Hıh

Bir hışım aşağı indi. Ne duş almış, ne elini yüzünü yıkamıştı. Eline gelen ilk kıyafeti üstüne geçirmiş, birkaç saniye içinde ne diyeceğini kafasında şöyle bir tartmıştı. Hah! Tartsa ne olacaktı? Karşısındaki tipi bilmiyor muydu? Söylenmeye gelince bir araba dolusu laf, yüzleşmeye gelince gak.

Yaşlı kadın, taşındıkları ilk günden apartmanda mimlediklerindendi. Çoraplı ayaklarına geçirilmiş beyaz sokak terliklerini sürüye sürüye bahçede dolaşır, kınasının yarısı gitmiş taraz taraz beyaz saçları, deli deli bakan pörtlek gözleri, koca ağzından fırlayan altın dişleri, uzun el örgüsü mor yeleğiyle insanı elektriklendiren bir izlenim verirdi. Her an çarpabilir çatlak bir kaçık.

Sürekli söyleniyordu. Üst kattakilere söyleniyordu, kapıcıya söyleniyordu, köpeğini gezdirenlere söyleniyordu, beslediği kedilere söyleniyordu, bir komşuya diğerini şikayet edip söyleniyordu. Kadının işi buydu. Bir şikayet bir söylenme. Ne zaman bu vıdıvıdılara balkonda çiçek sularken kulak misafiri olsa, kimbilir bize ne zaman sıra gelecek diye içinden geçirirdi.

O gün gelip çatmıştı. Şimdi aşağıda, kadının kapısının önündeydi. Zili çalıp bekledi. İçerden hiç ses gelmedi. Sonra kapı trak diye açıldı. Kadın tam karşısındaydı. İlk defa karşı karşıya duruyor, birbirlerine bakıyorlardı. Bu o kadar yabancı bir histi ki.. Kadın gerçekten alt komşusu mu anlamak için vücudunu hafif öne eğdi, arkasına ışık vuran kadının gölgede kalan yüzüne sessizce baktı.

‘Merhaba. Ben üst komşunuz, Nefise.’

Merhabasına karşılık verdi mi, bilemedi. Şu apartmana taşındı taşınalı kaç kere günaydın demesine rağmen ne cevabını ne de kendiliğinden selamını almıştı. Üstünde durmadı, esnasında şu hareketi yakaladı. Namaza duranlar gibi karnının üstüne doğru kavuşan iki el, içeri doğru çekilen bir göğüs, hafif dışarı çıkan omuzlar. Yaydan çıkmadan evvel geriye doğru çekilen bir ok.

Fırladı.

‘Heh! Kaç kere söyledim kızım, kaç kere. Ben kimseyi üzmek, kırmak istemem. Komşu komşunun gözüne bakar.’

Motor takmış, nefes almadan ardı arkasına saydırıyordu.

‘Bir diil, iki diil, dört diil. Ne cam kalmış ne çerçeve. Döküp döküp atıyonuz, döküp döküp atıyonuz.’

‘Teyze, nereye ne atıyoruz? Dışarıda yağmur yağıyor. Senin camlar açık mı duruyor?’

‘Hayır ben gördüm, iki gözümle gördüm. Yalan mı söyleyecem? Senin yanında biri mi var? Yardımcın mı? Kim o? O aldı suyu, böööle boşalttı aşağı. Yalansam yalansın de, yalancısın de. Ben yalan mı söylüyom? Ne camım kaldı ne çerçevem. Tööbe tööbee’

Gündelikçileri hakikaten aşağı su dökmüş, camları yıkamış olabilir miydi? Normalde sadece bezle silerdi. Su dökmek de nereden çıkmıştı şimdi?

‘Ben kimseye yalancısın değilsine gelmedim teyze. Bir derdin mi var? Bizden mi kaynaklı? Ben yukarıdayım. Tık tık, kapıyı çalar, derdini söylersin. Kızım ayıp oluyor, sizden bize su geliyor dersin, anlaşır halleşiriz. Ne o öyle mahalleyi ayağa kaldırıp konu komşuya şikayet etmeler, camdan aşırı duyayım diye avaz avaz söylenmeler? Ya duymasaydım, bilmeseydim, gelmeseydim? Bir sene böyle devam edecek, sen de konu komşuya şikayet edip söylenerek gezecek miydin?’

Nuh diyor peygamber demiyordu.

‘Ben kimseye söylemem, kimseye şikayet etmem, kimseyi kırmak istemem, ama herkes duyar, Allah da duyar. Herkes göreceğini görür, duyar.’

‘Teyze, durumun muhatabı duymadıktan sonra Allah duysa ne yazar? Allah çözecekse işini eyvallah.’

O sırada kapıcı apartmana girdi. Kadın can havliyle beklediği yardım Hızır olmuş da gelmiş gibi adama doğru hereketlendi.

‘Bak bak, ben Adil’e de dedim. Adil! Gel! Bak, sana demedim mi, bak? Artık yetti demedim mi? Söyle bunlara döküp saçmasınlar istemedim mi? Bunlar terbiyesiz demedim mi? Bak dedim, sakınmadım valla dedim.’

Adil efendi şaşkın, donakaldı. Nefise bir yandan göz kaş yaptı, idare et mesajı verdi, diğer yandan Adil’e yüklendi.

‘Eee, sen niye söylemedin Adil efendi, de bakalım!’

Adil efendi dut yemiş bülbül gibiydi. O sırada nefes alıp almadığı bile belirsizdi. Belki gerçekten kadın Adil’e şikayet etmiş, Adil de ne uğraşacağım bu delinin işiyle deyip sallamış, belki de işin muhatabının aslında Nefiseler değil de, üstteki diğer komşular olduğunu bilip işi ona aksettirmemişti.

Nefise kadının ellerine davrandı, iki avucunun içine alıp tuttu, gözlerinin içinde yanıt aradı.

‘Teyze, senin adın ne?’

‘Hatice’

‘Bak Hatice teyze, ben Nefise. Üst kattayım. Benimle bir derdin varsa çözmeye hazırım, ama bana gelmezsen bilemem, çözemem. Öyle ortalıklarda söylenip de konu komşuya şikayetine gelemem. Tamam mı?’

Kurbanlık hayvan üstü el sıkışıp anlaşan adamlar gibi kadının ellerini tutup salladı salladı bıraktı. Aşağı indiği hızla yukarı fırladı. Ne acayip insanlar vardı. Hem derdin var diye vırvır söylen, şikayetlen, hem de ayağına çözüm geldiğinde yok üzmem yok kırmam etmem diye geri basıp debelen.

Belki de mesele buydu. Amaç çözüm bulmak değil, söylenip ona buna şikayetti. Olayın muhatabı değil, dedikodusu elzemdi.

Amaaan. Onunla mı uğraşacaktı? Zaten şu komşuluk olayından oldum olası haz etmezdi. Mecburi ilişkiler. Sahte samimiyetler. İyi ki kapısına dayandım diye düşündü. Etrafından dolanıp konuya gelemeyenlere kıldı. Öte yandan bu deli kadının iddiası su dökme hadisesi hala gizemini korumaktaydı. Gündelikçisi ne balkonu yıkamış, ne aşağı su atmıştı. Bu deli kaçıkla yalancısın değilsin çelişkisine girmekse saçmalıktı.

Yağmur durdu, güneş başını bulutların arasından hafifçe çıkardı. Camların önündeki sardunyalar diri yaprakları, kırmızıları pembeleriyle pırıl pırıl parladı. Topraklarını parmakladı. Yağmurdan bir damla bile nasiplerini almamışlardı. Tuhaftı. Uzatmadı. İçeri gidip maşrapayı doldurdu, çiçeklerin dibinden sularını verdi, suyun topraktan süzülüşünü izledi. Birkaç saniye sonra alt kata damlayan suyun sesi geldi.

Tıptıptıptıptıptıp.

Kafasını uzatıp aşağı baktı. ‘Hıh’ladı. Yavaşça camı kapattı.

CofSardunya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s