Geçiyor

Hemen şimdi, oturur oturmaz yazıyorum. Başka türlü olacağı yok. Geçerken uğradım yazdım, çok kalamayacağım üzgünüm. İçimden değil, elimden gelen bu.

İnsan madden manen olacağını bildiği bir şeye ne kadar hazırlanırsa hazırlansın başına gelmeden anlayamayabiliyor. Anca başına gelince, içine girince, olay gerçekleşince. Ya, işte böyle gizemli gizemli konuşuyorum. Neden? Daha anca dakikası oldu, Jüpiter Akrep’e girdi de ondan. Şu onüç ay benden zırnık laf alamazsınız. Gizliliği gizemi büyütüyor, onunla gelişiyoruz. Uuu. Nokta.  “Geçiyor” öğesini okumaya devam et

Son Ütücü

Duygular ütülenebilir mi? Kuaför koltuğuna oturmuş, sıcak fön eşliğinde saçlarımın dümdüz taranmasını seyrederken aklıma bu düşüyor. Bir de zamanında ikmale kaldığım lise bir biyoloji dersi. Negatif iyonlarla pozitif iyonların ilişkisi. Dalgalı saçlardan düz saçlara geçişin basit, kolay tasviri. Gerçekten böyle bir şey miydi? “Son Ütücü” öğesini okumaya devam et

Yaşamak

Kaldığım yerden devam ettim. Boyadım. Çiçek yapraklarını hardal sarısıyla kontürledim, insan figürüne etten candan gül pembesi ten rengi verdim. Ağaç pozunu seçmişim, farkında değilim. Bana en sevdiğin yoga pozuna gir, kal desen işte bunu yaparım. Hem de sol ayağımın üstünde. Tam böyle. “Yaşamak” öğesini okumaya devam et

Lotus

Meditatif boyama sanatlarında bugün. İşte günün siftahı. İçim içime sığmıyor. “Lotus” öğesini okumaya devam et

It Gonna Come

When in doubt, write on” demiş Warren Adler.

İç dünyam sürekli bir arifede sanki. Beş aydır uykudaki Satürn’ün dış dünyaya ağır ağır dönüşünü iliklerime kadar hissediyorum. Arife dönemi diyorum demesine de geç kalmışlık hissiyle de kavruluyorum. “İnsan kendine hep geç kalır, seçilmiş kişiler dışında” demişti hocam bir zaman. “It Gonna Come” öğesini okumaya devam et