüktür çocuk. Svagito R. Liebermeister’in Sevginin Kökleri kitabında detaylı anlattığı Aile Dizimi sistemine göre kutsal aile içinde rollerin hiyerarşisi var. Bu hiyerarşiye riayet edildiği sürece kişisel tıkanıkların açılması ve iyileşme söz konusu. Kız çocuk annesinin, erkek çocuk babasının rolünü alamaz. Çocuk ebeveyn, ebeveyn çocuk rolünde davranamaz. Davrandığında ilişkiler tıkanır, ilerleme olmaz, kişiler kendi hayat yoluna çıkıp bireyleşemez, olgunlaşamaz. Sen istediğin kadar büyü, yılları devir, unvanları kat, sorumlulukları al, ailenden ayrıl, kendi aileni kur, anne ve babanın her zaman çocuğusun. Çocuk küçüktür ebeveyn. Bunun sevgiyle, saygıyla, yargıyla alakası yok. Kollektif işleyiş böyle.

Düzen.

Halbuki ihtiyaçlar değişti. Ebeveynlere bağımlılık bitti gitti. Kendi kendini onaylama, takdir etme, alkışlama, kendine hem annelik hem babalık etme devri başlayalı beri ne köprü altlarından ne sular akıp gitti. Ne kaldı şimdi? İlişkinin evrimi. Kökteki.

Sevgi.

Resimde görüldüğü gibi. Çocuk küçüktür annesi.

Her dem annelik edenlere kutlu günler dileğiyle..

NT

 

2 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s