Dene

04.00 – 05.00

Uykunun bölündüğü bir sabaha dönüş. Saat dört civarı, ama başlangıç daha da erken. Üç buçuk desem yeri. Suçu bu sabahki dolunaya atabilirim -kafamı çıkardım ama göremedim, kar da yok, hafif grimsi bir don örtüsü- ya da dün gece yediğim bol körili -kari kariii- hint yemeklerine vurabilirim -biraz hararetlendimle kan ter içindeyim arası salındım ve başucumdaki suyu lıklıklık bitirdim- içki içtim de cine bağladım desem pek sayılmaz, bir kadeh meyveli kokteyl, üstüne de bol su -meyvenin adı çarkıfelek ama İngilizcesine baksan bir tutku bir tutku*, belki yanıp da uyanmanın bir başka sorumlusu-. O ya da bu, masa başında parmaklarımla tıpırdıyorum, saatin triktraklarını bedenime veriyorum. Uyusun da büyüsün ninnisi.

“Dene” okumaya devam et

Overlok

Kalktım, kahve yaptım. Başka hiçbir şeye dalmadan meditasyona otururmuş gibi masamın başına yazmaya oturdum. Sabahın erkeninde yazmak meditasyon yerine geçer mi?

Aslında o kadar erken değil. Bir tekrar. Benim için erken, kimisi için geç. Yukarıki komşu hanımın sesini duyuyorum evin sessizliğinde. Sokaktan domatesçi geçiyor.

Domates-domates-domates geldiiiee, domates-domates-domates geldiiee

Ama bu mahallede beni en şaşırtan overlokçu. Bulmacalardan öğrendiğim son ütücü gibi overlokun günlük dilde kullanılıp sokak sokak satıldığına şahit olduğum yegane mahalle burası kendi ömrü hayatımda.

Hanımların dikkatine! Overlokçu kapınıza geldi.

İçimde overlokla ‘hanımlara’ çağrı yapanlara yükselen öfkeyi hissediyorum. Niye mahallelinin dikkatine değil de hanımların?

Belki de öfkem Anse Bundren’adır.

“Overlok” okumaya devam et

Başak’ta Yeniay, Yeni Düzenlemeler

Masamdan bildiriyorum.

Başak dönemine bayram tatilinde girdik, ama daha o zamandan yapılacakları kafamda şöyle bir sıralamış ve şimdi yazacaklarımın planlanmasına başlamıştım. “Başak’ta Yeniay, Yeni Düzenlemeler” okumaya devam et

Bayram Ziyareti

İyi bayramlar efendim.

Adettendir, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpülür.

Karşılıklı yaş ilişkimize bağlı olarak ellerinize veya gözlerinize öpücüklerimi kabul buyrunuz. Size bol rüzgarlı, okaliptüs hışırtılı, mavi denize bakan, begonvil sarmallı bir Bodrum balkonundan sesleniyorum. “Bayram Ziyareti” okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: