Schadenfreude, Şefkat, Kısmet

Çok malzeme birikti. Merkür de Balık’a geçti. Denecekleri tane tane ayıklayıp analitik konuşmak zor. O zaman ne yapıyoruz? Geldiği gibi akıtıyoruz.

Geçenlerde okuduğum bir blogda karşıma sarva mangalam çıktı. Herkesin mutluluğunu, iyiliğini dileyen bir Budist görüşüymüş. Sympathetic joy da deniyormuş. Başkalarının iyiliğine sevinmeyi yüceltiyormuş.

Benim aklımaysa hemen Almanca’daki schadenfreude geldi. Ben bu ifadeyi edebiyat ve kitaplar sayesinde öğrendim. Edebiyatseverler bu güzide sözcüğe aşinadırlar sanırım. Başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak demek. “Schadenfreude, Şefkat, Kısmet” okumaya devam et

Nezaketle

Bugün yumuşak bir yerden yazmak istiyorum.

Seneyi yumuşak ve nazik kapatma ihtiyacı; hırpalayıp sarsan olayları şefkatle sarıp sarmalama niyeti; Balık’taki Chiron-Mars kavuşumuyla geçmişin yaralarını sevgi ve teslimiyetle şifalandırma isteği; Terazi’deki Ay’ın gökyüzündeki eksik elementi -hava- tamamlaması; nazik, hoşgörülü, dengeli bir ilişkinin bugün duygusal olarak iyi ve güvende hissettirmesi… Çok sebebim var sarılmak, sevmek, gülümsemek, teşekkür etmek, dokunmak, tutmak, bırakmak ve daha ne çok için… “Nezaketle” okumaya devam et

Şefkat ve Özgürlük

Şunu farkettim.

Yoga ve meditasyon hayatına bir zaman anlamlı ve temas eden bir şekilde girdiyse rutinin içinde kalamasa da, hayatının gündelik gerçeği olamasa da bir şekilde gelip kendine yer açıyor. Sanki bu ilintilenme bir başladı mı artık hiç kopmamak üzere yaşayan bir organizmanın parçası oluyorsun. Bir ‘eywa’. “Şefkat ve Özgürlük” okumaya devam et

İz

İlkokulumuzun bahçesi dar, uzun, yokuşlu beton bir koridordu. Sınırları çizili bu alan biz öğrenciler için özgürlüğün tanımıydı. Teneffüs zili çaldı mı ipini koparmış gibi kendimizi o taş alana atardık. Karşılıklı iki basket potası arasında oğlanlar top çevirirken ben bir potanın ayaklarının arasındaki yatay demirde takla atarak kendimi üçyüzaltmış derece çevirirdim. Dönmek dünyaya her açıdan bakabilmekti. Kişisel çarkıfelek.
“İz” okumaya devam et