Anne Çocuk

Bize marttan beri anneler günü.

Kumrukuşun yeni çifte yumurtaları pörtlemiş. Pörtlemiş diyorum çünkü içindekiler pörtlek minnak yaratıklar. Parmağım kadarlar. Başları safi -kapalı- göz. O kadar minikler, titrekler ki bakarken gözlerim zarar verecek diye ürküyorum. Öyle narin, öyle savunmasız, öyle yumuşaklar.

Annekuş uçup da bir nefeslenmeye gittiğinde sabah güneşi üstlerine vuruyor ve ta taa, aramızda birbirimizden başka hiçbir şey kalmıyor.

Bakmaya sakınıyorum, bakmadan yapamıyorum. Hele bu yumurtaların üstünden anneyi kaçıran o kartalımsı koca kanatlı koca gagalı çirkin kara karganın saldırısını hatırladıkça gidip gidip cam önünde nöbet tutasım geliyor. Neyse ki anne bebelerin üstünde yerleşik. Onu da huzursuz etmemek için gerisin geri çekiliyorum.

Annelik benim için böyle bir şey

Coffee’yle hissedip hissedebileceğim tüm anneliği yaşıyorum. Koşulsuz sevgisiyle, tuvalette bile rahat bırakmayan ilgisiyle, tüm vücut çift kulak yüz seksen derece dönüp koşarken dışarı saçtığı mutluluğuyla, tatsız tuzsuz halsiz düşüp bir gözü yan baktığında aklımı çıkaran ağzı var dili yokluğuyla, konuşup anlatan hali, yıllar içinde bizi eğitip öğrettiği kendine has diliyle büyüyüp de küçülen oğlum, çocuğum, evladım.

On bir sene önce onu barınaktan sahiplendiğimizde bu blogda yeni bir hayata geçişin izleri taze taze demlenirken ona duygusal bir yazı yazmıştım. Sonra o duygusal yazıyı ikiledim. Böyle böyle içimdeki duygusalla -yetişkinlikte yeniden- tanışıp elele kolkola yürümeye -cesaretle- adım attım. Coffee’nin beni de ailemizi de Bey’le ilişkimizin dinamiklerini de geri dönülmez bir şekilde değiştirdiğini, bizleri başka bir şeye dönüştürdüğünü, bir uhu gibi yapıştırdığını, ne olursa olsun aramızda kopmaz bir bağ örüp tığ işi, şiş işi, bazen teğel tipi bazen singer makine sıkısı bizi birbirimize diktiğini, içimize dışımıza giyilip de üstümüzü ılık ılık örtecek ne kıyafetler kostümler ne personalar maskeler bize daha neler neler verdiğini yazsam yazamam. Anca bu kadar.

Oradaki anneliğimden kumrukuşların anne yavru ilişkisine veriyorum.

Bey diyor ki sen bu kumruları büyütmeyi öğrendin.

İnsan sadece gözleriyle sevebilir, besleyip büyütebilir mi?

Annelerin, anne yarılarının, kendini anne hissedenlerin, bir canlıya annelik edenlerin geçmiş günü kutlu olsun.

Bugün Ay Aslan’da.

Bu yazı hayatımızdaki ve içimizdeki çocuklara, bizi kalpten aşkla buluşturanlara.

jüpiter ve neptün’den sonra saf ve saf ikizler
şu uzun burun, şu aşağı çekik gözler, şu dalgalı yeleler? bence benziyoruz

4 Replies to “Anne Çocuk”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: