Hayatın sıradanlığını kabullenmekte zorlanıyorum. Knausgaard’ın kitapları mecburi rutinin, tekdüzeliğin, dünyeviliğin sıradanlığını aynalıyor. Onun rutinini okudukça kendi rutinimi pışpışlıyorum. Pış pış pış.

img_8621-1

O yazmak istiyor, ben yazmayı düşlüyorum. O kızının altını değiştiriyor, ben bulaşık makinesini boşaltıyorum. O yemek yapıyor, ben salata yıkıyorum. O kızının pusetini itiyor, ben Coffee’nin tasmasını çekiyorum. 

Zaman geçiyor, yapılması gerekenler yapılıyor, yapılması hayal edilenler hayal olarak kalıyor. Bugün çok iyi bir fikir yakaladım diye hissettiğimde kalbim küt küt atıyor, sıkı bir malzeme potansiyeli adeta kendini gösteriyor, ama o nabız yavaş yavaş, ütünün kumaşın üstündeki kırışıklıkları dümdüz etmesi gibi sabit çizgiye bağlanıyor. Sıradan rutin içinde koştururken iyi fikir ölüyor. Diiiiiitttt. 

Yapılacaklarla özlemi duyulanlar elele gitmiyor. Satürn ve Neptün kare içinde itişti mi böyle oluyor. Hangi gerçek, hangi ideal? 

İnsan niye sıradanı hayal edemiyor? Bak, basit demiyorum. Sade ya da yalın demiyorum. Sıradan diyorum. 

Gerçekte kimsin?

Ne demek istiyorsun? diye karşılık verdim.

Erik Fosnes Hansen bir aziz, kültürel muhafazakar, bir çocuk dahi. Roy Jakobsen İşçi Partisi yazarı. Vigdis Hjort eğlence düşkünü, sarhoş kadın bir yazar. Sen kimsin? Seninle ilgili hiçbir şey bilmiyorum.

Omuz silktim. Güneş karların üstünde parlıyordu.

Bilmiyorum, dedim. Sıradan bir adamım.

Hadi ama! Birşey vermelisin bana. Yaptığın bir iş?

Şurada burada çalıştığım oldu. Biraz eğitim gördüm. Bilirsin..

Yeniden önüne döndü. O gün daha sonra söylemek yerine göstererek sorununu çözdü: Röportajın sonlarına doğru, kişiliğimi yansıtmak için bir dizi duraksama ve sessizlik geliştirdi ve şu sözlerimle noktaladı: Ibsen yalnızın en güçlü olduğunu söylemişti. Bence yanılıyordu.

Aşık Bir Adam, Karl Ove Knausgaard, s.499

Ediyor canım, bal gibi hayal ediyor. Her tarafın patlayıp çatladığı bir coğrafyada, fanusun dışına çıktığında, sıradan ‘medeni’nin sıradan hayatını hayal ediyorsun. İstiyorsun. Ahlıyorsun. Sıradan, medeni hayatın -kalmışsa eğer- özlemiyle yanıyorsun. 

Ay Terazi’de duygusal anlamda medeniyet ihtiyacını dile getiriyor, karşısındaki Uranüs sıradışı bireysellik vurgusuyla tepkimeye hazırlanıyor. Henüz Aslan’a geçmiş Venüs ise hani bana keyif hani bana eğlence diyor.

Duran Duran söylüyor. Ordinary world.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s