Gökyüzü

Saat gece 23.41. Hemen şimdi kafanızı kaldırıp gökyüzüne bakın. Yarımay’ı gördünüz mü? Güzel. Peki yanında pırıl pırıl parlayan yıldızı? İşte o da Jüpiter. Birlikte ne kadar güzeller. Ama daha güzeli kafayı kaldırıp bakmak, görmek, farketmek. Merak.

Astrolojinin astronomik faydası oluyor mu, oluyor. Bugün Ay’ın Başak’ta olduğunu biliyorsun, Jüpiter’in ise yaz sonuna dek Başak’ta seyrine devam ettiğini. İki aynı burçtaki yıldızı -özellikle biri Ay’sa- gökyüzünde birlikte gördüğünde adını koyuyorsun. Mutluluk.

Arabayı çarptım, her anlamda yayan kaldım. Hayat durdu, hatırladım. Bunun rüyasını o haftabaşı görmüştüm. Bey’e kızıyordum. Arabayı yok pahasına takas etmiş, bindokuzyüzyetmiş model tıntın teneke bir Anadol’la değiştirmişti. Arabayı almaya gittiğimiz yer Mecidiyeköy’de E5’in altıydı. Terkedilmiş, çürümeye bırakılmış gibiydi. (Kazayı Anadolu yakasında E5’te yaptım, rüyamdaki gibi arabam bir nevi E5’in altında kaldı). Bu mu yani diyordum, yolda giderken asfaltı göreceğiz, Taş Devri gibi arabayı ayaklarımızla iteceğiz. Önemli değil diyordu, getir götür sadece, yeter ki ayağımızı yerden kessin. Kazanın ertesi günü pert ihtimali ortaya çıkınca birden çarpılmış gibi uyandım. Evreka.

Geçen hafta çok rüya gördüm. Yakın arkadaşlarımı, eski sevgililerimi, göçüp gitmiş rahmetlileri, büyükleri, küçükleri, kendimi, Bey’i, Coffee’yi. Mesajlardan mesaj yağıyor, rüyalarım beni uyutmak değil, uyandırmak için dürtüyordu. Bazılarını defterime yazdım, bazılarını içinde rol alanlara anlattım, bazılarını zihnimin arka çekmecelerine attım. Gizem.

Carl Gustav Jung’un Rüyalar kitabına sarıldım.

Rüyalar bizde bir tutarsızlık ve anlaşılmazlık hissi uyandırır. Freud bu karmaşık imgeler dizisini rüyanın açık içeriği olarak adlandırır; açık içerik rüyaların görünen yüzüdür ve Freud bu görünen yüzün arkasında asıl düşünceyi -yani rüya düşüncesini- ya da gizli içeriği arar. Burada Freud’un, rüyanın büyük bir binanın ön cephesi olduğunu ne sebeple düşündüğünü ya da rüyaların gerçekten de bir anlamı olup olmadığını sorgulayabiliriz. Onun bu düşüncesinin temelinde bir dogma ya da a priori fikir değil, yalnızca ampirizm vardır -yani hiçbir psişik (ya da fiziksel) gerçeğin tesadüfi olmadığını gösteren tecrübeler. O halde rüyaların sebepleri olmalı ve bu sebepler karmaşık birtakım olayların bileşiminin bir ürünü olarak ortaya çıkmalı…

Rüyalar, Carl Gustav Jung, s. 12

Bilinçdışında bu arabanın bir şekilde hayatımdan çıkmasını istedim, ama onu bırakmayı, onun temsil ettikleriyle vedalaşmayı kabullenemedim mi? Aklımdan bu fikir geçmiş, ağzımdan bu laflar çıkmıştı. Bu arabayı işi bıraktığım senenin başında almıştım. Onu seçmiş, beklemiş, almamla severek kullanmıştım. Hayatımdan somut soyut kurumsal iş hayatına dair bir sürü sahiplenilmişlik çıkar, yerini yenileri doldururken arabanın o dönemden kalanlardan olduğunu kaza sonrası farkettim. Ne yani? Sıfırlanıp arınma güdüsüyle bilinçdışında bu kazayı kendi kendime yaptırtmış mıydım? Delilik.

Halbuki annem tam benim yaşımdayken E5 üzerinde arabayla çok ciddi bir kaza geçirmiş, ölümden dönmüştü. Onu korkuluklara çarptırmışlardı. Her boyutta ciddi travmaydı. Benimkiyle karşılaştırılabilecek bir ortak paydası yoktu. Aynı yaşta olmamız, yakın muhitlerde bulunmamız dışında. Günü ve tarihi çok iyi hatırlıyordum. Annemin kazasının ve benim kaza yaptığım anın haritasına açıp baktım, karşılaştırdım. Annemin kazasında Satürn Yay’da retroydu, Uranüs’le kavuşumdaydı, Mars ve Güneş Aslan’da bu ikiliye üçgen yapıyordu. Plüto ise Güneş’e kare açıdaydı. Ateş elementinde yeterince drama vardı. Benim kazamda ise Güneş ve Ay’ın birlikte olduğu, içinde Uranüs’ün de bulunduğu Koç’ta Yeniay vardı. Satürn Yay’da retrodaydı. Mars da Yay’da Satürn’le kavuşumdaydı. Plüto Güneş ve Yeniay’a kare yapıyordu. Yine bol ateş, sert Plüto. Neptün ise ikimizin de kişisel gezegenlerinin tam tepesindeydi. Onunki Mars olunca başka seyirmiş, benimki Ay olunca başka sonuçlanmıştı. Kehanet.

Svagito Liebermeister’in Sevginin Kökleri kitabını okurken anneme, anneanneme, annemin anneannesine ve anne tarafındaki kadınlara, teyzelere, büyük teyzelere dair bir sürü soruyla dolup taştım. Hepsi bir ışık yaktı, bir tele bastı, bir ses çıkardı. Gökyüzünü yeryüzünde arar oldum. Ailemin kadınlarınıysa kendi içimde. Tepemdeki tavan uçup gidince yeryüzünden gökyüzüne döndüm. Ve onları gördüm. Ay ve Jüpiter’i. Gecenin koyu lacisinde. Gerçeklik.

Anneye yönelme güdüsü, her çocukta doğal olarak vardır. Bu hareketi ‘birincil sevgi’ olarak da adlandırabiliriz. Bu çok güçlü ve şartsız bir sevgidir ve doğa çocuğun hayatta kalmasını bu sevgiyle güvence altına alır. Aynı şekilde anne de çocuğuna bakma güdüsü taşır. Bu iki doğal güdü anneyle çocuk arasında derin bir bağ oluşmasını sağlar.

Çocuğun anneye yönelme hareketinin kesintiye uğraması çocuğun anneden hatta bazen babadan bile duygusal olarak uzaklaşmasına neden olur. Bu olay çocuğun kişisel yaşamındaki bir travmadan kaynaklanır ve bugüne kadar tartıştığımız kilitlenme sorunlarıyla hiçbir ilgisi yoktur.

Sevginin Kökleri, Svagito R. Liebermeister, s. 93

Eve dönünce odamdaki tavana, oradan görmediğim göğe baktım. Telefonumdaki Star Walk uygulamasını açtım. Gezegenlerin, uyduların, takım yıldızların yerini bulması için ona zaman tanıdım. Sonunda odamdaki Ay ve Jüpiter’in yerini konumladım. Kalakaldım. Tavandaki lambanın hemen üstünde, lambanın ucuna asılı ahşap Ay sarkacıyla elelelerdi. Örtüşme.

Saat 01.07. Hemen şimdi başımı eğiyor, gözlerimi kapıyorum. Görüyorum. İşte rüyamdaki gökyüzü. Kim elele, kim yanyana, kim omuz omuza? Dokun, dinle, hisset. İçinde. Sezgi.

AyJupiterOdaAy

2 Replies to “Gökyüzü”

  1. Çok geçmiş olsun Neslihancığım, sana bir şey olmamış ya çok şükür 🙂 Yazını çok beğendim.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s