Karacı Denizci Karpuzcu

Karpuz suya düştü.

Büyük şükür.

Mavi sular, pembe gökler, sarı yıldızlar, turuncu ay.

Merkür gerilerken geçen sene bu vakitler bulunduğumuz yere geri döndük. Bir dolu -tatlı- sürpriz yol yaptı, bizi buldu. Biz de kollarımızı açıp sarıldık, ayağımıza gelen ganimetleri kucakladık. Bu zamanda en büyük hazine arkadaşlık, dostluk.

“Karacı Denizci Karpuzcu” okumaya devam et

Egalite

Korku: Reddedilmek.

Arzu: Kabul edilmek.

Bugünün meditasyonu bu. Sisli puslu havada, Boğaz kıyısında, martılar eşliğindeki bir yürüyüşün sonu.

Böyle havaları çok sevip özlediğimden değil. Gökle denizin kavuşumuna şahitlikten, her zaman oyumu havaya suya vermekten, giden gemileri, uçan kuşları sıkılmadan sevmekten.

Belki hep aynı şeyi seviyoruzdur. Ben havayı suyu. Yine de canım çekiyordur ateşi, kumu.

“Egalite” okumaya devam et

Lüks

Odamın tülleri kapalı. İçerisi loş. Kimseye farkettirmeden yazıyorum, saklı gölgelerde, gizli gizli. Uzun bir espresso çekiyorum. Raftan da tabaklı bir fincan. Kahve kokusu sabahın serininde sürünerek çadırdan dışarı çıktığımız orman sabahlarını anımsatıyor. Kahvaltı öncesi ateş üstü pişirdiğimiz kısalar. Çiğ düşmüş yeşiller. Ilık ılık yalayan sabah güneşi.

Hep böyle özlem kıvamında mı sürecek artık hayat?

Coffee güneşli bahçede kaldı, ben bulutlu şehre döndüm. Hava açık olsa da düz ayak basılan toprak zeminden katlı beton apartmana terfi etmek kapanma hissi. Olsun. Bir yaratıcı yazarlık dersine, bir de astroloji paneline katıldım kendimi ekranlara gömüp daha da kapatarak. Olacaksa tam olsun.

“Lüks” okumaya devam et

Blop

Ne oldu şimdi?

Bütün o koşa koşa gidilen, ışığa kapılmış kanatlılar gibi göz kamaştıran yükselmelerin altında başını su yüzeyine çıkarıp sana blop diyeceğini bildiğin ses bu. Soruyor.

Neredesin? “Blop” okumaya devam et

Yazsam İyiydi

Yazsam iyiydi. Halbuki tüm gün etrafında dolandım. Onu yaptım, bunu yaptım. Yaptım yani. Bir dolu şey. Boş durmadım. Ama yazsam iyiydi. Yazmadım. Şimdi de yazmama halimi yazıyorum. Bu bir yazı mıdır, size soruyorum.

Günün umut nesnesini takdim ediyorum. Yokluğumuzda nöbet tutmuş, bizi beklemiş, sürprizini patlatmış, minik yapracığını içine ektiğim küçük kahve fincanından dışarı salmış şu mum çiçeği. Yapraklar tüm kış ikiydi, şimdi üç. Gerisi değil güç müç. Yaşam şu tipitoş haznede. İşte vizyon işte görüş. “Yazsam İyiydi” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: