Ben Geldim

Evim de evim, rutinim de rutinim diye tutturup döndüm işte şehre.

Selam kürkçü dükkanı. Kim kimi daha çok özledi?

Sanki hayatı yeniden düzene koymam gerekiyormuş, bir şeyler elimden uçup gidiyormuş gibi bir his kaplıyor içimi. Daha çok eskisini yerli yerinde bulamamaktan kaynaklı bir huzursuzluk. Bazı şeyler artık yerli yerinde değil. Halbuki ev aynı ev, koltuk aynı koltuk, masa aynı masa. Bey, Coffee, ben..görüntüde aynıyız. İçeride nasıl bilinmez. Dış dünyada o kadar büyük bir kaos, yıkım, gümbür gümbür değişim rüzgarı var ki alışkanlıkların belirgin koruyuculuğuyla bilindiklerin sıkıp boğması iki ayrı uca çekiyor. Sığındım şeyle sıkışıyorum. Ev, rutin, düzen.

“Ben Geldim” okumaya devam et

An Meselesi

Odanın kapısını açıp dışarı çıktım. Adımlarımı saydım.

Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki, on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz, on dokuz, yirmi, yirmi bir, yirmi iki…

Deniz kıyısındayım.

“An Meselesi” okumaya devam et

Travma

Kilitleniyorum.

Beni aşan, büyük bir travma, afet, saldırı, kayıp olduğu zaman kendim olamıyor, kendime gelemiyorum. Şeyleri otomatik hallediyorum, günü geçiriyorum, görevlerimi yerine getiriyorum, ama üstüne düşünmediğim zamanlarda bile altta hep o yanan gerçek yatıyor, hissediyor yanıyorum. Çaresizlik, öfke, acı, hiddet, hemen bir şeyler yapmaya davranmakla her şeyi durdurup hepsinden mesafelenmek, bir durmak, sadece durmak.

Paylaşmak bazen iyi geliyor, bazen gelmiyor. Çok seslilik bazen birlik getiriyor bazen sadece kakafoni ve daha fazla öfke, acı, bıkkınlık. Kaçıp başka şeylere sığınmak akıl ve ruh sağlığı için kısa süreli bir denge getirse de acı gerçeği değiştirmiyor.

“Travma” okumaya devam et

Tek Başına

Tek başına dans eder misin diye sordu.

Düşündüm.

Sorunun cevabını değil de en son ne zaman doyasıya dansettiğimi.

Müziğin sesini açıp arabayla yol yaptığım manzaralar daha çok üşüştü aklıma. Birtakım savunmalar geliştirdim. Dansetmenin daha genç zamanlara, hayatlara, bitip tükenmeyen enerjik dönemlere has bir vazgeçilmez olduğundan tut da dansedecek yer mekan kafa mı kaldılara varana dek dansın vazgeçilmezlikten çıktığını ispat etme mücadalesine giriştim.

Tekrar sordu, tek başına dans eder misin?

“Tek Başına” okumaya devam et

Sonunda

Temmuz’u sevmeye karar verdim.

Hem de ayın on beşi olmasına rağmen.

özgür uçuyor içimde kuşlar sonunda

bir bir silinir tenimden izler izler

sensiz coşuyor içimde sesler sonunda

“Sonunda” okumaya devam et