Sal

Anne, sal ya!

Böyle demiş arkadaşımın ondört yaşındaki oğlu kendisine. Anne sal.

Biz de kırk yaş üstü üç kadın kendi salmadıklarımızla ondört yaşındaki oğlandan feyz almaya niyet ettik o akşam. Zira salıp bırakmamaya yemin etmiş bir karşıt güç var.

Halbuki Güney Ay Düğümü ve Plüto kavuştu. Varolan sistemi, yapıyı, geleneği eski ve işe yaramaz ilan etti. İstediğin kadar diren, tutun, bırakma. Bu yapı artık ölü, çürük, kompost. Bastırılan, kaçınılan, görmezden gelinen korkudan, karanlıktan, çirkinlikten ancak yaratıcı hayalgücüyle çıkılırsa yeni tohumlar üreyebilir, eskiler dönüşebilir. Bu eskilerle devam ederek değil, eskiyi geride bırakarak mümkün. Ölüyle yaşam olur mu? Nerede mazbata? “Sal” okumaya devam et

Gelen*

Kalan’ı yazdım, Giden’i yazdım. Bir de Gelen vardı, onu yazamadım.

Onu da yaptım, bunu da ettim, şunu da bitirdimler var mı sizin de hayatınızda şu ara? Bitirdikten, üstünü çizdikten, tamamladıktan sonra gelen bu da gitti, hadi sonraki hissiyle gelen bir peşpeşelik? O boşlukta kalınca bir an neredeydim, ne yapıyordum, böyle boşlukta durabiliyor muydum, dururken bile koşuyor muydum hali. “Gelen*” okumaya devam et

Kova’da Ay Tutulması – 27 Temmuz 2018

Bu sabaha karşı İstanbul gökleri şimşekler, yıldırımlar, gök gürültüleri ve şiddetli yağmurla doluydu. Mayıs’ta Boğa’ya giren Uranüs sanki doğaya elektrik yüklü damarlarını gösteriyor, yıldırımlarını yağdırıyordu. Kapkara gökyüzünün yol yol yarılmasını, birden gelen bembeyaz gündüz aydınlığına geçişini ve hemen yine gece karanlığına gömülmesini seyrettim. Sabah 04.30-05.00 arasıydı. Yeraltı sularını büyüten Akrep’teki Jüpiter’le okyanus, deniz, nehir sularını kabartan Balık’taki Neptün eleleydi sanki. Sular yükseliyor, gökler deliriyor, tüm doğa haykırıp çığlıklarıyla karşılık veriyordu. “Kova’da Ay Tutulması – 27 Temmuz 2018” okumaya devam et

Ayın Biri

Kitap okuyorum, pilatese gidiyorum, Coffee’yi gezdiriyorum, restorana uğruyorum, eve dönüyorum, kitap okuyorum, pilatese gidiyorum, Coffee’yi gezdiriyorum, restorana uğruyorum, eve dönüyorum, kitap okuyorum, pilatese gidiyorum, Coffee’yi gezdiriyorum, restorana uğruyorum, eve dönüyorum… “Ayın Biri” okumaya devam et

Der ve Giderim

Kendime tarhunlu omlet yaptım. Üstüne tane karabiber çektim. Yanına taze ekşi maya ekmeği ve baharatlı çay (chai) koydum. Tabağı anında süpürdüm. Çayı ağır ağır içerken içim tatlı tatlı yanıyor, yazıyorum.

Ay Yengeç’te ve MC’de. Yemekten girmemin sebebi buymuş. Aklıma ne zaman yazmaya dair bir tema düşse anın gerçeği onu alıp başka bir yere götürüyor, sonra bir bakıyorum konu yine oraya bağlanmış.

Ay Yengeç’te demiştim. “Der ve Giderim” okumaya devam et