Neredesin sen?

İnsan yoğun, koşuşturmalı geçen günlerin üstüne birden serbest ve boş kalınca ne yapacağını şaşırıyor.

İnsan = ben.

Bir şey yapacaktım, ama ne? Yapacaktım, edecektim, ne, ne, ne?

Beden durmuş, ama zihin hala o deli sıkışık tempoda koşuyor. -Ecek -acak, -se -sa ekleri dönenip duruyor. “Neredesin sen?” okumaya devam et

Fırtınanın Gözü

Aslında gün kaotik başladı. Coffee vırvır yatağın altında söyleniyordu. Saat daha erkendi. Acıktı diye düşündüm. Kalkıp mamasını verdim. Hemen ardından da iki gündür yatılı ziyaretteki misafir Gandalf’ınkini. Coffee yemeğini bitirir bitirmez koşarak yatak odasına gitti. Hipposunu alıp şova başlayacak sanırken içeriden gelen şarrrr seslerini duydum. Ayyyy, işiyor! “Fırtınanın Gözü” okumaya devam et

Numerik

2

Hep böyle oluyor. İkisi birden karşıma geçip dimdik oturuyor, gözümün içine bakıyorlar. Yetmiyor, fiziksel olarak dibime girip taciz ediyorlar. Ne çene kalıyor ne bacak. Bir koca burun yiyorum, bir dişli tırnak. Bitmiyor, psikolojik baskı başlıyor. Söylenmeler söylenmeler, vıyvıy hadi hadiler. İkisiyle birden başedemem üşengeçliği üzerime üzerime çöküyor. Önce birini sonra ötekini ele alsam diye kafamda sürekli hesap kitap yapıyorum. Onların ikiliğinin eş zamanlı yüküyle iki kere çıkıp dönmenin çabası daha fazla gözümde büyüyor. Takıyorum ikisini tek bir kayışa bağlayan ara tasmayı, giyiyorum montu botu, pata küte iniyoruz merdivenlerden aşağı. “Numerik” okumaya devam et

Diyaloglar: Kadın, Adam, Kedi, Köpek

Saat sekizi geçmiş, hava karanlık mı karanlıkmış. Kadın ve köpeği birlikte dışarı, akşam yürüyüşüne çıkmışlar. Kadın köpeğini apartmanın bahçesine salmış. O sırada mahallenin tatlı beyaz sokak köpeği yan bahçenin çalılıkları arasından fırlamış. Ev köpeğiyle sokak köpeği havada öpüşerek kavuşmuşlar. Ne kadar da mutlularmış. Bütün bahçe akşam kuytusunda, kış saatinde sadece onlarınmış. O çayır senin bu bayır benim koşturmuş, sağa sola fiske atmışlar. “Diyaloglar: Kadın, Adam, Kedi, Köpek” okumaya devam et

Yaşamak

Kaldığım yerden devam ettim. Boyadım. Çiçek yapraklarını hardal sarısıyla kontürledim, insan figürüne etten candan gül pembesi ten rengi verdim. Ağaç pozunu seçmişim, farkında değilim. Bana en sevdiğin yoga pozuna gir, kal desen işte bunu yaparım. Hem de sol ayağımın üstünde. Tam böyle. “Yaşamak” okumaya devam et