Yeniay İkizler’de: Merakla Esnemek

Hoş geldin Haziran.

Siz bu aya nasıl girdiniz bilmiyorum, ama benim sosyalleşme anlamında hızım arttı. İkizler döneminin rasyonelliğini, konuşkanlığını, merakını, düşünce alışverişini, sorgulayan mizacını her bir etkileşimimde hissediyorum. Okula gidiyorum, öğreniyorum, eğitim alıyorum, aldıklarımı aktarıyorum, okuyorum, yazıyorum ve tüm bu aktivitelerin tam ve yerinde olduğunu deneyimliyorum. Böyle sosyalleşme patlamasına can kurban.

Bir yandan İkizler döneminin yöneticisi Merkür’ün halen Boğa’da oluşunun ağır ve temkinli halini de gözlemliyorum. Dilin çiçeklenmesini, doğanın ritmiyle kendini telaşsız ifadesini yaşıyorum. Sokaklardaki çiçeklerin sesini duyabiliyorum, ağacın, toprağın, martının, karganın. Daha dünyevi olarak para pul meselelerinin gündemimde yer aldığına, alım satım dünyasına, kaynaklarımdan çıkanların, kaynaklarıma eklenenlerin ticaretine tanık oluyorum.

Bütün bunlar güneşin artık ısıttığının, yazın neredeyse geldiğinin, içimizdeki güneşin de kendini daha rahat ortaya koyabileceğinin, yazın bedenimizden dışarı çıkabileceğinin işaretçileri mi? Evet. Öte yandan değişken o kadar çok ki..

Şu an değişken burçlarda seyreden Yay’daki Satürn, Balık’taki Neptün ve Başak’taki Jüpiter’le oluşan T karenin açıkta kalan bacağına İkizler’deki Güneş ve Venüs’ün ilerlemesi, üstüne Ay’ın da bu noktaya gelerek Yeniay oluşumuyla büyük kareyi tamamlaması değişkenlikler içinde yer alan yeni bir başlangıç temasını tetikliyor.

Değişken burçların en önemli özelliği esneklikleridir. Değişime uyumlanabilmek, kırılıp bükülmeden esneyebilmek, şartlara adapte olabilmek, akışta kalabilmek. Gölgesi ise seçememek, karar verememek, bir o yöne bir bu yöne gidip savrulmaktır. İşte şimdi gökyüzü şartlarının çok fazla değişkenlikle dolu olduğunu söyleyebiliriz. Büyümek bir yanda kısıtlamalar bir yanda, kendimizi aşmak bir yanda kendi kimliğimiz ve ihtiyaçlarımızla kalmak bir yanda. Dünyanın bir tarafı kuraklıktan kavrulurken, başka bir tarafı seller altında kalıyor. Bir tarafta dogmatik, fanatik, bağnaz bir inanç sistemi yükselirken öte yandan kabullenici, kucaklayıcı, bağışlayıcı, şefkat ve merhamet dolu bir birliktelik ifade buluyor. Hepsi aynı anda oluyor, hepsi aynı anda. Biz de bunun tam göbeğinde, fırtınanın ortasındaki gözde, merkezde duruyoruz. Her Yeniay yeni bir duygusal döngü başlangıcını ifade ederken bu sabah, 5 Haziran 2016 sabah 06.00 civarında İkizler’de oluşan Yeniay hangi konuları gündemimize getiriyor?

İletişimimiz, sözcüklerimiz, düşüncelerimiz ve bunları ortaya koyarak ilişki ve köprü kurma biçimimiz başlangıcın temelini oluşturuyor. Ve fakat İkizler’deki bu Yeniay senenin önemli başlangıç noktalarından biri çünkü içinde kendini aşan enerji dinamiklerini barındırıyor. Sanki bir boks ringinde her bir köşede bir gezegen yer almış, ringin ipleriyle birbirine bağlanmış, it-çek, gelgit ilişkisi içinde birbirini etkiliyor. Bir köşede Güneş, Ay ve Venüs İkizler’de, karşısında Satürn Yay’da, diğer bir köşede Jüpiter Başak’ta, onun karşısında ise Neptün Balık’ta. Düşünceler, inançlar, sorumluluklar, hayaller birbiriyle çarpışıyor. Burada kazanan yok, esneklik göstermek var. Akılla, mantıkla, aşırılıklara kaçmadan, geçmişten getirdiklerimize tutunmadan, taze bir başlangıç adımıyla, ergen bir çocuğun merakıyla ilerlemek. Bütün bu kısıtlamalar baskılar, seller göçler, kurbanlar kurtarıcılar, inanışlar inanmayışlar arasında önyargılara kapılmadan, kalıplara takılmadan gelecek olan yeniye ‘açık’ ve ‘meraklı’ kalabilir miyiz? Önyargısız, koşulsuz, yalansız, sıfırdan merak edebilir miyiz?

Başlangıç noktamız kimliğimiz, duygusal ihtiyaçlarımız ve ilişkilerimizde kendimizi rasyonel zekamızla ifade etmemiz. Satürn inançlarımız, vizyonumuz, yolculuğumuzla ilgili bizi sınamaya devam ediyor. Jüpiter çalışıp çıraklık ederek, ayıklayıp mükemmelleştirerek kendimizi büyütmemiz için koşullarını öne sürüyor. Neptün tüm yaşam ve yaratılışı kucaklamamız, şefkat, merhamet ve birlikle bağlanmamız için başka bir gerçeklik getiriyor. Ve tüm bu dinamikler içinde biz meraklı, öğrenmeye hevesli, esnek, açık gençler gibi gerçek soruları sorabiliyor muyuz? Bu çok değişkenli, oldukça kıpraşık, bol titreşimli, hem huzursuz hem dinamik ortamda kendi merkezimizde kalabiliyor, acelesiz, telaşsız onu ifade edebiliyor muyuz? Merkür halen Boğa’da, en yavaş halinde, evet, ama bu değişkenlik içindeki önemli dayanağımız, güvencemiz belki de.

Sabianlar 15 derece İkizler’de oluşan bu Yeniay için ne diyorlar?

İki Hollandalı çocuk birbiriyle konuşup bilgi birikimlerini değiş tokuş ediyorlar; benzer düşünce yapısındaki insanlarla bizzat temasa geçerek kişinin deneyimlerini açıklığa kavuşturma ihtiyacı.

TMA Magazine, June-July 2016

Bu Yeniay’ın teması dinlemenin ve paylaşmanın gücünü, merakla esnemeyi anlatıyor. Bambu ağaçları gibi. Kırılmadan, bükülmeden, eğilerek, uzayarak.

Yazımı paylaşıyorum. Şimdi merakla sizi dinliyorum.

Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür

Kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür.

Yusuf Has Hacib

Kutadgu Bilig: Mutluluk Bilgisi Kitabı

Buket Uzuner, Su, Giriş bölümü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s