Terapi Niyetine #6: Köprü

Geçen sene bugün lise arkadaşlarımla Londra’daydım. Hyde Park’a kurulmuş Noel panayırını rengarenk ışık, müzik ve dönmedolaplar, göğe yükselip yere inen vinçler, parka akın etmiş çoluk çocuk eş dost arkadaş ve sevgili gruplarıyla beraber tavaf edip seyreylemekteydim. Ruh halim o zaman da sıkışıktı, ama içimde bulunduğum coğrafyadan dışarı çıkabilmenin, gidebilmenin, gördüklerimi deneyimleyebilmenin şükranı vardı. Bir yandan dünyanın o tarafında sanki gezegenimizde hüküm süren deliliğin ve vahşetin hiçbir yansıması yokmuş gibi yaşanan rutin hayatın huzuru, neşesi, ilhamını alıyor, gıpta ediyordum. Öte yandan yaşadığımız yerin gerçekliğini her nereye gidersem gideyim taşıyor olmanın verdiği ağırlık, burukluk ve kırılganlıkla ayarım bozuluyor, içten içe bileyleniyordum. Kavanoz dipli dünya.

Bugün, tarihin tam da ayırdında olmadan, aynı dörtlü biraraya gelmek için sözleştik. İstanbul’un farklı yerlerine dağılmış evlerimizden çıkayazarken Boğaz şeridindeki canlı bomba ihbarı ve trafiğe kapatılan mahalle haberleri uzun namlulu tüfeklerle şehrin göbeğinde dolaşan asker fotoğraflarıyla telefonlarımıza düşmeye başladı. Tereddütte kaldık. Çıkmak ya da çıkmamak, inanmak ya da inanmamak. Sabah Kayseri’deki saldırı haberi üstüne şimdi bununla nasıl..

Farklı farklı yazışma gruplarından bilgi akışı başladı. Dikkatli olun, yerinizden kıpırdamayın, evden çıkmayın, ortalıkta dolanmayın. Ne yapalım ne edelim diye bir on dakika geçirdikten sonra görüşmeye karar verdik. Benim ayarımsa kaçmıştı. Elim ayağım titriyor, kalbim çarpıntılı ritimde atıyordu. Arabayı bir sokağa parkedip buluşacağımız mekana yürüdüm. Fiziksel hareket nefes almama, kasılan bedenimi ısıtıp açmama yardımcı oldu. Lokantaya ilk ben vardım ve hemen mesaj attım. Neredesiniz? Meraktayım. Teker teker dökülüp geldiler. Sarılıp öpüştük.

Anın gerçeğinden çevremizde olan bitene, oradan yavaş yavaş kendi dünyamızın acı ekşi taraflarına kaydık. Dış dünyada devam eden, etmesi ‘mecbur olan’ hayatla iç dünyada devam etmeyen ya da ettiğini sandığımız ama aslen etmemesine tahammül edemediğimiz için dışarıda devam ettiğimiz hayatın çelişkilerini satır aralarında masaya yatırdık. Aslında bunları hiç mi hiç konuşmadık, ama konuştuklarımızda gizli konuşmadıklarımız birbirini sessiz sözsüz alanlarda buldu, sanırım bunu anladık. Geçen sene bugün Londra Hyde Park’ta olduğumuzu hatırlamamız ve Facebook bildirimiyle Natural History Museum buz pateni pisti önünde çektiğimiz fotoğrafı bulmamız da işte bu sıradaydı.

O zaman memleket topraklarından çıkıp başka bir memlekete gidebilmenin şükranındaydım. Bugün mahallemden çıkıp iki yandaki mahalleye gidebilmenin endişeli korkusundayım. Aradan geçen bir yıl zarfında ne sular aktı bu köprülerin altından demek isterdim. Halbuki akacak sular kururken üstünden geçilemeyecek kara kuru hırs parçalarına gittikçe daha çok, daha da çok köprü inşaat yol yapılmıştı, nereye götürdüğü belli olmayan. Köprü dediğin ayırmaz, bağlardı. O zaman sormalı: Nasıl bir köprü?

Kurumsal yalanlardan, ilişkisel dolambaçlardan, çirkin sözlerden, kötü niyetlerden söz açıldı açılmasına, ama terazinin öbür tarafına ideallerimiz, ahlakımız, dürüstlüğümüz ve hakikat dediklerimizi koyunca kantarın topuzunu sanki tutturduk. Başımıza gelenlerden kendi içimizdeki yalan, dolambaç, çirkin ve kötülerin yansımasını da görüyor muyduk yoksa gölgemizden uzak durup onun daha da yüceldiğinin farkına varmıyor muyduk? Dış dünyadaki kötüyle iyinin köprüsünü kendi içimize nasıl taşıyorduk? Tencere dibin kara, benimki senden kara.

Biz yas tutarken Vahşi Kadın bize sarılacaktır. O içgüdüsel Benlik’tir. O, çığlıklarımızı, iniltilerimizi, ölmeden ölme isteklerimizi taşıyabilir. En iyi ilaçları en kötü durumdaki yerlerimize uygular. Kulaklarımıza fısıldar ve mırıldanır. Bizim acımız için acı çeker. Buna katlanır. Kaçmaz. Yara izleri olacaktır, hem de pek çok, ama şunu unutmamak yerinde olur: Gerilebilme gücü ve baskıyı emme yeteneğiyle, yara dokusu deriden daha güçlüdür.

Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa P Estes

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s