Üvey

Üvey babam Falih Rıfkı sayesinde, babamın yokluğunu hiç hissetmedim. O sırada pek para kazanamadığı için, evimize içgüvey geldiğinde, yanında getirdiği tek şey, benim için aldığı oyuncaklarla dolu küçük bir sandıktı. Büyüdükten sonra, o sandığın atılmasına uzun zaman gönlüm razı olmadı. Falih Rıfkı’nın üvey baba olarak tek kusuru, beni fazlasıyla şımartmasıydı belki. Kardeşim Halil doğduktan sonra da ben her zaman ön plandaydım.

Halil yedi, ben de on dört yaşındayken, ona babalarımızın durumunu bildirmeye karar verdik. Annemle ben gerekli açıklamaları yaptık. Halil, öz babamın salonda duran fotoğrafını göstererek, “şu Tahsin Nahit Bey, Mîna’nın babası, değil mi?” diye sordu. “Evet” dedik. “peki, benim babam Falih Rıfkı Bey onun babası, değil mi?” diye sordu. Buna da “evet” dedik. Ama Halil’in üçüncü sorusunda işler karıştı. “Peki, Tahsin Nahit Bey benim nem oluyor?” diye sordu. “Senin hiçbir şeyin olmuyor; çünkü sen o zaman doğmamıştın bile” dedik. Bunun üzerine Halil kendini yerlere attı, ağlamaya, tepinmeye başladı, “Mîna’nın neden iki babası var da, benim bir tek babam var!” diye bağırarak, korkunç bir kıskançlık nöbeti geçirdi. Kardeşime “Tahsin Nahit Bey senin de baban” demekten başka çare yoktu. Eve bir konuk gelince, kardeşim, babamın fotoğrafını gösterir, “işte benim öteki babam, Tahsin Nahit Bey” diye övünürdü.

Bir Dinozoron Anıları, Mina Urgan

.

Üvey anne ya da babaysanız ne kadar şahane, ne kadar sevgi dolu, ne kadar olgun, bilgin, başarılı, akıllı ya da sorumluluk sahibi olursanız olun yapı itibarıyla nefret edilmeye ve istenmemeye karşı savunmasızsınız ve bu konuda, katlanmak ve önünüze çıkan her türlü belaya rağmen kendinizi selamet ve iyi niyet tohumları ekmeye adamak dışında yapabileceğiniz pek de bir şey yok. Kültürün sizi alkışlamasını da beklemeyin: Kutsallık ebeveynlerin alametifarikası olsa da üvey anne babalar başkasının işine maydanoz olan, çıkarcı, fırsatçı, parazit ve çocuk tacizcisidir.

Üvey babama en çok ne sebeple içerlediğimi sorguladığımda karşıma, “Bana fazla sevgi gösterdi,” çıkmıyor hiç. Hayır, ona içerlememin sebebi kız kardeşim ve benimle yaşıyor olmaktan hoşnut olduğuna dair inandırıcı bir izlenim vermemesi (belki hoşnut değildi), beni sevdiğini yeterince dile getirmemesi (yine belki sevmiyordu; ilk günlerde sipariş ettiğim üvey anne babalıkla ilgili rehber kitaplardan birinde dediği gibi, sevgi gereklilik değildir ama tercih nedenidir), babam olmaması ve annemle yirmi yıllık evliliğin ardından doğru düzgün bir hoşçakal bile demeden çekip gitmesi.

Argonautlar, Maggie Nelson

6 Replies to “Üvey”

  1. Annem yakın zamanda sesli kitapta art arda dinledi, Mina Urgan’ın Anıları ve Gezilerini. İlginç bir şekilde, etkilenip bana aktardığı konulardan bir tanesi üvey baba tarafından yetiştirilmiş olduğu ve onunla sevgi dolu ilişkileriydi. 🙂

    Beğen

  2. @Ekmekcikiz Ben de Storytel’den dinliyorum Mina Urgan’ı, Işıl Yücesoy’un sesinden. Seslendirme de anılar kadar harika. O kadar iyi gitti ki şu ara.
    Hem Bir Dinozorun Anıları hem de eş zamanlı okuduğum Argonautlar’ı okurken karşıma çıkan ‘üvey baba/üvey evlat’ temasını çok manidar buldum, üvey evlat gibi hissettiğimiz şu günlerde. Anneniz de Urgan gibi şanslıymış demek, ne kıymetli. Sevgiler…

    Beğen

  3. Eksik yazmışım, yanlış ifade etmişim, düzelteyim. Annem, Mina Urgan’ın üvey babası Falih Rıfkı’yla ilgili anektodu beğenmiş bana aktarmıştı. Annemin babası üvey değildi. Kusura bakma lütfen.
    Bugünlerde kendimizi üvey evlat gibi hissettiğimize dair yorumuna tamamen katılıyorum, çok doğru tesbit.
    Sevgiler.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: