Fırtınanın Gözü

Aslında gün kaotik başladı. Coffee vırvır yatağın altında söyleniyordu. Saat daha erkendi. Acıktı diye düşündüm. Kalkıp mamasını verdim. Hemen ardından da iki gündür yatılı ziyaretteki misafir Gandalf’ınkini. Coffee yemeğini bitirir bitirmez koşarak yatak odasına gitti. Hipposunu alıp şova başlayacak sanırken içeriden gelen şarrrr seslerini duydum. Ayyyy, işiyor!

Offf, sabah sabah, daha çapaklarım gözümde, tam uyanmamışım, yorgunum, üstümdeki pijamalarımla çok mutlu, yatağa dönmeye hazırım. Nafile! Hadii, çıktı sabunlu su dolu vileda kovası, fışfış sil, tırtır sık, fışfış sil, tırtır sık. Halıyı kaldır, örtüyü çek, şilteleri it, Coffee’yi içeri üç ayak üstü cezaya yolla (şaka), çişli patilerden bulaşan koridorun yerlerini sil, ileri geri yürü, sil çek sil çek, bütün bu hareket içinde heyecanlanıp sanki ‘n’oluyor n’oluyor, bir yere mi gidiyoruz, niye böyle evin içinde koşturuyoruz, n’oluyor n’oluyor’ diye soran küçük at Gandalf’ın bir sağa bir sola savrulan kulakları, koca kuyruğu ve hacimli gövdesiyle koridorda çarpış, ona takıl, hazırlanan Bey’i ‘aman yerler ıslak, kayıp da düşme sakın’ diye uyar, o da sana dönsün ‘her yer sırılsıklam, kafayı patlatıcaz’ desin, sen de ‘silmeseydim de sidikli çişli koridorda mı yuvarlanaydık?’ diye düşün, ama bir şey deme, deme, bir nefes iki nefes üç nefes devam et, sil çek sil çek, devam et, devam et.

Bu ani hareketlenme ve hızlı koşturma sonrası giyinip oğlanları dışarı çıkardım. O ilk it-çek, hayır-buraya, çık yukarı-in aşağı, yürü-bekle, yavaş-koş komutları sonrası ritme girip uygun adım yürüdük. İkisinin bedenleri yere paralel, uzun mu uzun salınıyordu. Bir kokular peşindeki burunları yukarıda, bir kafaları eğik aşağıda, olur da sokkölere bırakılmış ganimetleri kaparız belki arayışında, kuyrukları dik, havada ve salınımda önümde ilerliyorlardı. Biraz rüzgar, biraz nefes, biraz yere sürten tırnaklarından yansıyan çıt çıt ses. Ve birden bütün o kaotik harala gürele bitti gitti. İki yanımda bir sağa bir sola uygun adım pıt pıt yürüyorlardı. Ben de onlarla. Bu uyumlu sakin hallerine bayıldım. Sakinledim. Sakinleştik. Ama sadece değil. Belki de deminki fırtınanın sonradanlığında bu durulan suları, sakinliği farkettim.

Eve dönünce kendime kahvaltı hazırlamaya giriştim. Beyaz peynir, domates, yeşil ve siyah zeytin, üstlerine zeytinyağı, reçel, kızarmış ekmek, kahve ve tabii ki yumurta. Hem de bir değil, iki. Dün ve evvelki gün yemedim, bugün ziyafet çekeceğim. Tavayı ocağa koydum, altını yaktım. Zeytinyağını döktüm. Çıt çıt yumurtaları birbirine vurdum. Birini tavaya kırdım. Sarı bir göz bozulmadan orta sağda yerini aldı. Diğerini çıt çıt tavanın kenarına vurdum, soluna doğru kırdım. Daha küçük bir sarı göz beyazıyla toplandı, pişmeye başladı. Ocağın altını kıstım. Bekledim. Bir tava, iki göz yumurta. Yumurtaların pişmesini ilk defa görüyormuşum gibi derin bir dikkat ve merakla izledim. Sulu bıngıl doku yavaş yavaş kıvamlanıp katılaştı. Kokusu tavadan yukarı, burnuma yükseldi. Kızgın yağda pıtlayıp patlayan baloncuklar dindi. Altını kapadım. İki sarı gözle birbirimize baktık. Bakıştık. Ne olmuştu şimdi? Farkındalık egzersizi mi?

Cuma ve Cumartesi iki tam gün katıldığım Gestalt eğitiminin dalgaları halen üstümde yüzmekteydi. Bedenen evdeydim, ama bedenim dışındaki tüm benliğimle başka diyarlarda tamtamlar eşliğinde dönenmekteydim. Sanki hayat her zamanki gibi akıyordu da ben kendi hayatımdan çıkmış ona bir gözlemci olmuştum. Hem onu yaşıyor hem ona dışarıdan bakıyordum. Zihnim çok sakin, dingindi. Bir yandan dolu ve genleşmişti. Gen bir zihin ne demekse. Kalbim yerinden çıkmış, tüm bedenim kalp olmuştu. Başımdan ayaklarıma kadar inen koca bir kalp. İşte bu tavadaki iki sarı göz de şimdi bu kalpten bedene, gen zihne, nerede dönendiğini bilmeyen ama dönenmekten mutlu ve umutlu ruha bakıyordu. Belki de Gestalt’teki zemin ve şekil kuramı tava ve yumurta gözleri üstünden bana bir şeyler diyordu. Çalışma başında çektiğim ‘sembolik görü’ (symbolic sight) kartımı hatırladım. İçinde dönen dört balığı, içimdeki balık çocuğu, balık babamı, zenginliği balık annemi, geçmişi balık kardeşimi bir bir geçirdim. Yumurta mı tavuktan değil benimki, yumurta balıktan. Bu akşam balık yemeli.

Bazen fırtınanın gözüne çekiliyorsun. Dışarıdan kaosun merkezi gibi görünen (ve gerçekten de öyle olan) yer aslen seni fırtınanın dışına çıkarıp kurtaracak, yaşatacak yer oluyor. Bazen kaçabildiğince kaçıyorsun ama yine de kendini ortasında buluyorsun, bazen gözü kara dalıveriyorsun. Dışarıda kaldığın sürece sürekli o girdabın içinde dönenip duruyorsun. Kontrol yok, gidiş yok, dönüş yok. Sanki sürekli yerinde sayıp boşa kürek çekiyorsun. İçine dalınca merkezden uzaya fırlıyorsun. Fırtınanın dışına. Cesaret ve sorumluluk çıkış ve özgürlüğü getiriyor. Bu kadar kolay mıydı? Bu kadar kolaydı. Ama işte…Neresi kolay, neresi kolay…Fırtınayı atlatmak için fırtınanın gözüne dalmak.

Gandalf’ın misafirliği bitti, az önce evine döndü. Kapıdan çıkar çıkmaz Coffee hipposuna davrandı. Onun için eğlence ve yoldaşlık unsuru olan bu diğer can bir yandan stres ve kaos kaynağı da olabiliyor. Alan paylaşmak, yemek paylaşmak, yatak paylaşmak, sevgi paylaşmak, ilgi paylaşmak. Acaba diyorum, bütün o sistit hastalık sıkıntıya rağmen o sabahki işemeler fiziksel değil de psikolojik miydi? Gandalf kapıdan çıkar çıkmaz hippoya davranan Coffee evdeki özgürlüğünü mü göstermek istedi?

Oğlanı kanepeye serili battaniyesine çağırıyorum. Önce mızmız çekingen, sehpa altına saklanıyor. Kucaklayıp yanıma alınca ikiletmiyor, köşesine kıvrılıyor. Gövdesini iki kolumun arasına alıp sarılıyorum. Başını burnundan koltuk altıma sokuyor. Ben ona, o bana çocuk pozisyonunda katlanmış duruyoruz. İki gözümüz kapalı, şahane sularda yüzen pırıl pırıl balıklar görüyoruz.

CofGandSiltedeCofGandYuryuste

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s