Leke

Zaman geçiyor. Sonra geçmişte bir yere bağlanıp kendini tekrar ediyor. Atlı karınca misali. İleri gittiğimizi sanarken bir çemberin içinde dönüp duruyoruz sanki.

Dün rastgele açtığım Sabian sembolü de (5 derece Başak) öyle diyordu:

BİR ATLI KARINCA

Bu sembol sanki bir “Atlı Karınca” üstündeymiş gibi hiçbir gelişme kaydetmeden sürekli aynı yere dönüp durduğumuz durumları ifade eder. Tam paçayı kurtardığımızı ya da artık bu döngünün dışına çıktığımızı düşündüğümüzde kendimizi yine başa dönmüş bulabiliriz. Aslında her seferinde etrafımıza bakınır, olanları farkeder ve hayatın olasılıklarıyla ilgili daha da çok şey öğrenme fırsatını yakalayarak bir şekilde gelişir, ilerleriz. Burada bir karar vermemiz gerekir: aynı şekilde dönüp durmaya devam etmek istiyor muyuz yoksa hayırlı olanın gerçekleşeceğine güvenerek “Atlı Karınca”dan inmeye ve gerçek gelişime adım atmaya hazır mıyız?

“Leke” okumaya devam et

Geçiyor

Bir yerden başlamalı çünkü her şey, her şey geçiyor.

Acılar, izler, yanmalar, delikler, sıcaklar, soğuklar, korkular, endişeler, dakikalar, saatler, günler, geceler, odalar, duvarlar, tavanlar, tabanlar, çarşaflar, örtüler, gelenler, gidenler, sesler, tatlar, morlar, siyahlar, ahlar, vahlar, hepsi, hepsi, geçiyor, geçiyor.

“Geçiyor” okumaya devam et

Son Nokta

Sürekli bitirmek ve bir sonrakine geçmek istiyorum. Kitabı bitirmek, eğitimi bitirmek, seansı bitirmek, şampuanı bitirmek, kremi bitirmek, diziyi bitirmek, hedef listelerini bitirmek, seneyi bitirmek…

Bitirince noktayı koyacağım. O son noktayı. Sanki o son noktaya kadar her konan nokta bir diğer noktayı daha doğuruyor. Zaman yetmiyor, alan yetmiyor, boşaltıyorum, açıyorum, kafam yetmiyor, içim yetmiyor, o son noktaya ulaşma hedefi büyüdükçe büyüyor. “Son Nokta” okumaya devam et

Geçiyor

Hemen şimdi, oturur oturmaz yazıyorum. Başka türlü olacağı yok. Geçerken uğradım yazdım, çok kalamayacağım üzgünüm. İçimden değil, elimden gelen bu.

İnsan madden manen olacağını bildiği bir şeye ne kadar hazırlanırsa hazırlansın başına gelmeden anlayamayabiliyor. Anca başına gelince, içine girince, olay gerçekleşince. Ya, işte böyle gizemli gizemli konuşuyorum. Neden? Daha anca dakikası oldu, Jüpiter Akrep’e girdi de ondan. Şu onüç ay benden zırnık laf alamazsınız. Gizliliği gizemi büyütüyor, onunla gelişiyoruz. Uuu. Nokta.  “Geçiyor” okumaya devam et