Bakarız

Söyleyin bakalım, evet mi hayır mı?

Sorumun politikayla, referandumla alakası yok. Ya da var. Kişisel hayatımızı yutmaya doymayan toplumsal ve siyasal gündemin dışında durmak mümkün mü? Bilinçli olarak belki. Oysa bilinçdışı kontrolümüzde değil ki.

Baştan alıyorum. Sorum şu:

Size bir soru sorulduğunda hiç düşünmeden otomatik olarak verdiğiniz ilk cevap ne olur? “Bakarız” okumaya devam et

Laf

Çocukluğumdan anılar yakalıyorum. Yaz sokakları aklıma geliyor. Hava sıcak, rüzgar durgun, asfalt ılık. Ayağımda lastik ayakkabılarım, üstümde şort ve tişörtüm sokaklarda koşuyorum. Mahallemiz yokuşlu, önü ağaçlıklı, çocuk kalabalığı şenlikli.

Tebeşirle yola sek sek çiziyor, kaldırımda lastik ve uzun atlama oynuyoruz. Aşağıdaki tuhafiyeciden alınmış yumuşak, beyaz üç metre don lastiğinin karşı sırasına atlamak için o biçim sıçrıyorum. Boyumuz kadar kaldırdığımız tek sıra ipi geçmek içinse ne biçim perendeler atıyorum. Ayaklarım yerden kesiliyor, uçuyorum.
“Laf” okumaya devam et

Diyaloglar : Kız ve Oğlan Çocuk

Oyun 1 

Malzemeler: Battlestar Galactica’dan 1 adet Centurion, 1 adet Number Six legosu

O: Biz bunları öldürürüz böyle. 

K: Ama öldürürseniz benim kalbimi kırmış olursunuz. 

O: Olsun biz öldürüz bak (üstüne indirir) dışk! 

K: Ama bu ölmüyor ki. Bu da robot! Kim kimle çıkıyor oyunu bu. 

O: Tamam. Bu şimdi odasına geliyor ve küsecek ona.

(Erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten?)

Oyun 2

O: Ben işe gidiyorum.

K: Aslında biz çok zenginiz bilmiyor musun? İşe gitmene gerek yok…

O: …

K: Sen benden gizli birşey saklıyorsun.

O: (Önce bir afallama, sonra) Evet ben aslında bir video oyunuyum! 

Katılımcılar: Kız çocuk yaş 6,5, Oğlan çocuk yaş 5,5  


Diyaloglar: Çocuk ve Köpek

Coffee’yle bu sabah baharın habercisi sıcak güneşin, ılık rüzgarın tatlı miskinliğiyle Pazar yürüyüşüne çıktık. Bayırda baharlar açmış, kuru otlar yerini yeşillenmeye, çiçeklenmeye bırakmış. Martılar, kargalar tepede fır dönmede, deniz ve toprak kokusu rüzgarla süzülmekte.  “Diyaloglar: Çocuk ve Köpek” okumaya devam et

Yarım

Annemle babam seyahatteler. Kardeşim ve ben dahil dördümüz WhatsApp’ten yazışıyoruz. Annem İtalyanca başlıyor, buongiorno, oggi anche piova, andiamo bıttırı bıtbıt. Zorlayınca anlıyorum, ama İtalyanca bilmiyorum. Anlayabileceğim bir dilde yazışsak ne güzel olur, yazıyorum. Annem anladığımı iddia ediyor, babam oradan yetişiyor, sen de Italiano öğrensen ne güzel olur, diyor annen. Bir o eksik yarım bildiğim dillerde, diyorum, yarım Almanca, yarım Fransızca, üstüne bir de yarım İtalyancam olur, memleketin yarım kadınlarına bir değerim daha eklenir.  “Yarım” okumaya devam et