-Masaydım, -Mazdım

Ben koşarken, yalnızca koşarım. Bir boşluğun içerisinde koşarım. Ters yönden bir ifade kullanmak gerekirse, boşluğu yakalayabilmek için koşuyorumdur belki de. Bu boşluğun içerisine bile, kopuk kopuk düşünceler doğallıkla süzülüverir. Çok normal. İnsanın yüreğinde gerçek bir boşluk varolamaz. İnsanın ruhu mutlak bir boşluğu kaldıracak ölçüde güçlü olmadığı gibi, tekdüze bir yapıya da sahip değildir. Yine de, koşarken ruhuma süzülen bu tür düşünceler (ani fikirler) nihayetinde boşluğun yan ürünlerinden öteye geçmez. Bunlar içeriklerin çevresinde değil, boşluk ekseninde oluşmuş düşüncelerdir.

Koşmasaydım Yazamazdım, Haruki Murakami

“-Masaydım, -Mazdım” öğesini okumaya devam et

Gibi

Yükselenimi yeniden hesaplatmak istiyorum, dedi.

Allah allah, doğum saatin mi değişti, dedim.

Hayır, ama tekrar çıkartırmak istiyorum, diye ısrar etti. “Gibi” öğesini okumaya devam et

Jammin’

İnsan değişir mi?

Gençliğinde elinin tersiyle ittiğin, fellik fellik kaçtığın bir şey yetişkinliğinde seni mutlu eden, gülümseten, ilham perilerini göklerden yeryüzüne indiren kaynağın ta kendisi olabilir mi? “Jammin’” öğesini okumaya devam et

Yetiyor

Meditasyona oturamayınca meditasyona oturmuş adamı boyuyorum. Hem belki de kadındır. Hatta o benimdir.

Elizabeth Gilbert Big Magic kitabında (Türkçe’ye Büyük Sihir olarak çevrildi) yazma sürecine oturmayı bir ritüele çevirmekten bahsediyordu. İlham için ortamı hazırlamak, kokuları sürünmek, ışığı ayarlamak, renkleri giyinmek, senin ilhamı değil ilhamın seni bulmasını sağlamak.. “Yetiyor” öğesini okumaya devam et

Blop

Ne oldu şimdi?

Bütün o koşa koşa gidilen, ışığa kapılmış kanatlılar gibi göz kamaştıran yükselmelerin altında başını su yüzeyine çıkarıp sana blop diyeceğini bildiğin ses bu. Soruyor.

Neredesin? “Blop” öğesini okumaya devam et