Bugün Dolunay. Kova’daki Ay Aslan’daki Güneş ile tam karşıt açıya geçip dolun haline 12.26 civarı ulaştı. O sırada ne yapıyordunuz?

Ben kan ter içinde ev toparlıyordum. Uzun zamandır bu kadar şıpır şıpır terlediğimi hatırlamıyorum. Alnımda bir şıp, burnumun üstünde bir şıp, karın göğüs sırt şılop şulup.

Beş altı sene evvel yogaya yeni başladığım ve kendimi vinyasa derslerine vurduğum sıcak yaz günlerinde ellerim ayaklarım matı tutamayıp foşur fuşur kayacak derecede terlediğim dersler aklıma geldi. Geçenlerde evde kendi başıma yaptığım kırkbeş dakikalık vinyasa pratiğinde de aynı sulanma baş gösterince pek birşey değişmediğini anladım. Vinyasa ve ben eşittir sulu bir ikili. Böylesi sulanmayı sevmeyen kuru ve havadar bünyem için sıkı bir çalışma.

Ne diyordum? Dolunay.

Dolunay’ın ev temizliğiyle falan alakası yok tabii. O benim Neptün etkisiyle paspas olmuş zavallı Ay’ım oluyor. Süpür yavrum süpür. İç dağınıklığımı ev toplayarak gidermeye çalışıyorum. Faydası oluyor mu? Yok. İçimdeki sulara vücudumdaki sular ekleniyor, üstüne bir de terliyorum. Ama ben bu kadar suya dayanamıyorum. Mız!

Kova’daki demokratik Dolunay’a ilerlerken Aslan döneminde kahramanın kendini merkezde tutan sahne oyunculuğuna ve karşısındaki Kova’nın kişileri eşitleyiciliğine bol bol şahit oluyorum.

Ay’ı Aslan bir arkadaşım için biraraya geliyor, onun sahnede olduğu koca bir tribün oluşturuyoruz. Ayrılık zamanı yaklaşıyor, ailesinin biriciği yabancı diyarlara takım adamı olmaya, Kova’lığı öğrenmeye gidiyor. Dünyaya objektif gözlüklerle bakmanın dünyanın tepesinde, kutuplarda mümkün olup olmadığını sorguluyoruz. Burada biriciksin, orada takımdan biri.

Telefonda Güney Ay Düğümü Aslan bir arkadaşımla konuşuyoruz. Tatilden, tatilcilerden, profil değişikliğinden söz ediyoruz. Şimdiye kadar hep kendinin saydığı oyun alanında başkalarının da görünür olduğundan bahsediyor. Eşitlik ve demokrasinin tanımını birbirimize yapıyoruz. Aynı toplumun parçası olmanın unvansız kimliksiz şekilsiz birbirine bakabilmek, yanyana kalabilmek olduğunu kabul ediyoruz. İçimizdeki Kova’yı böyle mi irdeliyoruz? Elitist olmamayı becerebiliyor muyuz? Deniyoruz, istiyoruz.

Yükseleni Yengeç bir arkadaşımın evlilik tazelemek için gün almasına şahit oluyoruz. Heyecanla yeniden ve resmen eş olma hazırlığı yaptığı tarihlerin tam da Dolunay’a denk geldiğini farkediyoruz. Aslan’la yeniden gelen aşkın Kova’yla girilen yoldaşlıkla 8. evindeki derinlikli, eşitlikçi birleşmeyle tamamlanmasını diliyoruz.

Her dolunay bir meyve verir, farkındalık getirirken, Kova bir arkadaşımızın beklediği iş teklifinin sonunda olgunlaşıp onaylandığını öğreniyoruz. Direkt hereketine dönen Satürn imzayı attırıyor, yıldız takipçisi başka bir Kova gazı veriyor. Yıldızlara kurban deyip her birini teker teker gözlerinden öpüyor, malefic benefic hepsi bizim diyoruz.

Grupsal bizlikten birinci tekil bene geri dönüyorum.

Gördüğünüz üzere astroloji değil, içinde astroloji geçen yazılar yazıyorum. Belki ben de yükselenim Aslan’ın gölgesine kaçıp sürekli kendi sahnemde ve oyunumda diretiyorum. Öyle yazma böyle yaz! Savaşma seviş yiğidim aslanım, savaşma seviş.

Soluğu koşa koşa Sabianlarda alıyorum. El yardım por favor!

25 derece Aslan’daki Güneş için diyorlar ki;

Şiddetli bir fırtına sonrası gökkuşağı görünüyor.

25 derece Kova’daki Dolunay içinse;

Bir tamirci arabanın akülerini hidrometreyle kontrol ediyor.

TMA Magazine, August- September 2016

İçinden geçtiğimiz kişisel ve toplumsal zorlukların ardından karşımıza çıkan ışık ve aydınlanmanın farkına ancak varabiliyoruz. İşte bu objektiflikle kendi gerçeğimizi merkezde tutarken başkalarının gerçeklerinin de ayırdına varabiliyor, onlarla eşit mesafede, yanyana kalabiliyor muyuz?

Ne gibi bir bilinç eksikliğinden dolayı bu krizleri yaşıyoruz? Tüm bunlara toplumsal fayda sağlayacak ne gibi kişisel katkı getirebiliyoruz? Bir kişinin başlattığı bilinçlenmenin dalga dalga, çember çember benden bize ulaşabileceğini görebiliyor muyuz? İşte Kova’daki Dolunay’ın akıttığı düşünce besini bu.

Evet sevgili dolunayseverler, bir-dolunay-yazısı-olmayan dolunay yazısı sonunda içimdeki suların yeniden kabardığını ve bedenimden dışarı fışkırdığını hissediyorum. Sanırım ateşleniyorum. Belki de içinde kalmakta zorlandığım sululuğumu ateşle kurutmaya çalışıyorum. Nasıl da güzel uyduruyorum.

El Dolunay, seni bu gece göremesem de sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Suyuna kurban.

Esas budur gerçeklikten kaçmak; kötülüğü bir sorun gibi ortaya koymak, kendisi gibi değil: Kötülük, eğer insan gibi yaşamak istiyorsak, bütün yaşamımız boyunca karşılaşacağımız, yeniden ve yeniden hesaplaşacağımız ve kabul edeceğimiz ve birlikte yaşayacağımız acılar, azaplar, yazıklar, kayıplar ve adaletsizliklerdir. s.45

.

Bir ejderha, uyanık bir şekilde kopya edilmiş ya da kitle üretimiyle ortaya çıkmış bir ejderha değil de, sanatçının kendi bilinçdışından sürünerek çıkan tehdit edici ve açıklanamaz bir kötülük yaratığı, canlıdır; müthiş canlıdır. Küçük çocukları, sanatçıyı ve hepimizi korkutur. Bizi korkutur, çünkü bizim bir parçamızdır, sanatçı da bizi bunu kabul etmeye zorlar. Pogo’nun dediği gibi, düşmanla karşılaştık; düşman biziz. s.101

Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, Ursula Le Guin

DolunayKova

2 thoughts

  1. İçinde bu kadar çok ‘aslan’ geçen bir metni doğal olarak gözlerimi dört değil ondört açarak okudum.

    Zor bir hafta geçirdim. Kendime ait oyun alanıma girip rahatsız edenler sebebiyle içimdeki suyun fokurdamasından olsa gerek tansiyonum tavan yaptı, gözlerimi zor açtım. En son dün akşam yaşadığım şiddetli fırtınayla gelen çözülmenin ardından uzun zamandır ilk defa uyudum ve gökkuşaklı bir güne uyandım. Umarım artık kendi dünyamda özgürce at koşturabildiğim günlere dönebilirim.

    Liked by 1 kişi

  2. 🙂 Geçmiş olsun. Siz doğum gününüze bu dolunay etkisinde girmişsiniz sanki.
    Dolunay zamanları doğal olarak içsel gerginlik yaşarız. Bazen daha yoğun bazen daha az. Ruh bir tarafta duygular öte tarafta yer alır, aynalama olur. Sizin karşı arketipinizdeki (Aslan ve Kova karşıt burçlardır) bir burçta gerçekleşen dolunay o gerginliği yoğun hissettirmiş olabilir. Umarım olumlu bir farkındalık ve aydınlanmayı da beraberinde getirmiştir. 🙂 Sevgiler..

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s