İkizler Dönemi ve Yay’daki Dolunay

20 Mayıs 2016 akşam saatlerinde İkizler dönemi başladı. Bu dönem doğanların zamanı kutlu olsun.

Koç’la başlayan, Boğa’yla sağlamlanan Zodyak döngüsünde İkizler dönemiyle ilk kez soru soruyoruz, öğreniyoruz, öğretiyoruz, iletişim kuruyoruz, konuşuyoruz, dinliyoruz, diğeriyle irtibat sağlıyoruz.

Hava elementinde, değişken bir burç olan İkizler düşünsel merakı, rasyonel zekayı, bilgi alışverişiyle köprü kurmayı, bu anlamlardaki esnekliği ve değişkenliği ifade ediyor. Her zaman madalyonun diğer tarafını görüp göstermek istiyor çünkü içinde bu dualiteyi barındırıyor. Siyahta dururken beyazı, erilden konuşurken dişiyi, iyiyi sahiplenirken kötüyü yansıtıyor. İkizlerin özünde işte tam da bu yatıyor: zıtlıkları birleştirmek, karşıtlıklar arasındaki irtibatı sağlamak. Yargı yok, savaş yok, ikiliğin kendisi var. Hamuru bu.

Mitolojide İkizler arketipi çeşitli hikayelerle anlatılıyor. Örneğin Castor ve Polluks başka ikiz kardeşlerle savaşa tutuşuyorlar. Castor ölüyor, Polluks kardeşinin kaybına o kadar üzülüyor ki Zeus’a benim canımı al, onu yaşat diye yalvarıyor. Kendini ikizinden ayrı göremiyor. Zeus da ikizlere bir gün ölüler diyarında, bir gün Olimpos’un tepesinde yaşamayı vaad ediyor. Polluks kardeşini bu şekilde kurtarıyor. Bu da İkizler’in neşeden karamsarlığa geçiş hızını anlatmak için vurgulanıyor.

Başka bir hikayede ise savaş tanrısı Mars’ın (Ares’in) çocukları olan Romulus ve Remus daha sonra Roma İmparatorluğu olacak toprakları çizmek için rekabete giriyorlar. Remus hırsla Romulus’u öldürmek isterken Romulus kendini savunurken Remus’un ölümüne sebep oluyor.

Kardeşler arasındaki düşmanlığın sonu her zaman cinayetle bitmese de erişkinlik dönemine sarkan soğukluk ve nefret kimi zaman çocuklukta çekişmenin işbirliğinden nefretin ise sevgiden daha ağır basmasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. *

Hemcins olan iki kardeş arasındaki ayrılmaz ilişkinin resmedildiği hikayelerde biri ölümlü biri ölümsüz, biri iyicil biri kötücül olarak anlatılırken, psikolojik yoruma göre bu iki kardeşin İkizler burcu kişisinin içindeki dualitenin yansıması olduğu, kişinin zıt ikizini aslında kendi içinde barındırdığı söylenebilir. Jung dünyasında ışık ve gölgenin birbirinin ayrılmaz eşi, kardeşi, değişmez unsuru olması gibi. İkizler kendi içindeki zıttıyla bütünlenene dek ikiz kardeşlerden birinin mizacını kendine seçip diğerini dışarı veriyor, karşısındakine yansıtıyor. Astrolojide bunun olumlaması yansıttığını gör ki bütünlen olarak tanımlanıyor.

İkizler bilgiyle ilgileniyor, iki yönlü olması tarafsızlığını, bir olaya her iki yönden de bakabilmesini gösteriyor. Onun kaynağını merak oluşturuyor. Her dem merak eden, öğrenmek için iflah olmaz bir iştaha sahip olan, o ne bu ne diye sürekli soru soran ergen bir çocuk gibi. Öyle ki sorulardan insan bunalabilir, ama bu merak ve öğrenme hevesine hayran olup kızmak mümkün olmayabilir. Çünkü merak o kadar saf ve naif bir irtibatla gelir.

Demek ki Haziran’ın yirmilerine kadar içimizdeki İkizlere odaklanırsak, soru sormak, dinlemek, öğrenmek, öğretmek, merak etmek, madalyanonun öteki yüzünü görmek, olaylara yargısız ve mesafeyle bakabilmek, rasyonel zekayı kullanabilmek, düşünmek, konuşmak, düşünsel kıvraklıklara açık olmak temalardan bazıları olarak sıralanabilir.

İkizler dönemi henüz çok taze başlamışken karşısında bu gece, 22 Mayıs 2016 00.15 civarında konumlanacak Yay’daki Ay ile Dolunay fazını yaşayacağız. Hatırlatmak gerekirse, Dolunay dönemleri duygusal ihtiyaçlarımızla ilgili bir farkındalık zamanı, karar vermekle vermemek arasında gidip geldiğimiz içsel bir gerginlik halidir. Bir önceki Yeniay’da atılan tohumun meyve verip olgunlaştığı, o meyveyle ilgili ne yapacağımıza dair aydınlanmaya ulaştığımız zamandır.

İkizler dönemine girmemizle daha yeni soru sormaya, merak etmeye, düşünmeye, hava elementini ifade etmeye hazırlanırken ateş elementindeki Yay bize inanç sistemimizle ilgili karşı yönden bir ayna tutuyor. İkizler bilgiyle Yay anlamla, İkizler düşünceyle Yay inançla, İkizler ne ile Yay nasılla ilgileniyor. İkizler-Yay aksındaki bu Dolunay bize bilmekle inanmak, sorgulamakla anlamlandırmak arasında bir denge bulabilmemiz için zemin hazırlıyor. Ve fakat, ortalık ılıman ve sakin değil. Aksine, tepkiselliğe, patlamalara, huzursuz çalkantılara ve sabırsız çıkışlara müsait.

Dolunay ile kavuşum halindeki Mars duygusal olarak kendimizi ifade etme cesaretini ve iradesini içimizde gürül gürül hissettirirken gölgesiyle sabırsız, yakıp yıkmaya müsait, duygusuna savaş ve kibir kaçmış bir tiranı da beraberinde getiriyor. Patlamaya müsait volkan gibi olabiliriz. Ne uğruna? İnançlarımız, hayat felsefemiz, yüksek aklımızın getirdiklerini ifade edip dışarı vurmak pahasına. Halbuki bu fütursuzca ortaya çıkış sonrası ortalığı toparlamak mümkün olmayabilir. O zaman ne yapacağız? İkizler’e yeni girmiş Güneş’i, hava elementini, rasyonel zekayı hatırlayıp duygularımıza mesafelenmeye çalışacağız. Sakin kalmaya, serinkanlı olmaya, sorgulamaya, madalyonun her iki tarafını da gördüğümüzden emin olmaya. Bunu yapmak kolay mı? Değil. Ama denemeye, hatırlamaya değer. Bir aksiyon almamız gerekiyorsa alabiliriz, ama bunun kaynağının nereden geldiğini bilerek yapmamızda fayda var. Tepkisel bir öfkeyle mi, serinkanlı bir rasyonellikle mi? Denge bu ikilemin içinde.

İkizler’in yöneticisi Merkür retro hareketinin son demlerinde, 22 Mayıs’ta artık durağanlaşıp direkte dönecek ve 7 Haziran’da gerilemeye başladığı noktaya gelip tam hız görevini yerine getirmeye başlayacak. Doğası gereği cıva gibi akmasına biraz daha var, zira Merkür Boğa’da en ağır halinde. Bu konumdaki Merkür sahip olduklarımız, kaynaklarımız, değerlerimiz ve özdeğerimizle ilgili emin, istikrarlı adımlarla ilerleyip kendimizi ifade etmemiz konularında Başak’taki Jüpiter ve Oğlak’taki Plüton üçgenleriyle destekli olacak. Önümüzdeki günlerde artık bizim için nelerin değerli olup olmadığı, nelerin bizi büyütüp genişlettiği, nelerin bizi derinlerimizden güçlendirdiği manasında netliğe kavuşmaya başlayacağız.

Öncelikle Yay ve İkizler, akabinde Başak ve Balık burçlarının başında doğanlar için indikatif olan bu Dolunay’la ilgili bakalım Sabianlar ne demişler.

2 derece İkizlerdeki Güneş **

Noel Baba şöminenin önünden sarkan çorapları gizlice doldurur;

manevi nimetlerle ödüllendirilmiş bir inanç.

2 derece Yaydaki Ay **

Beyaz köpüklü dalgalar rüzgarın deniz üstündeki gücünü gösterir;

insanüstü dürtülerin baskısıyla bilinçdışı enerjilerin hareketlenmesi.

Bu gece İstanbul’un yağmurlu bulutlu gökyüzünde Dolunay’ı görebilecek miyiz bilmiyorum, ama görebileceğiniz bir an yakalarsanız hemen yanında sabit bir şekilde parlayan Mars’ı da farkedebilirsiniz. Dolunay ve Mars bu gece elele olacak. Peki biz bu içimizi ateşlemeye müsait zamanda hangisiyle elele tutuşacağız? Öfkeyle mi sakinlikle mi? Bekleyip göreceğiz.

* İçimizdeki Mitoloji, Liz Greene – Juliet Sharman Burke

** The Mountain Astrologer Magazine, April-May 2016

kayislayuruyus2
Ne senle ne sensiz ikilisi Gandalf ve Coffee

2 Replies to “İkizler Dönemi ve Yay’daki Dolunay”

  1. Sakin kalalım ama enerjik olalım lütfen, (öfke istemiyoruz) ve ben galiba bu Gandalf ve Coffee’yi sarıp sarmalamak istiyorum.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: