Diyaloglar: Kadın, Adam, Kedi, Köpek

Saat sekizi geçmiş, hava karanlık mı karanlıkmış. Kadın ve köpeği birlikte dışarı, akşam yürüyüşüne çıkmışlar. Kadın köpeğini apartmanın bahçesine salmış. O sırada mahallenin tatlı beyaz sokak köpeği yan bahçenin çalılıkları arasından fırlamış. Ev köpeğiyle sokak köpeği havada öpüşerek kavuşmuşlar. Ne kadar da mutlularmış. Bütün bahçe akşam kuytusunda, kış saatinde sadece onlarınmış. O çayır senin bu bayır benim koşturmuş, sağa sola fiske atmışlar.

Ev köpeği sokak köpeğinin peşisıra yan bahçeden sokağa çıkmış, apartman kapısına dönüp kadını çağırmış. Kadın anlamış. Tüylü oğlu sokak köpeğiyle yanyana, burun buruna yokuş aşağı yürüme sevdasındaymış. Yanına gidip kayışını tasmasına geçirmiş. Burunlarını yokuş aşağı dönüp inmeye başlamışlar. Sinyali alan sokak köpeği de sağ cenaptan yanaşıp tempo tutmuş. Bir ki bir ki her şey doğal ritminde akmaktaymış.

Sokak lambası o gece yine yanmıyormuş. Yokuşun başı karanlıkmış. Solda karşı sitenin duvarı, sağda apartmanın yan bahçesi olsa da görünmeyen yerin karanlığı kadını biraz tedirgin etmiş. Kadının köpeğiyle sokak köpeğiyse karanlıkta görmek için gözlerine değil, burunlarına güvenirlermiş. Tam o sırada ikisi birden görünmeyen sağda, yan bahçenin sınırlarında, hışırtıların arasında bir koku alıp davranmışlar.

Havhavhavhavavavav.

Kadın bir şey görememiş, ama bir kediyle burun buruna olduklarına eminmiş. Kedi tıslamış.

Tısss.

Havhavavav.

Pıhhh.

Kedi gergin bir yay gibi kıvrılmış. Kadın ancak o zaman sarman kulaklıyı parlayan yeşil gözleriyle karanlıkta seçebilmiş.

Havlamalar devam ederken kadın köpeğini çekiştirip yürütmüş.

Bırak, demiş, sana ne? Kediyle işin ne?

Köpeği havır huvur söylenmeye devam etmiş etmesine de mecburen boynundaki tasmayı çeken sahibesinin yanında aşağı doğru ilerlemiş. Ama sokak köpeği kediyi hemen bırakıp gelememiş. Köpekle kedi arasındaki düello hav-pıh-hov-tıs birkaç saniye daha sürmüş. Birkaç saniye. Zaten sokak köpeği de çok yumuşakmış, ama her köpek gibi kedi gördü mü havlayıp kovalarmış. Tamam, belki biraz da yanındaki dostu ev köpeğinden güç alıp numaralar yaparmış, ama ne bir kediye ne başka köpeğe zararı yokmuş.

Kadın köpeğiyle havır mavır ilerler, sokak köpeği de kediyi bırakıp evcimen dostunun yanına doğru gelirken bir şeyin hızla tepelerinden uçtuğunu görmüş. Ne olduğunu anlayana dek vızırdayarak havayı yaran şey tam önünde yere çakılıp patlamış.

Puaaattt!!!

Kadın – Ayyyy!

Karanlıktan üstlerine ne atıldığını anlamayan kadın ve köpekler yerde parçalanan kuvvetle muhtemel bir top meyve (greyfrut?) veya yiyecek parçasının beyinlerin tam tepesine, omurgalarının beşiğine yapışmasından kıl payı kurtulmuşlar.

Adam – Aa pardon! Görmedim sizi!

Kadın kafasını kaldırıp bakmış. Yan sitenin karanlık duvarı, budanmış ağaçları ve yere yığılıp yolu daraltmış koca koca dallarının üstündeki apartman bloğunun beşinci katında, camda bir adam varmış.

Kadın – Napıyorsunuz?!

Beş kat yukarı sesini duyurmak için bağırmış.

Adam – Hanfendi görmedim sizi. Köpekleri sıkıştırıyorlar, onlara attım!

Kadın durumu hızla kavramasına rağmen korku ve çarpıntıdan başka tepki verememiş. Aynı şekilde seslenmiş.

Kadın – Napıyorsunuz?

Adam – Hanfendi duydunuz mu? Size atmadım diyorum.

Kadın – Demek ki karanlıkta, görmediğiniz yere bir şey atmayacaksınız!

Kadın yaşadığı ani şokla korkmuş, ama ağız dalaşına girip de üsteleyecek değilmiş, sakinlemek için köpeğiyle yokuş aşağı ilerlemiş. Sokak köpeği de peşlerinden. Ama adam bunun üstüne sanki daha bir sinirlenmiş. Özür dilemeden özür dilediğini sanan, hönkürüp komşusuna nota veren bir lider gibiymiş.

Adam – Sizin köpeğinize atmadım diyorum. Burada sitedeki köpekleri sıkıştırıyorlar, onları ayırmak için attım. Anladınız mı?

Anladınız mı diyerek özür dilenir miymiş?

Kadın – Köpekleri sıkıştırmıyorlar. Benim köpeğimden de bahsetmiyorum. Buradaki sokak köpeği de bir can. Anladınız mı?

Çok iyi anlayarak cevap verilirmiş.

İyi geceler, diye seslenip köpeklerle yokuşu inmeye devam etmiş. Adamın binasından gittikçe uzaklaşıyormuş. Ama adam kadının peşini bırakmak niyetinde değilmiş. Kendisinin yanlış bir şey yapmadığını ve fırlattığı nesnenin hedef kişisi olmadığını anlamakta ne kadar da kıt kafalıymış.

Adam – Bazı şeyleri anlamak zor oluyor!

Kadın kendi kendine, devam edin devam edin, derken yokuşu yarılamış. Adamın beşinci kattaki ahşap doğramalı penceresini çatırt diye kapadığını duymuş. Ses bütün mahallede yankılanmış. Her şey susmuş. Köpekler havada, tıslayan kediden başka bir gerginlik koklamışlar. İkisi de sessiz sessiz, başları önde, boyunları yerde uygun adım yokuşun dibine inmişler. Sanki sarman kediden özür diler gibilermiş.

Coffee ve Pamuk

Sarıkız ve Coffee

CofKedi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s