Dönmek

Rüyamda havaalanında, check-in deskindeyim. Desk arkasındaki kadın görevliler maskeli. Lacivert üniformaları içinde işlemlerimi yapıyorlar. Ben de siyah çantamda lacivert maskemi bulmaya debeleniyorum. Karanlık renkli bir kumaş içinde başka bir karanlık kumaş aramak. Zor! Hem oraya kadar nasıl maskesiz girmişim? Bir utanç bir sıkıntı bir çarpıntı. Görevliler bana (Türk) havayollarıyla ilgili (pandemi kapsamındaki) deneyimimi soruyorlar. Gayet iyi diyorum, her şey olması gerektiği gibi. Daha ötesi olamaz. Ama tabii Amerika’ya gitmeye bayılmıyorum. Hele bu zamanda! İş mecbur etmese şuradan şuraya kıpırdamam.

Şehre döner dönmez insanın rüyaları da şırak diye değişiyor mu? Nerede kaldı o güzelim mavi deniz, pırıltılı yıldızlı gökler, baygın yaz kokuları, tatlı meltem esintileri? Anında üniforma, havaalanı, çanta. Hayatımda üç kez Amerika’ya gittim, üçü de iş içindi. Amerika kodlamam iş. “Dönmek” okumaya devam et

Günlerden Rapor

Başlıyorum.

Ara

Verdim. Çünkü dışarısı birden içeri doluştu. Her şey çok fazla geldi. Online gruplar, görüntülü görüşmeler, her gün yazılar, yayınlar, feeding-seeding-connecting. Üstelik alışık olmadığım bir düzende, sevmediğim ve beni fiziksel olarak hemen hasta edebilen ev işi -temizlik, bulaşık, çamaşır, yemek- eşliğinde. Halbuki ne yapacaktım? İçeride kalıp içerimle dışarımı (bedenimi, psikolojimi, zihnimi) sağlıklı, dengede ve teslimiyette tutacaktım. Birden iflas ettim. Hasta gibi hisler üşüştü boğazıma, vücuduma, başıma. Hastalanmaktan çok hastalanmanın fikri ürküttü. Her şeyi kestim. “Günlerden Rapor” okumaya devam et

Güneş

Kalkıp içeri gittim. Yüzüme gözüme çeki düzen verdim. Biraz makyaj, hafif bir parfüm. Saçıma yeni attırdığım (başkalarına göre yeşil, bence) mavileri görünecek şekilde sağ kulak arkama tokaladım. Uzun sarkaçlı bir kolye taktım. Nereye mi gidiyorum? Yazı masama.

Geçen sene okuduğum Big Magic kitabında Liz Gilbert yazma sürecini ve özellikle yazının kendisini yakalama ilhamını aynı bir randevuya gidermiş gibi bir ritüel olarak tarifliyordu. Kokular, sesler, renkler, ışıklar, kıyafetler, artık içine ne koyar, nasıl kişiselleştirirseniz ‘o ana’ bağlanmak, sadece sizin ilhamı yakalamanız için değil, ‘onun da sizi bulması’ için izler yaratmanın, onları birbirine eklemlemenin, düğüm noktaları oluşturmanın örneklerini veriyordu. Şu müziği değiştirip bir de kokulu mum yakayım en iyisi.
“Güneş” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: