Deneyim Konuşuyor

Yumuşak sınır

Yin yogada çok kullanılıyor. Pozun içine girdiğimizde o son sınır değil, onun bir gerisindeki yumuşak sınırda kalmak.

Dün seneyi kapama ve yeni yıla yeni niyetlerle girme ekseninde katıldığım Yin Yoga ve Ses Banyosu atölyesinde şunu farkettim.

O yumuşak sınırda kalabildiğin zaman sınır zaten yumuşuyor, açılıyor. Yumuşakça sınırla, sınırları yumuşat. Böyle bir geçişkenlik. Bu sınırsızlaşmak değil. Aksine ihtiyacın olan bedeninin, çatının, kalıbının içinde akabilmek, oynayabilmek, hareket kabiliyeti kazanmak. Sınırlar bizi koruyor, yeter ki onlara saygı ve sevgiyle dokunabilelim, gerektiğinde orada bekleyebilelim. “Deneyim Konuşuyor” okumaya devam et

Kendi Kitabını Yazmak

Bütün bu yazma, okuma, Yaratıcı Yazarlık kursu, Büyü Bozanlar, seanslar bir yere bağlandı.

Yeni sözcükler bulma, başka ifadeler üretme ihtiyacı.

Birden teslim olmak, bırakmak, dönüşmek, farketmek gibi dilime pelesenk olmuş kelimeler pırtladı. Çok afedersiniz ama evet, bildiğiniz pırt. İstemsiz, kontrol dışı fıslayan, gaz kaçağı gibi pırtlayan ifadeler.

Bu sabah taşındığımızdan beri ilk defa kendi alanımda meditasyona oturdum. Ta ne zaman hazırladığım şilteli, yastıklı, mumlu, battaniyeli alana kalça kemiklerimi ve sırtımı dayadım. Önce nefesimden başka hiçbirşey gelmedi. Ne renk, ses, ne düşünce, his. Olduğunca sakindim. Hımlayan bir gırtlak, ahlayan bir ağız. Fokurdayanlar yavaş yavaş yüzeye tırmandı, ifade bulmaya davrandı.
“Kendi Kitabını Yazmak” okumaya devam et

Dolunay Yengeç’te: Gerçek İhtiyaçların Nerede?

Su elementindeki Dolunaylar bana bol rüya veriyor. Balık fantastik kurgular içinde okyanus kıyısında Hollywood yapımları sunarken, Akrep’te yeraltı dehlizlerinde, karanlık ve göz gözü görmeyen tünellerde, ıslaklık, bataklık ve çamur içinde yürümeye çalışıyorum.

Yengeç ise ailemdeki kadınları bilinçdışımdan rüyalarıma taşıyor. Onların içindeki kendimi, kendi içimdeki onları izliyorum. Annem, teyzelerim, anneannem, babaannem, kız kardeşim, kuzinlerim, kız arkadaşlarım, kadın hocalarım, anaerkil köklerim.
“Dolunay Yengeç’te: Gerçek İhtiyaçların Nerede?” okumaya devam et

Bir Dolunay Yengeç’te Hikayesi

Kendin için başarmak, somut başarını toplumla paylaşmak, bununla görünür olmak. Böyle bir tema dönüyor kafamda. Çalışmak. Sorumluluk almak. Göreve koşmak.

Sorumluluğunu almak istediğim ne? Görev bilinciyle çalışıp varmak istediğim hedef nerde? Bir ciddiyet gelmiş üstüme, bilinmezliğin, anlamsızlığın içinde sabır geliştirip yine de devam etmek üzerine. Yoksa tırmanmak, adım adım kendi zirveme mi çıkmak esas niyetim içten içe?
“Bir Dolunay Yengeç’te Hikayesi” okumaya devam et

Yardım

Kendi kendine yetebilmek ne demektir?

Kendi başına her şeyi çekip çevirmek mi? Zorlukların üstesinden kendi başına gelebilmek mi? Kimseye ihtiyaç duymamak mı? Öz yeterlilikle sınırlanmak mı?

İnsan ihtiyaçsız olabilir mi?

İhtiyaçlar haritamızda Ay’ın konumuyla kendini ifade eder. Kimimiz için duygudaşlık ihtiyaçlarının giderilmesini sağlar, kimisi için sosyal paylaşımlar, kimisi için iş güç meşguliyetler, kimisi için harekete dönük eylemler. Başlangıç noktamızda her zaman kendi ihtiyaçlarımız vardır. Bu başkalarının ihtiyaçlarını gidererek, yardım ve hizmet ederek kendini iyi ve güvende hissetmekten geçse de böyledir. Önce kendimiz. “Yardım” okumaya devam et