Yazsam İyiydi

Yazsam iyiydi. Halbuki tüm gün etrafında dolandım. Onu yaptım, bunu yaptım. Yaptım yani. Bir dolu şey. Boş durmadım. Ama yazsam iyiydi. Yazmadım. Şimdi de yazmama halimi yazıyorum. Bu bir yazı mıdır, size soruyorum.

Günün umut nesnesini takdim ediyorum. Yokluğumuzda nöbet tutmuş, bizi beklemiş, sürprizini patlatmış, minik yapracığını içine ektiğim küçük kahve fincanından dışarı salmış şu mum çiçeği. Yapraklar tüm kış ikiydi, şimdi üç. Gerisi değil güç müç. Yaşam şu tipitoş haznede. İşte vizyon işte görüş. “Yazsam İyiydi” okumaya devam et

Mavi

Orta ikideyim. Dramatik tepkileri olan bir Türkçe hocamız var. Aslında kadını seviyorum, bizimkilere taklidini yapıyorum. O kısa saçlarını savurup dalgalandırışını, heyecanla titreyen mavi boncuk bakışlarını kopyalayıp yüzüme yapıştırıyorum. Sadece onu değil, keskin gözlemime takılan herkesi iyi taklit ediyorum. Hala ederim. Bir gün bana hatırlatın, size sıkı bir Penny Dreadful Vanessa Ives yapayım. Güd iiv-ning mis-ta Çand-laaa.

Bir gün ödev olarak kompozisyon yazmışız, sonuçlarını alacağız. Yazma konusunda herhangi bir iddiam yok. Notlarım desen orta karar. Ve lakin ergen platonik romantik zamanlarım. Mahallede beğendiklerimden müziğini filmini takip ettiğim gençlik ateşlerine için için yanıyorum. Günlük tutuyorum, fantazi kuruyorum, kardeşime ebelenip aile içi utandırılıyorum. İşte böylesi ruh halinde olduğum bir dönemde içimden absürt bir yazı çıkarıyorum. Büyülü bir şeyler oluyor. Acaba aşkı mı yaşıyorum? Yok, daha değil, sanmıyorum. Bir heyecan kağıdı dramatik Türkçe hocamıza teslim ediyorum. Sadece iyi bir not beklentisinde kalıyorum.
“Mavi” okumaya devam et

Gece Yeli

Denizsel denizde yitikler yitmekte

Ölüler ölmekte avlarken avcıları

Dans etmekteler dönerken döne döne

Tanrısal tanrılar! İnsansal insanlar!

Bir beyinsel beyni yırtmaktayım

Parmaksal

Parmaklarımla

Bu ne bunaltıcı bunalım

Ama saç saç saçları kapatılmış kapatmaların

Göksel gökler

Yersel yer

İyi de göksel yer nerede?

Robert Desnos

Çeviri: Tahsin Yücel

Hislerime tercüman..

Fener

Uyku

İçim uyuyor. Ruhum uyuşukluk, halsizlik, isteksizlikle kış uykusunda seyiriyor. Şu ekranın ışığı nasıl da gözümü alıyor. Kıs biraz, kıs kıs. Uyuyorum, uyandırılmak istemiyorum.

Ruhum uykudayken bedenim uyanık kalabiliyor mu? Günlük rutinlerim, temel mecburiyetlerim olmasa belki o da kendi mağarasına çekilecek, kıvrılıp yatacak. İki avucum birbirine yapışık, ellerim üst üste, ılık ılık kulağımın altında. Ağzım tatlı tatlı şapırdayacak, burnumdan dışarı hımlı nefesim çıkacak, dizlerim karnıma çekilmiş, bedenim kendi kendime sokulmuş uyuyacak. “Uyku” okumaya devam et

Kordon

Biliyorsun.

Bilmiyormuş gibi yapıyorsun.

Neden karar aşamasında ikilemde kalıyor, kafanı karıştırıyorsun?

Gitsem mi kalsam mı? Konuşsam mı sussam mı? Alsam mı bıraksam mı? Yapsam mı yapmasam mı?

Kafan karışıyor çünkü ‘kafadan’ hareket ediyorsun.
“Kordon” okumaya devam et