Dene

04.00 – 05.00

Uykunun bölündüğü bir sabaha dönüş. Saat dört civarı, ama başlangıç daha da erken. Üç buçuk desem yeri. Suçu bu sabahki dolunaya atabilirim -kafamı çıkardım ama göremedim, kar da yok, hafif grimsi bir don örtüsü- ya da dün gece yediğim bol körili -kari kariii- hint yemeklerine vurabilirim -biraz hararetlendimle kan ter içindeyim arası salındım ve başucumdaki suyu lıklıklık bitirdim- içki içtim de cine bağladım desem pek sayılmaz, bir kadeh meyveli kokteyl, üstüne de bol su -meyvenin adı çarkıfelek ama İngilizcesine baksan bir tutku bir tutku*, belki yanıp da uyanmanın bir başka sorumlusu-. O ya da bu, masa başında parmaklarımla tıpırdıyorum, saatin triktraklarını bedenime veriyorum. Uyusun da büyüsün ninnisi.

“Dene” okumaya devam et

Egalite

Korku: Reddedilmek.

Arzu: Kabul edilmek.

Bugünün meditasyonu bu. Sisli puslu havada, Boğaz kıyısında, martılar eşliğindeki bir yürüyüşün sonu.

Böyle havaları çok sevip özlediğimden değil. Gökle denizin kavuşumuna şahitlikten, her zaman oyumu havaya suya vermekten, giden gemileri, uçan kuşları sıkılmadan sevmekten.

Belki hep aynı şeyi seviyoruzdur. Ben havayı suyu. Yine de canım çekiyordur ateşi, kumu.

“Egalite” okumaya devam et

Terazi’de Yeniay – 28 Eylül 2019

Terazi’de Yeniay – 28 Eylül 2019

Terazi’de Yeniay – 28 Eylül 2019
— Read on uranes.org/2019/09/25/terazide-yeniay-28-eylul-2019/

Yarın, 28 Eylül 2019 gece 21.26’da Terazi’de Yeniay fazı oluşuyor.

Astroloji blogum uranes.org’a yazdım.

Komşu Komşu Huu

Evimi özlemişim. Halbuki hayat bu ara daha çok dışarıda geçiyor. Tam da bunun üstüne yuvaya sığınma hissi sarmalıyor, toparlıyor. Sonbahar hüznü de üstüne bir çimdik serpildi mi, evim evim canım evim.

Komşularımla ilgili ise aynı şeyi söyleyebilir miyim, bilmiyorum. Sezarın hakkı sezara, onlar da benimle ilgili benzer hissiyattadırlar belki, sormak lazım. Madalyonun her zaman iki yüzü var. Gerçi bir sefer Bey’le taşınırken (şu an dördüncü evimizde oturuyoruz) apartmandaki komşulardan yaşı yaşıma yakın bir hanımın taşınma esnasında gelip taşınmamıza çok şaşırdığını ve üzüldüğünü söylediğini, aynı şaşkınlığı bana da geçirdiğini hatırladım şimdi. Anca birkaç kere günaydın diyebilmiştik birbirimize, o kadar. Nasıl bir şaşkınlık ve üzüntü yaratmış olabileceğimi anlayamamıştım. “Komşu Komşu Huu” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: