Numerik

2

Hep böyle oluyor. İkisi birden karşıma geçip dimdik oturuyor, gözümün içine bakıyorlar. Yetmiyor, fiziksel olarak dibime girip taciz ediyorlar. Ne çene kalıyor ne bacak. Bir koca burun yiyorum, bir dişli tırnak. Bitmiyor, psikolojik baskı başlıyor. Söylenmeler söylenmeler, vıyvıy hadi hadiler. İkisiyle birden başedemem üşengeçliği üzerime üzerime çöküyor. Önce birini sonra ötekini ele alsam diye kafamda sürekli hesap kitap yapıyorum. Onların ikiliğinin eş zamanlı yüküyle iki kere çıkıp dönmenin çabası daha fazla gözümde büyüyor. Takıyorum ikisini tek bir kayışa bağlayan ara tasmayı, giyiyorum montu botu, pata küte iniyoruz merdivenlerden aşağı. Dışarı çıkar çıkmaz hafifliyorum. Bütün o üşengeçliğim uçup gidiyor. Oğlanlar uygun adım tintin yürüyorlar. Hiç de gözümde büyüttüğüm gibi değil işte. İkisi tek vücut gibi bir noktaya koşuyor. İlk işeyebilecekleri çalı çimen ağaç yeşilliğe. Pata küte çata çota. Şarrrr.

Çayırda bayırda ormanda koruda serbest salınım dolaşsak, uzak yakın herhangi bir göz temasıyla görünmeyen sınırlarımızı koysak, bir ıslık iki seslenmeye kavuşup dönsek tamam. Ama şehir sokaklarında, asfalt üstünde, yokuş aşağı yokuş yukarı, iki ayrı yöne çeken iki balık gibi bir tasmaya bağlı haldır huldur it-çek-it-çek olunca yoruluyor insan. Biri 25, biri 35 kilo, toplamda benden ağır ve çoklar.

Yine de, ikisinin birlikteliğiyle hal ve paylaşımımız bir başka oluyor. İlk it-çek, ben işedim-sen işedin koşuşturması sonrası, hele bir de sanki geri, eve dönüyormuşuz gibi bir yöne yürüyüp dönersek ikisi de denge timsali yürüyen tek vücut oluyorlar. İki çarpı dört patinin asfalta çarpmasıyla yükselen çıt çıt çıt çıt tırnak çıtlama sesi bir metronom gibi adımlarımızı uyumlu bir ritme ulaştırıyor. Uygun adım, uyumlu adım, adım adım.

Çocukken kuzenime, arkadaşıma yatıya gittiğim ya da bize kalmaya geldikleri zamanları düşünüyorum. Sabah pijamalarımızla kalkışlarımız, o masum, doğal, uykulu sabah bakışmalarımız, aynı evde, aynı odada kalmış olmanın tatlı kikirdeşmeleri, ev ahalisinin gündelik hali.

Evdeki dört patili misafir bizde kaldığının ertesi sabahı ortalıkta salınır, oda oda, halı halı, koku koku ortalığı kolaçan ederken işte bunları geçiriyorum aklımdan. Kendi çocukluğum, yatıya kalmalarım, arkadaş çağırmalarım.

Bir köpek için ‘yatıya kalma’ nosyonu var mıdır bilemiyorum, ama ev ahalisinde, evin fiziksel gerçeğinde, günün akışında kesinlikle farkediyor. Çift yoruluyorsun, çift seviniyorsun. Çift mutlu oluyorsun, çift gülüyorsun. Ya da çift kızıyorsun, çift parmak sallıyorsun. Adı üstünde, suç ‘ortaklığı’. Ortaklık bir taneyle olmuyor ki. En az iki.

Sonra kendi gerçeğimiz tekliğe düştüğümüzde normal zamanda gözümde büyüyen tüm o yedirme temizleme yürütme yıkama pışpışlama bakma etme halleri elimin tersiyle yapabileceğim bir bakış açısına evriliyor. Yapıyorum da. Hatta parmağımın ucuyla. Hevesle. İstekle. Bir müddet bizimkini sabah akşam çıkarıyorum, gezdiriyorum, yürütüyorum, arabaya atıp oraya buraya götürüyorum. Ta ki ikiden bire düştüğümü unutup yine kendi rutinimdeki meşgaleler içinde üşenip söylenene dek.

Gizli öznelerin sevgisi.

45

Kendi rekorumu kırdım. Bu sene toplam kırkbeş kitap okudum. Tamam, abartacak bir durum yok, ortalama bir hedef olabilir, ama kişisel okuma seyrim içinde benim için bir ilk. O yüzden önemli. Ah o tamamlanma hissi! Tam da Oğlak dönemi başlamış ve Satürn evine dönmüş, Oğlak’a henüz girmişken o küçücük ‘başarı kriteri’ o kadar kıymetli ki. Çünkü yaşım kadar koyduğum okuma hedefini bile aştım, iyi mi?

Tamamlama, bitirme, başarma ne kadar olgun ve sorumluluk içeren bir alt mesaj veriyor, değil mi? Halbuki şu senenin bitmesine beş altı gün kalmışken bir tane daha okuyabilir ve rakamı yükseltebilir miyim doymazlığı da var içimde. Ya da arsız mı desem? Okuma arsızı olunur mu? Okumak ve arsızlık yanyana nasıl olur, olur mu bilemiyorum, ama gevezeliğim tuttuğu zamanlarda uydurduğum çene diyaresi tabirimin yanında yerini alabilir sanki, cebe koyuyorum. Önümüzdeki sene daha çok okuma arsızı olmayı diliyorum. Araya bir tane de 5 Hafta 5 Roman. Hah!

2017

Sene bitiyor, bana hiç öyle gelmiyor. İşte burada bir tamamlanmamışlık var, ama ne? Sanki daha Kasım, hadi Aralık başı. Merkür de retrodan çıktı, ama gölgesi devam. Acaba ondan mı? Halbuki Aralık başı seneyi kapama meditasyon çalışmasına da gittimdi. Ama orada da hiçbir şey bitmedi. Sanki daha çok açıldı, yayıldı, açığa çıktı. Geçen sene bir arkadaşım bi-te-mi-yo-rum diye yazmıştı. Benimki de benzer bir tanı mı? Seneyi gerçekten tamamlamak için bu son ayın otuzbirinci gününü mü beklemeli? Belki birden sihirli bir değnek ve ta-taam. Bit-ti.

Yanılmıştın…Zaten hep yanılırdın. O günden bugüne geçen yıllar boyunca tüm arzularımda yanıldın. Ömrüm boyunca sadece bir şeylere inanmak ve bağlanmak istedim dostum. Derinlemesine düşünmeden…Uzun uzadıya değil kestirmeden…Her beğenir gibi olduğu şeye ‘süper’ diyen beyaz yakalı gibi üstünkörü…Derinliğin caydırıcılığından ötürü…Misal kaçaklık gibi bir vasatı sevmek istedim, vasata sarılmak, vasatı koklamak istedim. Çabalarımızın ve çabalayanlarımızın imkansızlığını bildim. Onları beceriksizliklerinden, başarısızlıklarından sarmak istedim. Acuzelerin, arsızların, çocuk tecavüzcülerinin ve hırsızların kudretine inat; saf ve masum olanları sevmekti dileğim…Beni anlamanı bekledim, beklediğimi bulamayınca daha bir bekledim. Ama sonra beklemekten vazgeçtim ve boş olmak istedim Savaş…Üç kere ‘boş ol’ desene bana…Yürüyen merdivenlerde sağda durup soldan yürümeyi bir türlü öğrenemeyenler gibi farkındasız olmak istedim. ‘Farkındasızlık’…Ne biçim, ne bozuk bir Türkçe şimdi bu? Ne demek? İşte böyle kelimeleri altüst etmek…Sökmek ve birleştirememek istedim. Bizcil gibi…Altüst olmuş kelimeler ve farkındasız bir hayat…

Çelişki, Barış İnce

https://open.spotify.com/track/440hzEitMR0XzyemFndEiF

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s