Pamuk

Cuma

Yogaya döndüm. Senelerin pilatesi, animal flow’u, bedeni fiziksel olarak güçlendirip sağlamlaştıran bireysel ve birebir çalışmaları sonrası bir toplulukla birlikte, stüdyoda ellerim, ayaklarım, sırtım ve karnımın üstünde gidip gelmeye döndüm. Grupla, topluca nefes alıp vermeyi, inleyip ahlamayı özledim. Göz kapaklarımdan kulak memelerime, görünen tüm uzuvlarımdan görünmeyen iç organlarıma kadar şıp şıp terledim. Matımın ıslandığına ilk kez şahit oldum, eve dönünce koltuğuma asıp kurumaya bıraktım.

Çalışmanın üstünden iki gün geçti, üstümdeki hafif kırıklığı ancak atıyorum. Bu akşam tekrar niyetliyim ama dolunayı doğuracağım bir Boğaz yürüyüşünü de istiyorum. Hepsi olmuyor, hem yoga hem yürüyüş, artık enerjim yetmiyor. Bu kalp sıkıştıran, insanı yerinde oturtmayan koca süper dolunayın gözünün içine bakacağım, Satürn’ü şöyle elimle kenara iteceğim. Hava bulutlandı, biliyor da kaçıyor sanki namussuz. Öyle diyesim geldi bugün, dede ay mı, sister moon mu, namussuz. Bu kadar sıkışıklık kime, niye?

“Pamuk” okumaya devam et

Roket

Sağ kolumdan damar yoluna giremediler. Patladı ve kanadı. Acıdı da. Hemen içimde pırpır panik kuşları kanatlandı. Diğer tarafa geçip sol bileğimin üstünü alkollü pamukla sıvazladılar. Panik kuşları geldi boğazıma dayandı, neredeyse dışarı fırlayacaklar.

– Oradan mı gireceksiniz?

“Roket” okumaya devam et

Ödev Teslimi

Senenin son seansını yapıp bitirdim. Bu bakış, bu duruş tam o noktadan.

Yüzümde gülümsemekle bırakmak arası bir ifade.

Kapanış.

Geçen iki seneyi ağırlıklı bu masada, bu köşede, bu kitaplar ve raflar arasında tamamladım.

“Ödev Teslimi” okumaya devam et

Tutturdun

Tam açılacağım, kapanıyoruz. Tutturamadım şu işi.

Mesele de bu ya. Tut(tur)amamak. Bir dolu Boğa ve en bi’ sürprizli Uranüs karşısındaki Akrep dolunayı hep bana hep banayı bırak, istesen de istemesen de gidecek kopacak, şeyler açığa çıkacak, krizini kaybını paylaş, birleş, direnme, hiç öyle darılma, arın tadındaydı. Hissettiniz mi? Geçmiş gelecek koptuk gidiyoruz zati. Demi taze ikinci baharımız, yeni kapanmamızı mı paylaşsak, ne etsek? Sisifos’a bağladık yine.

Felsefeye de derin analizlere de tokum. Sığ sularda yüzmek istiyorum. Ya da sadece yüzmek. Güneşli, dibi görünür, berrak, şıkır şıkır. Şu tokluğu biraz silkelemeli. Kimi bedenine yemek yiyerek topluyor, kimi rutinlerine iş güç biriktiriyor, kimi zihnini aralıksız uyaranla besleyip şişiriyor. Çoktan seçmeli sınavımızın bugünkü sorusuna da cevabımız d hepsi.

“Tutturdun” okumaya devam et

Hava Güzel

Bu sefer tatilden savaş yaralarıyla döneceğim.

Sivrisineklerin böyle vahşice saldırısına uğradığımı orman kulübemizin bulunduğu yeşillikte, akşamın alacakaranlığında geceye varmaya çalıştığımız o ince geçişte hatırlıyorum. Tabii onlar sadece sivri değildi, insan vucüdundan başka uzuvlar çıkaracak cinsten ısırıklara kadir, kendi küçük etkisi büyük orman yaratıklarıydı. Oysa burası -Bodrum- artık koca bir şehir. “Hava Güzel” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: