Yaz

Gözlerini kapa. Birbirine geçmiş ağlardan oluşan bir yumak hayal et. Tam önünde. Havada asılı. Işıklandır şimdi onu. Görüyor musun elektrik akımını? Ziv ziv ziv ziv. Ne kadar hızlı. Hava mı cıva mı?

Şişir şimdi o yumağı. Şişsin şişsin şişsin. Balon gibi hafiflesin, salınsın yukarı aşağı. Sanki altında görünmeyen bir zemin var da arada oraya dokunup bing bong zıplasın.

Yumak genişledikçe açıl kadrajdan geriye. Balonun iki yanında açık bekleyen kıskaçları gör. Gördün mü? Zoom in, zoom out. Odaklan. Merkezde kal. “Yaz” okumaya devam et

Dolunay Oğlak’ta – İhtiyaçların Sorumluluğu

Dolunay Oğlak'ta

Her Dolunay bir açığa çıkıştır. Atılan tohumların nasıl büyüdüğü görünür, sonucu alınır. Tamam mı devam mı deme vaktidir. Olgunlaşan meyveden memnun olup olmadığımızı görme, karar verme. Vesilesiyle içten içe gerginlik hissettirir. Duygularımız bir yöne çeker, ruhumuz öteki yöne. Bunun iyi yanı bu gelgitin getirdiği farkındalıktır. Hem duygularımızın hem ruhumuzun dediklerinin doğru ve gerçek olduğu, ikisini de bütünlenmenin dengeyi getireceğini farketmektir.

12 Temmuz 2014 Cumartesi İstanbul’a göre 14.25 civarı Oğlak’ta oluşacak Dolunay bize iç dünyamızdan dışarıya yansıyacak bir mesaj getiriyor. Kendi isteklerimize odaklanıp duygusal dünyamızın otoritesi olduğumuz, buna göre somut adımlar atıp çalıştığımızda kendimizi iyi hissedeceğimiz bir mesaj bu. Yengeç döneminde bulunduğumuz şu zaman gökyüzündeki tema kendi kendimizin annesi olmak, ihtiyaçlarımızı ön plana almak, şefkatle, dişi yönümüzle, destekleyici, kollayıcı bir şekilde yaklaşmayı getirirken Dolunay zamanı bize atılan adımların somut sonuçlarını gösteriyor. Duygusal ihtiyaçlarımızın otoritesi olmakla ruhumuzu beslemenin arasındaki gergin ip iki yöne çekiliyor. Duygusal karanlığımızla ruhsal aydınlığımız arasında bir düello gibi.

“Dolunay Oğlak’ta – İhtiyaçların Sorumluluğu” okumaya devam et

Merkür Gerisin Geri

Evet, senenin iki ileri bir geri dönemi başladı, yine o meşhur zaman gelip çattı. Merkür geriliyor, ah Merkür vah Merkür ben sana ne ettim de bana kıydın ey Merkür nidaları yükseliyor.

Astroloji denince genel kültür çerçevesinde bilinenler

1. Burcumuz
2. Yükselenimiz
3. Merkür gerilemesi

Şimdi; bu üçüncü kısım astrolojiyle ilgili ilgisiz herkesin diline dolanmış, sorunlar silsilesi olarak yaftalanmış, o ara yolunda gitmeyen ne varsa ‘eyyy Merküüüür, biiizz, seniiii, ileri-koşturmasını-daaa, biliriiiizz’ tadında meydan okunmuş, ama bunun Merkür’e de kişiye de bir faydası olup olmadığı tespit edilememiş bir zamandır.

Peki. Sorunu basitleştirelim.

Merkür’ün işlevi nedir? “Merkür Gerisin Geri” okumaya devam et

Değiştin

Değiştin sen. Eski sen değilsin. Hala sensin, neysen osun ve değilsin. Başkasın. Evrilmiş, türemiş, ilerlemiş bir sensin. Yoksa gerilemiş mi?

Bak şimdi, düşün. İlkokul zamanı teneffüste yokuş aşağı zembereğin boşalmış koşarken tökezleyip düşmüşsün. Kalın külotlu çorabın yırtılmış, altındaki dizinin derisi de bir güzel kalkıp kanamış. O düşmeyi unutmuşsun, ama dizinde izi kalmış. O düşmeden önceki senle sonraki sen bir misin?

Sevgilinle atışmışsın bir gün. Yetmemiş, kavgaya tutuşmuşsun. Ağızdan çıkanlar ortalığa saçılmış. Kimisini toplayabilmişsiniz kimisi havada öylece asılı kalmış. İlişkin belki orda nefeslenmiş, yeni bir viraj almış, belki de tamamen bağımsızlaşmış, ipler kopmuş. O kavgadan önceki senle sonraki sen hala bir misin?

“Değiştin” okumaya devam et