Jüpiter Terazi’de

İyi birşeyler duymaya ne kadar, ne kadar ihtiyacımız var. Medet ummak, umut bağlamak, ışık görmek, tünelin sonundakine tutunmak. 

Ağzımıza bir parmak bal çalacak astrolojik haber şu: 

Bugün 15.00 civarı Jüpiter Terazi’ye geçiyor ve 1 sene orada kalacak. 

Öncelikle havalar (Terazi, Kova, İkizler), ikincil olarak ateşler (Koç, Aslan, Yay) için iyi haber. Bu burçlarda yükseleniniz, Ay’ınız veya kişisel gezegeniniz de varsa aynı şekilde. Jüpiter bu sene destekte. 

Jüpiter neler yaparak kendimizi geliştirebileceğimizi, ufkumuzu açıp vizyon kazanabileceğimizi ve bu minvalde büyüme alanlarımızı gösterir. Terazi’de ilerleyeceği 1 sene boyunca ikili ilişkiler, uyum, denge, adalet, eşitlik, tarafsızlık konularıyla büyüme sağlayabileceğimizi söyleyebiliriz. 

Olumlu anlamda sağduyuyu barışçıl, hoşgörülü, arabulucu ve uzlaşmacı bir tavırda kullanmak, karşıtlıkları dengelemek ve başkalarının görüşlerini kaale alıp desteklemek, olumsuz anlamda uyumlandığın şey ya da kişi için tarafsızlığı bozmak, kimin neyi hakettiğinin yargıçlığına soyunmak, samimiyetsiz kibarlığa, görüntüde uyuma, yüzeysel güzelliğe fazla takılıp abartmak diyebiliriz. 

Jüpiter uzak diyarlara yolculuklar, yabancı kültürlerle temas da demek, bir konuda inanç geliştirmek, uzmanlaşmak, anlam bulmak da. Önümüzdeki bir sene yukarıdaki temaları destekleyen nasıl yolculuklar yapabilir, adalet ve barış duygumuzu geliştirecek, bize bu şekilde anlam ve vizyon katacak ne gibi uzmanlık alanları yaratabiliriz? 

Zeus kafasından doğurduğu kızı Athene’yi ziyarette. Stratejik aklı, kalkanı, baykuşu ve miğferiyle siz içinizdeki Athene’yi Zeus eliyle nereye taşıyacaksınız? 

Pallas Athene’nin Zeus’un kafasından doğuşu / Rudolph Tegner Müzesi, Danimarka

İkizler Dönemi ve Yay’daki Dolunay

20 Mayıs 2016 akşam saatlerinde İkizler dönemi başladı. Bu dönem doğanların zamanı kutlu olsun.

Koç’la başlayan, Boğa’yla sağlamlanan Zodyak döngüsünde İkizler dönemiyle ilk kez soru soruyoruz, öğreniyoruz, öğretiyoruz, iletişim kuruyoruz, konuşuyoruz, dinliyoruz, diğeriyle irtibat sağlıyoruz.

Hava elementinde, değişken bir burç olan İkizler düşünsel merakı, rasyonel zekayı, bilgi alışverişiyle köprü kurmayı, bu anlamlardaki esnekliği ve değişkenliği ifade ediyor. Her zaman madalyonun diğer tarafını görüp göstermek istiyor çünkü içinde bu dualiteyi barındırıyor. Siyahta dururken beyazı, erilden konuşurken dişiyi, iyiyi sahiplenirken kötüyü yansıtıyor. İkizlerin özünde işte tam da bu yatıyor: zıtlıkları birleştirmek, karşıtlıklar arasındaki irtibatı sağlamak. Yargı yok, savaş yok, ikiliğin kendisi var. Hamuru bu.
“İkizler Dönemi ve Yay’daki Dolunay” okumaya devam et

Retro

Hava yok su yok, hava yok su yok. Gökyüzü toprak ve ateş dolu. Bolca Boğa, azca Başak, yeterince Yay, iyice Koç. Hani bana rüzgar, hani bana yağmur? O yüzden mi bu hafta şakır şakır fırtına çamur? Steve Judd toprak ve ateş elementlerinin birleşimini kızgın lavlara benzetmiş. Sıcak, yakıcı, hareket halinde, ama ağır, kapsayıcı, boğucu. Hava olmayınca dili kullanmak zor, su olmayınca empati yapmak. Yazılar da akmıyor, duygular da. Zaman ileri giderken konular gerisin geri geliyor.

Beş gezegen retroda, namı diğer gerileme hareketinde. Satürn, Jüpiter, Mars, Plüton ve Merkür. Bu kadar çok konuda yavaşlama, ağırdan alma, içe dönme ve değerlendirme teması var işte. Alınacak kararlar sorumluluklar, geliştirilecek alanlar inançlar, ortaya konacak irade ve istekler, hedeflenen güç ve dönüşümler, iletilecek söz ve alışverişler. Tümünde dur yolcu! hissi. Acele etme. Hemen davranma. İleriye atılma. Ama yerinde de sayıp durma. Ağır ol, ağırdan al, geçmişinden bugüne feyz al, önündekine bak, ötedekini vizyonuna kat, ama şimdi sadece elindekine bak. Elinde ne varsa ona. Hayat hızlanınca sen de duramayacaksın nasıl olsa. “Retro” okumaya devam et

Etki

Kitap yazmak gibi bir derdim yok, iyi yazmakla derdim var.

Neden blog yazıyorum?

Yaratıcı Yazarlık kursunda Murat Gülsoy’un ilk üstünde durduğu öğe tam da bu.

Yazarın amacı ne?

Sorunun cevabı tek değil. Üstelik son derece kişisel. Sayalım.

Yoktan varetmek, yaratıcılığını ortaya koymak, kendini gerçekleştirmek, içini dışına çıkarmak, ünlü olmak, çok satmak, para kazanmak..

Maddi manevi bir sürü bileşenli liste. Ve lakin ‘ürün nihai tüketicinin eline ulaştığında elde edilmek istenen sonuç ne’ dendiğinde cevap tek. “Etki” okumaya devam et

Algı

Kimliğimizin ne kadarı kendimizden, ne kadarı başkalarının bize atfettiklerinden ibaret? Dışarıdan bize giydirilen kıyafetlerin hangisi bizim, hangisi bizden bağımsız karşımızdakinin?

Kendimle ilgili bana yakın, uzak herhangi birinden kişisel bir değerlendirme geldiği zaman önce bir dururum. Anlatılana mesafelenirim. Sanki konuşulan ben değil de bir başkasıymış gibi anlatanın algısındaki kişiyi dinlerim. Onun gözünden kendimi. Duyduklarımda kendimi bulduğum da olur, fellik fellik aradığım da. Esas keşfim kendimden çok karşımdakine dair ipuçlarıdır. Analize karşı analiz.

Stratejik mi dediniz? “Algı” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: