Kış Tüneli

Nerede kalmıştık?

Bitmeyen bitirme listelerinden devam ediyorum.

Bu sene, yıl gerçekten bitiyor gibi hissediyorum. Seviniyorum. 31 Aralık 2018 geceyarısı bir kapı kapanacak ve bu yıl noktalanacak. Bayağı Satürniyen. Zati yeni yılın hemen altıncı gününde Oğlak’ta Güneş Tutulması var. Sıkıyorsa bir kapıyı kapayıp da yenisini açma.

Yeni yılın ilk günü, üç yüz altmış beş günlük yepyeni bir dönemin hemen başında bambaşka bir ruh hali, farklı bir boyut, açılmış bir zihin, temiz bir kalp, tazelenmiş bir beden ve daha bir dolu yenilik içeren enerji, temas, olay olacak mı bilmiyorum. Özellikle beklentim yok, ama niyetlerim bu ve benzerleri. Olursa kollarım açık. Ey 2019 tutulmaları, duyun sesimi!

“Kış Tüneli” okumaya devam et

Emekli

Elimde küçük bahçe makası arka balkonda dalları kurumuş papatyaları ayıklıyorum. Mahalle sessiz. Sadece kuş sesleri. Martılarınki arsızından. Çığlıklarıyla tepemizde dönüyorlar. Kumrular bildik kur mevsiminde. Üst sokağın ağaçlarından birinde karşılıklı gurgurlanıyorlar. Coffee’nin koridorda sürünen patilerinin tırıs tırıs sesi geliyor. Az sonra yanımda. Üstümde her zamanki sorgu dolu bakışları. Burada mı olacaksın, ona göre şuracığa yerleşeyim hali. Evdeki kuyruğum Coffee. Halbuki kuzeni Gandalf ziyarette, içeride sereserpe. Yüz yüze diz dize dip dibe uyurlarken anasının ortalıktan kaybolduğumu farkeden Coffee beni aramaya çıkıyor. Gandalf da kimmiş? “Emekli” okumaya devam et

Yeniay Kova’da, Yeniden, İkinci Defa

Her anlamda eşit olmadığımıza şahit olduğumuz -kadın-erkek, doğulu-batılı, dindar-ateist-, insan olmayı, insanlığı, insan sevgisini sorguladığımız zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde 20 Ocak’ta oluşan Kova’daki Yeniay‘dan sonra şimdi de bu geceyarısından sonra, 19 Şubat 2015 Perşembe sabaha karşı 01.47’de bir kez daha aynı temalara dair, yine ve yeniden Kova’da oluşacak Yeniay bize ne diyor, nelere tekrar tekrar dikkat çekmek istiyor, yeniden başlangıç yapmak üzere fırsat vaat ediyor?

Bir önceki Kova’da oluşan Yeniay 0 derecedeydi. Bu astrolojide giriş derecesidir ve önem atfedilir. Şimdiyse 29 derecede, tam çıkış derecesinde aynı tema yine gündemimizde. “Yeniay Kova’da, Yeniden, İkinci Defa” okumaya devam et

Hayallerim, MacGyver ve Ben

Birden farkettim. Kırktan sonrasını düşünmemişim. Kafamda ne bir imge, ne bir kurgu, ne bir duygusal tortu. Yok. Tüm hayalleri kırka kadar yığmışım. Olanlar olmuş, dolanlar dolmuş. Hayat kırkta bir yerde durmuş.

Kırk ne demekmiş peki? İş güç mevki sahibi mi? Evli barklı köpekli mi? Maddi manevi hayallerine ulaşmış mı? Yapılacaklar listesine tikler atılmış, oyun sonlanmış mı?

Truman fırtınalı denizde yelken açmış, dalgalar aşmış, sonunda duvara çakmış, koca bir delik açılmış.

Tak tak tak. Kimse yok mu?
“Hayallerim, MacGyver ve Ben” okumaya devam et

Kim

Çıktım bir yolculuğa, iniş çıkışlarını yaşıyorum dalgalı sularda. Bir gün iyi ki iyi ki hissi, başka bir gün nerdeyim, kimim ben endişesi. Anlam yüklemeden, hayatı ciddiye almadan rahat duramayan bünyem her türlü numarasını ortaya döküyor. Aha bak bu da var, baak bu da, sonraaa işte bu daa, hahahaaa diye gülüyor bana katıla katıla. Uyan-ayıl-farket, bir daha bak-gör-uyan, yetmez, her gün silkin-silkin-uyan-uyan-uyan!

Biraz kafamı gömüp uyusam?

Benliğimi gelecek korkusu sardı birdenbire. Belki bilinçaltında hep vardı da meşguliyetsiz kalamayan halimle bu sesleri ne zamandır dinlemiyor, duymuyordum. Derinden, çoook derinden gelen, beni dehşete düşüren hisler içinde kaynıyorum. Dehşeti tanımla dediğim zaman göbeğimden boğazıma kadar çıkıp tam orda koca bir düğüm atan bir yumaktan bahsediyorum. His, görüntü, doku bu. Koskoca, organik bir yumru. Tanım bu dünyada soyut, ama benim için son derece somut. Çarpıntı yapıyor patpat kütküt. Tırnaklarımı kemirtiyor çıtçıt tıktık. Derin nefesler aldırıp verdiriyor, yumru orda bir boğa gibi oturuyor.

Oturup düşünmek, nolacak nolacak demek adamı bir yere vardırmıyor haliyle. Ne yaşanacaksa yaşanacak dostum, kaçış yok, biliyorsun. E zaten bildiğim tek şey bu. Gerisini hiç bilmiyorum. Valla bilmiyorum koçum. Bilmeye meraklı, bilmeden yapamayan ben, bilmiyorum. Bil-mi-yo-rum. Bilmiyorum. Bu rahatlatıyor mu peki? Yok.

Kimlik krizindeyim. Kimim ben? Eskiden kimdim, şimdi kim oldum? Ha oldum mu ki? Olacak mıyım? Birşey mi olmalıyım? Yok yok, o da değil. Analize sardım. Sarınca yaptım sandım, yerimde saydım. Yanıldım. Yanılmak? Yanlış. Ya peki doğru? Evet, çok doğru. Yargı? Yargıç. Kim o?

Kim.

..The journey’s long
And it feels so bad..

Algiers, Louisiana