Nasılsın

Merhaba. Bugün nasılsın?

Sabah kalkar kalkmaz çalışma odama geçiyor, battaniye, yastık, defter ve kalemimi kapıp meditasyona oturuyor, kendime bu soruyu soruyorum. Merhaba, nasılım.

Her gün sözlü sözsüz bir cevap geliyor.

İyi. Kötü. Dingin. Sıkışık. Hafif. Uykulu. Boşlukta. Hüzünlü.

Bazen gong ve çanaklarla ses banyosu bana eşlik ediyor, bazen kayıttan dinlediğim sesle yönlendirmeli bir rehberlik akıyor. Bazense dış uyaranlara tahammülsüz, sadece nefesimle, sessizlikte kalıyorum. Kalabilirsem.

Dışarıdaki sesler başlıyor. Üst kat komşumuzun koltukları çekilip itiliyor, süpürgenin ucu köşelere vuruyor. Sabah temizliği. Kapıcımız yüksek oktavlı tiz sesli ilaçlama aletiyle apartman katlarını dolaşıyor. Bina hijyeni. Dışarının gürültüsüne inat zihin gürültülerim yönetimi devralıyor. Patates soğan bitti. Seans kayıtlarını gönderdim mi? Bugün belki bloguma yazarım. Hah, bir Coffee’nin kapıya pati atması eksikti. Duymamış gibi yapsam gider mi?

On günü devirdim, bu rutine tutunuyorum, kesintisiz devam ediyorum. Her sabah meditasyon için uyanıyorum. Yeni yılın ilk pazartesisi ‘yapılacaklar listesine başlamak’ gibi bir niyetim ya da hedefim yoktu. Biraz şunun gibi oldu.

tam yerine rast geldi, manzara koyduk

Buraya yazmadıklarımı defterime yazdım. Ekrana ara verip kalem kağıda döndüm. Klavyenin çıkardığı pıtı pıtı sesleri sevmem gibi kağıdın üstünde ilerleyen elimin ve kalemin çıkardığı hışırtıları da özledim. Her meditasyon sonrası notlarımı yazarken hem kalemin çıkardığı sesi dinliyor hem mavi kalemin sarı sayfada oluşturduğu harfler bütününe bakıyorum. İnsan sadece yazma halini sever mi? Ben seviyorum.

Uykusuz gecelerim sürüyor. Bu anlamda 2020, 2021’e göre hala bir sıfır önde. Çünkü geçen sene uyuduğum zamanlar oldu. Ama yüzümü geçmişe değil, geleceğe dönüyorum. Umutsuzluktan ve mızırdanıp söylenmekten sıkılıyorum. Değişimin kolay olmadığını kendime telkin ede ede devam ediyorum.

Sonra iki Cumartesi üst üste Açık Radyo’da 1978’in türkçe pop parçaları programına denk geliyorum. Naim Dilmener, biri o senenin Eurovision seçmelerine özel olmak üzere, iki program yapıyor. Hop, geleceğe dönük yüzüm birden çocukluğa çevriliyor, görünmez kablolarla göbekten besin kaynağına bağlanıyor.

Mutfakta bir şeyler hazırlarken şarkılar söylüyorum.

sakın ağlama ardından ardından, üzme boş yere kendini

Bir bakıyorum Bey kalkmış, ritim tutarak salona yürüyor.

bugünlerin yarınları var, gidiyorum ben, sen hoşçakal

Ama tahta bir tanesi oturuyor. Gözümü açıyorum Anılar, başımı yastığa koyuyorum Anılar.

size borcum yok artık anılar

Spotify’a tek tek sevdiklerimi atıyor, çalma listesini oluşturuyorum. Gelecek geçmişten beslenebiliyor. Çocukluk yetişkinliğe temel örüyor.

küçük kız küçük kız söyle bana neredeydin?

Ama ben istiyorum ki

yeniden başlasın, aşk ateşi yansın

Neden derseniz gökte ateş yok, su yok. Ateş olmayınca neşe yok, eğlence yok. Bir karamsarlık bir umutsuzluk. Su olmayınca duygu yok, yumuşaklık yok. Bir katılık, bir suçluluk. Suyu müzikle akıtıyor, ateşi dansla bedene veriyorum. Bu da bir meditasyon, bu da bir farkındalık değilse ne?

Coffee bacaklarımın arasına girip dolanıyor, düdüklü tencere misali akşam ötüşlerine başlıyor. Susmuyor inek susmuyor, ötüyor da ötüyor! Hem içime sokasım hem bir güzel pataklayasım geliyor.

istersen öldür beni, istersen güldür beni, gün gibi güneş gibi, ya seninle ya sensiz

Merhaba. Ben bugün, bu ara böyleyim. Sen nasılsın?

sen yine iyisi mi çal söyle bildiğin gibi bu gece

*Naim Dilmener’i dinlerken sadece bu parçalara değil, dönemin ruhuna, sosyal ve politik gündemine de kulak veriyoruz. O zaman sağ sol kavgasının çok keskin, umudun yerlerde, korkunun tavanda olduğu yıllarda, mahçup bir havayla, insanlara biraz da olsun neşe ve mutluluk vermek amacıyla, bir misyon edinir gibi bu parçaları yazan, besteleyen ve söyleyenleri hikayeleriyle dinleyince belki şimdi bu parçalara daha da tutunuyor, dinliyor da dinliyorum. Yukarıda olan olmayan çalma listesine katılmaya sizi de davet ediyorum.

6 Replies to “Nasılsın”

  1. @kafası Sonradan GELİYOR
    Hayat sadece meditasyondan ibaret değil tabii. Dert tasa her anımızda. İşte, evde, sıkışıp kaldığımız odalarda, dışarıda temasa mecbur olduğumuz dünyada. Yine de her sabah yirmi dakikamı buna ayırabildiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Size de kendi tutunacağınız, size iyi geleninizi bulmanızı diliyorum.

    Liked by 1 kişi

  2. Küçük Kız şarkısına gülümsedim, aklıma kuzenim geldi. Amcamın küçük oğlu, Niğde Ulukışla’da oturuyorlardı, bilmem bilir misin, küçük bir Anadolu kazası, çocukluğumda nasılsa büyüklüğümde de öyleydi 🙂 Hiç gelişmedi. İşte benim kuzen orada doğdu ve 15 yaşına kadar da orada yaşadı. Küçük Kız Eurovision’da boy gösterdiğinde 5-6 yaşlarında, şarkıyı çok sevip ezberlemiş, yakaladığını esir alıp söylüyordu. Müzik iyi de sözler biraz yerel : “Güççük gıız, güççük gıız, söyle bana nirdeydin” :)))

    Beğen

  3. @Leylak Dalı ahahaha koptum! İyi ki varsınız sevgili Leylak Dalıcığım. Valla bitsin şu korona, gelip kapınıza dayanacağım.😊

    Beğen

  4. Dünden beri bu yazıyı okumaya başlıyorum, sonuna gelene dek araya ya bir telefon ya bir kapı çalması giriyor, tamamlayamıyorum, üç kez oldu en az.
    Neyse!
    Bende de uyku/uykusuzluk durumları haftada bir iki az uyku, yarım uyku ritminde devam ediyor.
    Ocak ayı başından beri yeni bir blog yazıyorum, her gün kısa kısa yazıyorum. https://herguneucguzelsey.blogspot.com/
    Kendime belirlediğim konu gereği her gün olan üç güzel şeyi yazıyorum, bir tür beyin terbiyesi. Belki, biraz da ilham veren bir şeyler olursa umudu.
    Bende durum böyle işte, sevgiler. 🙂

    Liked by 1 kişi

  5. @ekmekcikiz Allah allah. Kem gözlere şiş diyelim.😅
    Uykusuzluk başa bela, hiç benlik değil. Sizin gibi başka uyuyamayanlar olduğunu bilmek yalnız değilim duygusu yaratıyor ama bedene faydası yok. Yorgunum yorgun.
    Yeni blogunuzu bilmiyordum, yolu açık olsun. Ne iyi etmişsiniz. Tutunacak iyi bir şeylere ihtiyacımız var. Uğrayacağım.
    Sevgiler😊

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s