Tatilci

Gece

Hava açık, gök dolunaya doğru, Jüpiter henüz batmış, deniz özlenen süt ve liman dinginliğinde. Coffee deniz ve kumsal yorgunu, patilerinin altı sıcak taş yanmalarından pembe pembe. Sadece o değil, bir de denize kaybedeceğinden korktuğu ana ve (özellikle) babasının arkasından uluma meselesi var. Denize gir desen girmez, otur bekle desen oturmaz, anca taş atarsın, o koca ön patileriyle sıska arka bacaklarının üstünde titrek titrek kocaman taşları sürer, sürükler, sahile kadar getirir, son kertede kafayı suya daldırıp dişsiz dişleriyle taşı kapar, kumsala koyar ve havlar. Hani, nerede yenisi? “Tatilci” öğesini okumaya devam et

It Gonna Come

When in doubt, write on” demiş Warren Adler.

İç dünyam sürekli bir arifede sanki. Beş aydır uykudaki Satürn’ün dış dünyaya ağır ağır dönüşünü iliklerime kadar hissediyorum. Arife dönemi diyorum demesine de geç kalmışlık hissiyle de kavruluyorum. “İnsan kendine hep geç kalır, seçilmiş kişiler dışında” demişti hocam bir zaman. “It Gonna Come” öğesini okumaya devam et

Pazar ve Ben

İçimden yükseliyor, hemen yapmak istiyorum. Eş zamanlı ve anında ağırdan alıp kendimi dizginliyorum. Bilmeseydim yapar mıydım? Kesin. Dürtüsel istek yüksek. Sanki geri tutan korku. Bilmeyince üstüne gitmek doğrusu. Halbuki bilince, başka hesaplar kitaplar, rasyonel bilişsel zekalar bilek güreşine tutuşuyor. Ignorance is bliss. Aforizmaları sevmeyip sevmeyip kullanıveriyorum.
“Pazar ve Ben” öğesini okumaya devam et

Ondokuz Senelik Tutulma

George Orwell Hayvan Çiftliği’nde ‘all animals are equal, but some animals are more equal than others’ (tüm hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir) der. Aynı bazı tutulmaların diğerlerinden daha fazla önem taşıması gibi. Misal bu akşamki. Adeta ‘görünmek’ ve ‘görülmek’ isteyen bir olaysallık taşıyor. Eh, Aslan’daki bir Yeniay’ın (hem de aynı dönem içinde gerçekleşen ikincisinin) ve tam Güneş Tutulması’nın merkezde olmakla ilgili bir meselesi olmayacak da ne olacak? Yetmez, dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu Amerika’yı kıtanın bir başından öbürüne kat edecek olması da başlı başına o ‘görünür olma’ halinin altını çizmiyor mu? Görülmeyen bir sürü ülke ve probleminin yanında görünür Amerika’nın daha bir görünürleşmesi. Uuu, söndürün şu spot ışıklarını canım, gözümüzü açamıyoruz!
“Ondokuz Senelik Tutulma” öğesini okumaya devam et

Oh Yeah

Yazmadım çünkü başka şeyler yazmak istedim. Başka şeyler de yazamadım çünkü hasta olmakla olmamak arasında gidip geldim. Hasta oldum olmasına, iyileştim, sandım, şimdi yine olayazdım. Ben bu yazdan hiçbir şey anlamadım. Havalar bir kırk derece tropik nem iklimi misali, bir onbeş derece Game of Thrones kış geldi tufanı modeli olunca bu zavallı beden ne yapsın? Tutturamıyorum bir türlü iklimin zamanını. Benim için hala winter is here.
“Oh Yeah” öğesini okumaya devam et