Yarı Açık

Ön balkonun sağ köşesinden sesleniyorum. Masa altındaki Coffee yarı uyur vaziyette hırıldıyor. Kendisini biraz yorup uyutmak maksadıyla önce aşağıdaki koruya, ardından sahile yürüyüşe götürdüm. Orman yeşilini ama en çok Boğaz mavisini ne özlemişiz. Gemileri, karabatakları, martıları, karşı kıyıları içimize içimize çekip döndük. Hem ne bilelim? Akşamına yasak, sabahına paydos bayram. Bence haftasonu sahilimiz balıkçısı, mangalcısı, yürüyüşçüsü, sosyal mesafe(siz)cisiyle patlar. “Yarı Açık” okumaya devam et

Günlerden Exit

Yerde matımın üstündeyim. Yin yoga sonrası sırtüstü savasanaya hazırlık. Sol yanımda Coffee uzun ve derin uykusunda. Derste rahat bırakmayıp sürekli patilediği odamın kapısından içeri kendini aldırıyor. Girer girmez masa altı şiltesinde. Anında rüyalar alemi. Bende her zamanki gıpta.

Derin dinlenme pozuna girerken onun nefesleriyle hizalanıyorum. Elimi uzatıp başını okşuyorum, hazır kol mesafesinde aynı düzlemde yatmışken. Hocanın çaldığı tatlı, ninnimsi ziller çıkırdıyor yumuşak yumuşak. Ezan sesi yükseliyor dışarıdan. Cuma, namaz vakti. Birkaç caminin sesi aynı anda yankılanıyor, eko yapan mahalle vadilerinde. Cemaate akıl, covide hayır konuşmaları başlıyor peşisıra. Odamdaki mantra ve zillerin üstüne Cuma hutbesi remixlenmiş yeni nesil bir rap senfonisine dönüyor. I have a dream.

Sesli navigasyon zihnimde konuşuyor. Köprüden önce son çıkış. “Günlerden Exit” okumaya devam et

Günlerden Küçük

Sabahları henüz günle kirlenmemiş oluyorum. Tertemiz bir zihin, pırıl pırıl bir ses, sakin, dingin bir ev. İstediğim etki tam da bu. Sakin, dingin.

Duyduğum tek ses ısırıp da çiğnediğim tostun hırşhırşları. Çenemde, şakaklarımda yankılanıyorlar. küçük harfli.

Otomatik düzeltme k harflerini büyütüyor, ben onları küçültüyorum. Sakin, dingin, küçük sesli. “Günlerden Küçük” okumaya devam et

Günlerden Yön

Geriye dönük yaşamaya mecbur hissediyorum ve bu hoşuma gitmiyor. Sanki yeniyi yaratamıyoruz da geviş getirip anılardan besleniyoruz. Çirkin oldu biraz, pardon, ama sindirilmiş özümsenmişlerin de kaldıkları yerde ağırlıkları var. Tekrar tekrar ısıtıp önüne koyunca olmuyor.

Bir ara ben de kapıldım, eski seyahatler, eski fotoğraflar, anılar ve yaşanmışlığa özlemle eskilerden paylaşımlara. Halbuki anılarda yaşamak ayağıma zincir gibi geliyor. Önüme dönüp üstüne yenisini koymak istiyorum. Bu içimde o kadar net bir varoluş ki. “Günlerden Yön” okumaya devam et

Günlerden BırakMa

Duşumu aldım, yatak odasına girmeden düşündüm.

Yatağı topladım mı?

Toplamışım.

Yatağımı nasıl, ne zaman ve kimden böyle koşulsuz ve otomatik olarak toplamayı öğrendim hatırlamıyorum. Otomatik diyorum çünkü bazen yaptığımı hatırlamıyorum. O kadar ezbere bağlanmış bir hareket. “Günlerden BırakMa” okumaya devam et