Schadenfreude, Şefkat, Kısmet

Çok malzeme birikti. Merkür de Balık’a geçti. Denecekleri tane tane ayıklayıp analitik konuşmak zor. O zaman ne yapıyoruz? Geldiği gibi akıtıyoruz.

Geçenlerde okuduğum bir blogda karşıma sarva mangalam çıktı. Herkesin mutluluğunu, iyiliğini dileyen bir Budist görüşüymüş. Sympathetic joy da deniyormuş. Başkalarının iyiliğine sevinmeyi yüceltiyormuş.

Benim aklımaysa hemen Almanca’daki schadenfreude geldi. Ben bu ifadeyi edebiyat ve kitaplar sayesinde öğrendim. Edebiyatseverler bu güzide sözcüğe aşinadırlar sanırım. Başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak demek. “Schadenfreude, Şefkat, Kısmet” okumaya devam et

Kısmet

Merdivenlerden çıkıyorum.

Birinci kat. Yerde siyah bir şemsiye. Islak, açık.

Dejavu?

Tırmanmaya devam.

İkinci kat. Kalp çarpıntısı, soluklanma ihtiyacı. Bu katın ışığı soğuk.

Beyaz mı?

Mavi. Duvarların rengi.

Bir kat daha. Merdiven bitiminde sağdaki ilk kapı. Tokmak üstünde sepet. Zilde isim. Kapı önünde ben tilki, kapının arkası kürkçü dükkanı.

“Kısmet” okumaya devam et