Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

Bir romandan alınan tatmin duygusu nelerden ibarettir? Hikayeden mi? Karakterlerden mi? Kurgudan mı? Dilden mi? Bütünlükten mi? Özgünlükten mi? Derinlikten mi? Edebi nitelikten mi?

Kriterler okurdan okura değişebilir. Belki de bir yazar için en büyük ‘challenge‘ budur. Nasıl bir okur için yazdığı. Kendi kafasındaki ‘mükemmel okur’un tanımı belki vardır belki yoktur. Belki de belli bir okur için yazma güdüsüyle değil, sadece kendini gerçekleştirme arzusuyla hareket ediyordur, ister okunsun ister okunmasın. Peki ama, okunmayan bir kitap yerine ulaşmış, okuru olmayan yazar kendini gerçekleştirmiş olur mu?

Çok gözlemli, bol sorgulamalı, rollerden rol beğenmeli, hikayeden hikayeye geçmeli, okur-yazar arasında gidip gelmeli, özgün mü özgün, hem kopuk hem bütün bir roman bitimi sonrası bu soru işaretleriyle donanmış kalmışım.

Italo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’sundan bahsediyorum. “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: