Pusu

Bazen içindeki yaralı hayvan kıvrım kıvrım kıvranır. Nasıl da acıklıdır. Canı acır, kendi acır, hali yoktur, pek hassastır, üstelik alıngan, dikkat et, hem de saldırgan. “Pusu” öğesini okumaya devam et

Sal

Rakamı kumsala koydum, bir.

Çıplak ayaklarım suya bastı, iki.

İpliği iğnenin ucundan geçirdim, üç.

Nar ojeli ayak tırnaklarımı gördüm, dört. “Sal” öğesini okumaya devam et

Diyaloglar: Kadın, Adam, Kedi, Köpek

Saat sekizi geçmiş, hava karanlık mı karanlıkmış. Kadın ve köpeği birlikte dışarı, akşam yürüyüşüne çıkmışlar. Kadın köpeğini apartmanın bahçesine salmış. O sırada mahallenin tatlı beyaz sokak köpeği yan bahçenin çalılıkları arasından fırlamış. Ev köpeğiyle sokak köpeği havada öpüşerek kavuşmuşlar. Ne kadar da mutlularmış. Bütün bahçe akşam kuytusunda, kış saatinde sadece onlarınmış. O çayır senin bu bayır benim koşturmuş, sağa sola fiske atmışlar. “Diyaloglar: Kadın, Adam, Kedi, Köpek” öğesini okumaya devam et

Gibi

Yükselenimi yeniden hesaplatmak istiyorum, dedi.

Allah allah, doğum saatin mi değişti, dedim.

Hayır, ama tekrar çıkartırmak istiyorum, diye ısrar etti. “Gibi” öğesini okumaya devam et