Yarı Açık

Ön balkonun sağ köşesinden sesleniyorum. Masa altındaki Coffee yarı uyur vaziyette hırıldıyor. Kendisini biraz yorup uyutmak maksadıyla önce aşağıdaki koruya, ardından sahile yürüyüşe götürdüm. Orman yeşilini ama en çok Boğaz mavisini ne özlemişiz. Gemileri, karabatakları, martıları, karşı kıyıları içimize içimize çekip döndük. Hem ne bilelim? Akşamına yasak, sabahına paydos bayram. Bence haftasonu sahilimiz balıkçısı, mangalcısı, yürüyüşçüsü, sosyal mesafe(siz)cisiyle patlar. “Yarı Açık” okumaya devam et

Günlerden Erken

Erken kalkan yol alır derler.

Ben erken kalkanlardan değilim. Uykuyu severim, ihtiyaç duyarım. Uykusuzluk beni aksi, huysuz, bet yapar. Ondan mıdır bilmem yol almam zaman alır.

Halbuki erken kalktığım sabahlarda, daha çok hava aydınlıkken bahardan sonra, ev sessizdir, benimdir. O evde tekbaşına olmakla evde birileri olup yine de evin tamamen sana ait olması hissi başkadır. Ayrı ayrı sevilesi.

Ev erkende sessizliğindeyken dışarıda yaşam uyanıştadır. Kuşlar öter, uzaktan geçen bir motor sesi duyulur, karşı komşunun köpeği havlar, iki kedi mavırdanıp birbirine meydan okur, alt bahçenin horozu öter, şehrin makineleri -hidroforlar, klimalar, jeneratörler, kombiler- alttan titreşen gizli sanayi sistemleri gibi çalışır durur. Birden ses kesilir. Şehir sanki durur. Sessizlik. “Günlerden Erken” okumaya devam et

Günler Günler

Günler günleri kovalıyor.

Perşembe Cumartesi gibiydi, bugünse sanki Pazar. Günleri birbirinden ayıran neydi? Hepsi birbirinin ikizi.

Stevie Wonder geldi, söylüyor;

they’ve been spending most their lives / living in the pastime paradise

Hani nerede, diye soruyorum. Cevap yok. Devam ediyor. “Günler Günler” okumaya devam et

Günlerden Salı: Es

Otomatik yapma şekillerinde yakalıyorum kendimi.

Kastım şu.

Bey geçen hafta biraz nane mollaydı, havlularımızı ayırdık. Kendisi, havlunun her zaman asılı olduğu duvardakini kullanıyor. Ben lavabonun yanındakini.

Bugün kaç kere elimi yıkadım bilmiyorum. Su sipariş ettim, pazardan öteberi ısmarladım, birkaç kez para aldım verdim ve her seferinde koştura koştura banyoya gidip ellerimi yıkadım. En az iki üç kere kendimi duvarda asılı havluya elimi kurularken yakaladım.

Beyinkini.

Of. “Günlerden Salı: Es” okumaya devam et

Günlerden Pazar: Serzeniş

Dün gece uykum sıkıntılıydı. Rüyalarla astrolojik semboller arasında, olumsuz tatsız debelenmeler içinde huzursuzlandım. O huzursuzluk ve sıkıntıyla uyandım. Sanki salgın artık gelmiş de patlamış, kaçış yokmuş gibiydi.

Biraz sosyal medya taramasıyla öğrendiğim Umre kafilesi haberleri asabımı bozdu. Dün kendini hissettiren tedirginliğim yükseldi. Karnımdan boğazıma doğru ince bir spiral dalganın kıvrım kıvrım yukarı çıktığını farkettim. Endişe çanları. “Günlerden Pazar: Serzeniş” okumaya devam et