Yaşamak

Meditasyon köşeme dönüyorum.

Zihni serin, kalbi sıcak tutmak. Dökülenler bunlar.

Bir noktada sağ elimi bedenimi sıkışık hissettiğim yerin -kalbimin- üstüne koyarak elimin temas ve sıcaklığını hissediyorum.

“Yaşamak” okumaya devam et

Gözlerimi Kapadım

Bugün nasılsınız?

Benim kalbim acık sıkışık.

Siyah, pürüzsüz, beyaz damarlı bir kaya parçası gördüm. Yürek gibiydi, elime alıp tuttum. Elim el değil, demir dişliydi. Sıkıyor sıkıyor bırakmıyordu sanki.

İyi gelenlerden başladım. Müzik açtım. Tütsü yaktım. Pazartesi günkü güneş tutulmasının Sabian sembolüne baktım. Talih, dedi anahtar sözcük. Mavi bir kuş gelmiş kapının ucuna konmuş. Getirdiklerini görüp görmediğine bakıyor. Hoş geldin mavi kuş, dur iki dakika da seni yazayım. Dedim ama olmadı, yazamadım. Işık gözüme girdi, müzik aklımı dağıttı, tütsü genzimde akıntı yaptı. Normalde iyi gelenler olmadı, gelmedi. Ben de gittim.

“Gözlerimi Kapadım” okumaya devam et

Fırtınanın Gözü

Aslında gün kaotik başladı. Coffee vırvır yatağın altında söyleniyordu. Saat daha erkendi. Acıktı diye düşündüm. Kalkıp mamasını verdim. Hemen ardından da iki gündür yatılı ziyaretteki misafir Gandalf’ınkini. Coffee yemeğini bitirir bitirmez koşarak yatak odasına gitti. Hipposunu alıp şova başlayacak sanırken içeriden gelen şarrrr seslerini duydum. Ayyyy, işiyor! “Fırtınanın Gözü” okumaya devam et

Bağırsaktan İçeri

Zihne girmemek nasıl mümkün? Bağırsaklardan yukarı fokurdayanları duyarak mı? Ya fokurdamazlarsa? Orası ıpıssız ve sessizse? Yalan. O sessizlik mikrofon verilmemişlikten, sahne bırakılmamışlıktan, antenleri açmamışlıktan. Bekle. Asitler dalgalanıyor, köpükler fışkırıyor, sanki kalbin yavaş yavaş sıkışıyor. O zaman? Bize bir tercüman! Ah hoş geldiniz mirim, içimdeki bu sular seller ne diyor? Dinle. Ay bilmiyorum ki, anlamıyorum ki, öyle mi ki, böyle mi ki, şimdi mi ki, eski mi ki, nasıl ki? Nasıl ki! Sus sus, adeta cb konuşuyor. İçimin asitli cbsi. Kara kızgın Lilith’i. Sen eşit meşit değilsin ki. Adem’e kafa tutmak da neymiş? Yürü git cennetten ileri. İleri, ileri, daha da ileri. Cehennemin dibi. Kalbine yükselenler süt beyazı değil miydi? Nereden geldi bu sarı sidikli iğrenç şeysi? Git ağacına tırman, tüne bir dala, öt hüthütlere, girsinler koynuna. Süt beyaz, sütlü beyaz, sütlaç beyaz. Öyle tatlı bir yaz. Değil. Hepsi naz niyaz. Neden? Kabuğun ince, kırılır kırılmasına da içindeki tembel, gör biraz. Lilithim, kara tanrıçam, ilk kraliçem. Yüksel küllerinden, sıçra dallarından, fırla bağırsaklarından, bağır, anır, aaaaaaaaaaaaa, çıksın dilinden bütün siyahlar karalar çiyanlar yılanlar, oooooooo, gitsin ağzından, kussun boğazından, eeeeeehhhh, gök karanlık, çocuklar siyah, yılanlar soğuk, yumurtalar sıcak, ölmesin yaşasınlar, kalbim sıcak, çok sıcak.

 

 

%d blogcu bunu beğendi: