Kala

6

Sokaklarda portakal ağaçları. Dalları capcanlı, dopdolu, tupturuncu. Balkonlarda yemyeşil, koskoca, sımsıkı bitkiler, çiçekler. Karakterli, güzel, eski apartmanlar. Yüksek, büyük camlı tek ve çift kanatlı giriş kapıları. Pembe, beyaz baharlar. Salkımlar mor, kokuları daha yaz baygınlığına geçmemiş, taze, diri, iç çektirici. Çek çek bırak, hımh-haa.

“Kala” okumaya devam et

Filtresiz

Aslında sıkıntılı mı sıkıntılı, kasık mı kasık günler geçirmişsindir. Nereden tutsan olmaz, sanki ciğerlerin havayla dolmaz, kalbin bir türlü açılmaz, boğazın yumrularından yumuşamaz. “Filtresiz” okumaya devam et

Rastgele

Nasıl bir yıldı, insan unutuyor. Ne detaylar ne kilometre taşları kalıyor. Sadece üstünde koca bir yük ya da hafiflik. Kalan tortu neyse gerçek o. Üçyüzaltmışbeş günden oluşan koca bir yıl hızlı tüketim maddesi gibi bitiriliyor, otomatik pilotta mı geçiriliyor, yoksa yaşananların ağırlığı bu savunma mekanizmasını ister istemez öne mi sürüyor?
“Rastgele” okumaya devam et

Ara ki Bulasın

Hayatı kitaplarda arıyorum. Masamda üst üste açık ve kapalılar. Kiminde satır altları çizilmiş, kiminde paranteze alınmış, kiminin üstüne ağırlık konmuş, kiminin kapağı kapatılmış. Roman, deneme, kişisel gelişim, astroloji..

Ne yapacağım bu kadar okumayı?

Misal, biz İstanbullular Ankaralılarla konuşurken neler yaparmışız. “Ara ki Bulasın” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: