Kırmızı Balonlu Kız

Yerlerden bir yerde, dünyanın bir köşesinde kırmızı balonlu bir kız varmış. Bu kız kırmızı balonuyla dolaşmayı çok sever, balonunu arkadaşlarıyla da paylaşırmış. Balonunun bir özelliği varmış. Onu her kim eline alırsa balonun rengi kırmızıdan başka bir renge dönermiş. Böylece sadece kırmızıyı değil, pembeyi, moru, maviyi, sarıyı ve daha bir dolusunu da içinde saklayıp kırmızısına katarmış. Kırmızı görünümlü bir gökkuşağı. Kırmızı balonlu kız işte buna çok mutlu olurmuş. Balonu eşsizmiş, elden ele dolaştıkça daha da eşsizleşirmiş. “Kırmızı Balonlu Kız” okumaya devam et

Değdi

Üstüne uranüs mavisi bir döpiyes giymiş, anneannemin evine gelmiş. Saçlarını kısacık kestirmiş. Biraz siyasi, erkeksi, ama havalı. Kızıl hem saçı, mars sıcağı. Boynunda güneş sarısı ipek fuları. Değişmiş. İçeri giriyor topuklu ayakkabılarıyla. Asansör bozulmuş, meğer ta dördüncü kata o topuklarla tırmanmış. Yüzünde koca bir gülümseme. Mutlu. Niyeyse. Beni görmek istemiş. İyi de niye anneannemin evi? Anneannem aramızdan ayrılalı geçmiş kaç yıl, o apartman yıkılıp yerine yenisi dikileliyse birkaç yıl daha. Deşmese o yaraları. “Değdi” okumaya devam et

Güneş

Kalkıp içeri gittim. Yüzüme gözüme çeki düzen verdim. Biraz makyaj, hafif bir parfüm. Saçıma yeni attırdığım (başkalarına göre yeşil, bence) mavileri görünecek şekilde sağ kulak arkama tokaladım. Uzun sarkaçlı bir kolye taktım. Nereye mi gidiyorum? Yazı masama.

Geçen sene okuduğum Big Magic kitabında Liz Gilbert yazma sürecini ve özellikle yazının kendisini yakalama ilhamını aynı bir randevuya gidermiş gibi bir ritüel olarak tarifliyordu. Kokular, sesler, renkler, ışıklar, kıyafetler, artık içine ne koyar, nasıl kişiselleştirirseniz ‘o ana’ bağlanmak, sadece sizin ilhamı yakalamanız için değil, ‘onun da sizi bulması’ için izler yaratmanın, onları birbirine eklemlemenin, düğüm noktaları oluşturmanın örneklerini veriyordu. Şu müziği değiştirip bir de kokulu mum yakayım en iyisi.
“Güneş” okumaya devam et

Yeniay Boğa’da: Sürdürülebilir Yavaşlama

Geçtiğimiz onbeş gün hayat trafiği hızlandı, iletişim arttı, aynı anda birçok şey yapma mantığı hem düşünsel hem fiziksel boyutta kendini belli etti mi?

Güneş halen Boğa burcunda olmasına rağmen iletişim gezegeni Merkür’ün yöneticisi olduğu İkizler burcunda ilerlemesi, yetmez, irade ve hareketten sorumlu Mars’ın da İkizler’e geçmiş olması zihinsel ve fiziksel aktivitelerin çokça, sabırsızca, aynı anda birkaç şeyi kapsayacak şekilde arttığının bir göstergesi olabilir. Halbuki Güneş Boğa burcundayken temalar hayatı yavaşlatmak, ağırdan alarak temkinli, sabırlı adımlar atmak, herşeyin kendi zamanında olmasını sağlamak, değerlere sahip çıkmak, haz alma ekseninde aktivitelerde bulunmak. “Yeniay Boğa’da: Sürdürülebilir Yavaşlama” okumaya devam et

Terazi’de Dolunay ve Ay Tutulması

Kendinizi ilişkisel ve kişisel bir dönüşüm içinde hissediyor musunuz? İlişkileriniz içindeki kendinize ve karşınızdakine bakıyor, ‘ne yollar katettik, ne sular akıttık köprüler altından’ diyor, ya da hala ve hala aynı noktada tıkanmış kaldığınızı görüyor, bir gıdım ilerleyemediğinizin ayırdına varıyor musunuz?

Terazi-Koç aksındaki Dolunay ve Ay Tutulmaları bende hep kendi gündemimi yazmakla objektif gerçeğe sadık kalmak arasında gelgite sebep oluyor. Günün sonunda bakıyorum ki kişisel gerçeğim temayla paralel, deneyimleme şeklim bana özel.

Yarın, 4 Nisan 2015, İstanbul saatiyle 15.05’te Terazi’de Dolunay ve Ay Tutulması gerçekleşecek. Kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse, Ay Tutulmaları etkileri bir seneye yayılabilecek güçlü Dolunay zamanlarıdır. Dünyanın Ay ve Güneş arasında kaldığı, bizlerin de ruhumuzla duygularımız arasında gelgit yaşadığımız, ikisinin zıt yönlere gitme isteğiyle içsel bir dirençle karşılaştığımız, karar vermekte zorlandığımız, duygusal aydınlanmalara girdiğimiz zamanlar. “Terazi’de Dolunay ve Ay Tutulması” okumaya devam et