Gerçek Beden

Bedenle çalışmak ne acayip bir şey. Ne gerçek.

Bedenden gelen her tepki bir anlama hali sanki. ‘Aha, şimdi anladım’ın beyne gelme aracı.

Bir sıkışmışlık, katılık, kapanmışlığın nefesle, ısınmayla, orada kalarak, oraya vararak, varmadan yol alarak açılmasının evrekası.

Biliyordum işte buna kızdığımı’nın farkındalığı ya da ‘ne kadar derinden üzülmüşüm, ne kadar’ın ortaya çıkışı veya ‘yine mi sen’in tuhaf kahkahası.

Senin ortaya çıkışın.

Bedende ne varsa gerçeğin o.

Beden gerçek, gerçek beden.

Hadi ormana.

 

Akyıldız Karayıldız

Zamana yetişmek mümkün mü? Ya geri çevirmek?

En son yazmaya niyet ettiğimde Oğlak’ta Yeniay olmamıştı, potansiyel anneanne ve babaanneler çocuksuz kız ve oğullarının yanında bir torun yapmadılar diye içimi parçalamamışlardı, David Bowie ölmemişti, İstanbul’da patlama olmamıştı, hayat her zamanki sıradanlığında sıradışı bir şekilde durmamıştı. Durmamıştı işte, hep ileriye akmıştı.

Zamanı geri çevirmek mümkün olsaydı, bu, Merkür’ü dünyadan gerilermiş gibi görmemizden mi ibaret olurdu – aslında sadece yörüngesel olarak arkamıza düşmesinden kaynaklı bir yanılsama- yoksa çemberler, daireler, döngüler misali başı sonu olmayan, sadece durmadan giden bir ivme mi?
“Akyıldız Karayıldız” okumaya devam et

Biz, Yaralılar

Şefkat sözcüğünün İngilizce’deki karşılığını biliyor musunuz?

Compassion.

Peki bu sözcüğün Latince ‘birlikte acı çekmek’ anlamına gelen bir sözcükten türetildiğini?

Ünlü psikolog-astrolog Liz Greene ve Juliet Sharman-Burke İçimizdeki Mitoloji kitabında konunun devamını şöyle getiriyor:

Haksız yere acı çekmiş olmak hepimizin paylaştığı bir duygudur ve başkalarıyla aramızda sıkı bir bağ kurulmasına aracı olabilir. Haksız yere neden acı çekildiği konusuna bir açıklama getiremesek bile, bu acıların yüreğimizi arındıran ve bize farklı bir boyut kazandıran dönüştürücü gücünü farkedebiliriz.

Yunan Mitolojisi’ndeki Chiron’u (Kayron) duydunuz mu? Size onun hikayesini anlatmak istiyorum. “Biz, Yaralılar” okumaya devam et

Yeniay Aslan’da: Cesur Yürek Sahneye

Yeni başlangıçlar arifesinde nasıl hissedersiniz?

Benim önce yüreğim pırpırlanır, yaşadığımı hissederim. Öte yandan içim sıkışır, sonrasının bilinmezliği endişelendirir. Bu bir adım atma zamanıdır. Cesaret etme, insiyatif alma, sahneye çıkma.

Yeniay zamanları böylesi niyetlerde bulunmak, başlangıç yapmak için uygun atmosfere işaret eder. Güneş ve Ay birlikte, kavuşum halindedir, gökyüzü karanlıktır, tohum atma zamanıdır.

Bugün,14 Ağustos 2015 saat 17.53’te Aslan’da oluşan Yeniay’la birlikte hayatımızda gerçek aşk ve sevgiyi, yaratıcılığı ve keyfi bulduğumuz alanlarda başlangıç yapma, içimizdeki yaratıcı çocuğu devreye alıp sahneye adım atma zamanındayız. “Yeniay Aslan’da: Cesur Yürek Sahneye” okumaya devam et

Çık Dışarı

Uçak alçalmaya başlamış, kabin anonsu yapılmıştı. Genç kadın tuvalette, gözyaşları içindeydi. Tam olarak neye ağladığını bilmiyordu. Belki içtiği bir kadeh kırmızı şarap çarpmıştı, belki sonlanmanın hüznü.

Hostes kapıyı sert ve seri şekilde tıklattı.

Ma’am?

Islak gözlerle kapıyı açtı.

Please return to your seat, we’re about to land. “Çık Dışarı” okumaya devam et