Schadenfreude, Şefkat, Kısmet

Çok malzeme birikti. Merkür de Balık’a geçti. Denecekleri tane tane ayıklayıp analitik konuşmak zor. O zaman ne yapıyoruz? Geldiği gibi akıtıyoruz.

Geçenlerde okuduğum bir blogda karşıma sarva mangalam çıktı. Herkesin mutluluğunu, iyiliğini dileyen bir Budist görüşüymüş. Sympathetic joy da deniyormuş. Başkalarının iyiliğine sevinmeyi yüceltiyormuş.

Benim aklımaysa hemen Almanca’daki schadenfreude geldi. Ben bu ifadeyi edebiyat ve kitaplar sayesinde öğrendim. Edebiyatseverler bu güzide sözcüğe aşinadırlar sanırım. Başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak demek. “Schadenfreude, Şefkat, Kısmet” okumaya devam et

Terapi Niyetine #7: Bir

VLADIMIR: Uyuyor muydum ben başkaları acı çekerken? Şu anda uyuyor muyum? Yarın uyanınca veya uyandığımı sandığımda, bugün hakkında neler söyleyeceğim? Dostum Estragon’la burada gece olana kadar Godot’yu beklediğimi mi? Pozzo’nun hamalıyla birlikte geçip bizimle konuştuğunu mu? Muhtemelen. Ama bütün bunların içinde ne kadar doğruluk payı olacak? (Estragon çizmelerini çıkarmayı başaramayıp yeniden uykuya dalmıştır. Vladimir ona bakar.) O hiçbir şeyin farkında olmayacak. Yediği tekmelerden söz edecek, ben de ona havuç vereceğim. (Bir an.) Bir ayağımız mezarda, zor bir doğum doğrusu. Mezarcı çukurun dibinde forsepsi yerleştirir. İhtiyarlığa vakit var daha önümüzde. Hava çığlıklarımızla dolu. (Dinler.) Ama alışkanlıklar duyarsızlaştırıyor insanı. (Estragon’a bakar.) Bana da bir başkası bakarak, uyuyor diyor. Kendisinin de uyuduğunun farkında varmadan uyuyor, hiçbir şey bilmiyor. Uyusun bakalım diyor, benim için. (Bir an.) Böyle devam edemem. (Bir an.) Ne dedim ben?

Godot’yu Beklerken, Samuel Beckett

Yazmak zinde tutuyor. Uyanık kalmak için bir araç. Çünkü düşünmek, sorgulamak, kurgulamak zorundasın. Uyku halini aktarmak için bile uyanmak. “Terapi Niyetine #7: Bir” okumaya devam et

Cebel Ketu

Farkındalık yeterli değil. Nasıl bir dönemden geçtiğini, hangi ruh halinde olduğunu, ne yapmak istediğini, neyi istemediğini bilmen yeterli değil. Yetersiz bir farkındalık, bilmenin ekseni hiç değil. Olsa olsa eksik.

Yetersizlik sözcüklere dökülünce mi su üstüne yükselir? Eksiklik sınır çizgini gördüğün için mi hissedilir? Tüm bunları farketmek beyinde bir kapı açarken sadece açılmış kapının eşiğinde kalmak değişimi şuradan şuraya ne derece taşıyabilir? “Cebel Ketu” okumaya devam et

Yarım

Annemle babam seyahatteler. Kardeşim ve ben dahil dördümüz WhatsApp’ten yazışıyoruz. Annem İtalyanca başlıyor, buongiorno, oggi anche piova, andiamo bıttırı bıtbıt. Zorlayınca anlıyorum, ama İtalyanca bilmiyorum. Anlayabileceğim bir dilde yazışsak ne güzel olur, yazıyorum. Annem anladığımı iddia ediyor, babam oradan yetişiyor, sen de Italiano öğrensen ne güzel olur, diyor annen. Bir o eksik yarım bildiğim dillerde, diyorum, yarım Almanca, yarım Fransızca, üstüne bir de yarım İtalyancam olur, memleketin yarım kadınlarına bir değerim daha eklenir.  “Yarım” okumaya devam et

Retro

Hava yok su yok, hava yok su yok. Gökyüzü toprak ve ateş dolu. Bolca Boğa, azca Başak, yeterince Yay, iyice Koç. Hani bana rüzgar, hani bana yağmur? O yüzden mi bu hafta şakır şakır fırtına çamur? Steve Judd toprak ve ateş elementlerinin birleşimini kızgın lavlara benzetmiş. Sıcak, yakıcı, hareket halinde, ama ağır, kapsayıcı, boğucu. Hava olmayınca dili kullanmak zor, su olmayınca empati yapmak. Yazılar da akmıyor, duygular da. Zaman ileri giderken konular gerisin geri geliyor.

Beş gezegen retroda, namı diğer gerileme hareketinde. Satürn, Jüpiter, Mars, Plüton ve Merkür. Bu kadar çok konuda yavaşlama, ağırdan alma, içe dönme ve değerlendirme teması var işte. Alınacak kararlar sorumluluklar, geliştirilecek alanlar inançlar, ortaya konacak irade ve istekler, hedeflenen güç ve dönüşümler, iletilecek söz ve alışverişler. Tümünde dur yolcu! hissi. Acele etme. Hemen davranma. İleriye atılma. Ama yerinde de sayıp durma. Ağır ol, ağırdan al, geçmişinden bugüne feyz al, önündekine bak, ötedekini vizyonuna kat, ama şimdi sadece elindekine bak. Elinde ne varsa ona. Hayat hızlanınca sen de duramayacaksın nasıl olsa. “Retro” okumaya devam et