Guru

Meditasyon için gerekli hazırlığımı yaptım. Şiltemi ve sırt yastığımı yerleştirdim, yanına şalımı ve hırkamı koydum. Lambanın başını ışığı loş olacak şekilde dışarı doğru çevirdim, tülü üstüne çektim. Vasistası açtım. Odamın kapısını evdeki tüylü çoluk çocuğun olası girişimlerine kapadım. Kokulu mumu yaktım. Çalma listemdeki gong banyosu başladı. Odaya şöyle bir göz gezdirip bir bardak su içtikten sonra şilteme oturdum. Derin bir nefes alıp verdim. Buluştuk. Evet, şimdi burdaydım. “Guru” okumaya devam et

Hava Güzel

Bu sefer tatilden savaş yaralarıyla döneceğim.

Sivrisineklerin böyle vahşice saldırısına uğradığımı orman kulübemizin bulunduğu yeşillikte, akşamın alacakaranlığında geceye varmaya çalıştığımız o ince geçişte hatırlıyorum. Tabii onlar sadece sivri değildi, insan vucüdundan başka uzuvlar çıkaracak cinsten ısırıklara kadir, kendi küçük etkisi büyük orman yaratıklarıydı. Oysa burası -Bodrum- artık koca bir şehir. “Hava Güzel” okumaya devam et

Tebrikler

Diliyorum ki oturduğum anda parmaklarımdan klavyeye pıtır pıtır dökülsün kelimeler. Arsız bir sabırsızlık, hız, düşündüğüm an olsun hali. Bazen oluyor, şu an olmuyor. İçten içe biliyorum ki o boş ekrana bakaaa bakaaa bakaaa bir müddet dursam, içimden yükselenlere izin versem (yükselmelerini ‘bekleyebilsem’), geldiklerinde dinlesem, dinlediklerimi duysam; olur. “Tebrikler” okumaya devam et

Tıkaç

Tıkandım, yazamıyorum. Bari bunu yazayım, belki tıkacım açılır.

Alıklar Birliği’nde Ignatius’un bir mide subabı vardı, kapağı açıldığında durup durup gaz salıyordu. Gele gele aklıma bu geldi işte, iyi mi? “Tıkaç” okumaya devam et

Cowardice

‘Those who sent the likes of Kenji out there to die these brave deaths, where are they today? They’re carrying on with their lives, much the same as ever. Many are more successful than before, behaving so well in front of the Americans, the very ones who led us to disaster. And yet it’s the likes of Kenji we have to mourn. This is what makes me angry. Brave young men die for stupid causes, and the real culprits are still with us. Afraid to show themselves for what they are, to admit their responsibility.’ And it was then, I am sure, as he turned back to the darkness outside, that he said: ‘To my mind, that’s the greatest cowardice of all.’

An Artist of the Floating World, Kazuo Ishiguro