Dolunay Kova’da: Özgün Bir Dil

23 Temmuz’da Aslan’da ilerlemeye başlayan Güneş ateşli mizacını aynı bir aslan gibi ortaya koydu ve sahne aldı. Hava çok sıcak!

Meterolojinin astrolojiyle direkt alakası yok, ama durum uygun. Hava sıcak, bizler de aslanlar gibi ateşliyiz. Biraz serinleyelim mi?

Güneş’in Aslan’da seyrettiği dönemler kişisel isteklerimize odaklandığımız, yaratıcılığımızı ortaya koyduğumuz, içimizdeki çocuğu ortaya çıkardığımız, merkezde olmak, takdir edilmek, sahne almak için harekete geçtiğimiz zamanları temsil eder. Bütün bunlarla doğal olarak farkedildiğimiz dönemi.

Öte yandan bu benmerkezci yaklaşımla diğerlerini kaale almayı unutmak, sadece kendi oyun alanımızla ilgilenip kendi krallığımızda ısrar etmek, ahkam kesmek, ilgi delisi olup bunu alamadıkça çocuk gibi şımarıklıklara meyil etmek de söz konusu olabilir.

31 Temmuz 2015’te Kova’da gerçekleşecek olan Dolunay böyle bir tema söz konusuykan bizi duygusal olarak masanın diğer tarafından bakmaya davet ediyor. Kendi merkezimize odaklanmışken toplumsal iyiliği düşüneceğimiz, insanlarla eşit, demokratik ilişkiye girebileceğimiz, kendimiz dışındakileri kaale alabileceğimiz kollektif akıl ve bilincin farkındalığına.

Bu farkındalık hem ülkemizde hem de dünyada içinden geçtiğimiz ‘radikal değişim’ dönemine dair ipuçlarını da veriyor. Her birimiz mikro hayatlarımızda özel, eşsiz ve ayrı bireylerken makro düzlemde dil, din, ırk, cinsiyet, kültür ve kök olarak birbirimizden ne kadar farklıyız? Hepimiz insan mıyız değil miyiz? Eşit miyiz hiyerarşiye mi özenmekteyiz?

Aslan – Kova aksında gerçekleşen Dolunay’ın işaret ettiği nokta bu. Kendi özgünlüğümüzü ortaya koyup parlarken bunu toplumsal bilinç ve farkındalıkla yaparak kendi değerlerimizi paylaşanlarla buluşabilir, kendimiz olurken kendi grubumuzu, kabilemizi bulabilir miyiz?

Dolunay haritasında Ay’ın pozisyonu iletişim, öğrenim-öğretim, yakın mesafe yolculuklar, kardeşler, komşular ve mahallemizdekilerle ilişkiler alanlarında yer alıyor. Bu alanlarda kendi özgünlüğümüzle hareket ederken daha iyi bir toplum, bilinç, eşitlik adına objektif kalabilir, mesafemizi koruyabilir miyiz? Kova sabit nitelikli bir hava burcudur. Mesafesini düşünceleriyle, objektifliğiyle gösterir, herkese eş mesafede yaklaşarak bunu ifade eder. Öte yandan sabitfikirliğe kapılıp kendi düşüncelerinin doğruluğunda ısrar edebilir. İşte duygusal olarak bu ‘ben bilirim ve sadece ben bilirim’ ısrarına kapılmadan, her düşüncenin masamızda yer almasına izin verirken kendi düşüncelerimizi de çekinmeden ifade ederek kendi çevremizde demokratik, insancıl ve toplumsal bilinçliliğe ulaşma yönünde somut adımlar atabilir miyiz?

Bir yandan Satürn hala Akrep’te geriliyor ve geçtiğimiz 2,5 sene boyunca dönüşüm konularında aldığımız sorumluluklar, yapmamız gereken eleme ve çalışmalara dair son içsel değerlendirmelerimizi yapmamız konusunda bizi gerçekçi olmaya çağırıyor. Jupiter ise Aslan’da ona kare yaparak almamız gereken sorumluluklarla ilgili ufkumuzu genişletme, kendimizi aşma ve bunu yaratıcılığımızı ortaya koyacak şekilde ortaya koyma babında zorlayıcı bir enerji sunuyor. Bu iki enerjiyi olumlu anlamda yorumlarsak geride bırakmamız gerekenlerle ilgili gerçekçi olmak, bizi gerçek anlamda büyütüp parlatacak özümüzü keşfetmeye yönelik adımlar atmak mümkün mü? Yengeç’teki Mars’la Koç’taki Uranüs’ün karesi mücadelemizi direkt olarak değil, daha duygusal, dolaylı, koruyucu bir tavırla vermemize sebep olurken aydınlanma, uyanma ve yeni ilhamlarla kavuşmak için yola çıkmak, sadece kendi isteklerimiz için yola çıkmak, bırakılması gerekenleri geride bırakmak, onlardan ayrılmak olası mı?

Önümüzdeki döneme dair birkaç uzun soluklu öngörü:

  • Satürn 2 Ağustos’ta retro hareketinden direkte dönecek ve dönüşüm konularımız her neyse onlarla ilgili artık karar verip harekete geçmek, ilerlemek zamanının geldiğini ifade edecek. 19 Eylül’de ise Akrep’ten çıkarak tekrar Yay’a girecek ve 2017 sonuna kadar bu burçta kalacak. Çalışma konularımız inançlarımız, prensiplerimiz, hayat felsefemiz, kendimizi aşma yöntemlerimiz, din, fanatizm gibi konular olacak. Evet, çalışma zamanı Akreplerden bir otuz yıl kadar uzaklaşıp Yaylara geçiyor olacak.
  • Jüpiter 12 Ağustos’ta Aslan’dan Başak burcuna geçecek ve 10 Eylül 2016’ya kadar orada kalacak. Yaratıcılığımızı ortaya koyarak kendimize odaklandığımız, bu şekilde kendimizi büyütüp geliştirdiğimiz alanlar artık yerini daha mütevazi olduğumuz, geri planda kalarak hizmet ettiğimiz, bunu iş hayatı ve günlük çalışmalarımızda sağladığımız, sağlığımız konusuna eğilerek ifade etmemizle anlam kazanacak. Başakların kendilerini büyütüp anlamlı çalışmalar yaparak mükemmeliği aramaları için önlerinde fırsatlar bu sene yer alacak. Jüpiter en son Ağustos 2003 – Eylül 2004 arası Başak burcundaydı. O zamanlar kendinizle ilgili nasıl hizmet ve sağlık çalışmaları içinde olduğunuzu, kendinizi nasıl büyütüp geliştirdiğinizi düşünerek ipuçları yakalayabilirsiniz.
  • 19 Temmuz’da Başak burcuna geçmiş olan Venüs gerilemeye başlamasıyla 1 Ağustos ‘ta yeniden Aslan burcuna girecek ve 6 Eylül’e kadar orada kalacak. Bu da kişisel değer sistemimiz, ilişkilerimiz, sevgiyi ifade ediş biçimimizle ilgili içsel bir değerlendirme döneminde olacağımızın habercisi olacak. Venüs aynı şekilde 2007 Temmuz-Eylül arasında Başak’tan Aslan burcuna geçerek gerilemişti. O zaman yukarıdaki konularla ilgili neleri değerlendiriyor, bu süreçten sonra kendinizi dış dünyada ifade etmek üzere hangi yönlerinizi ortaya çıkarıyordunuz? Düşünmeye değer.

Bütün bu yakın gezegenlerin hareketinin dışında üç kollektif gezegen Uranüs (aydınlanma, özgürleşme, ilham alma, sürprizler) Neptün (fedakarlık, birleşme, kabullenme, aldanma, hayalkırıklıkları) ve Plüton’un da (ölüm, dönüşüm, sıfırlanıp yeniden doğma, manipülasyonlar, güç) gerileme hareketinde olduklarını belirtelim. Yani kollektif anlamda da içsel değerlendirme zamanındayız. Her gerileme hareketi içe dönüş, her direkt harekete geçiş dış dünyada ifade bulma demek.

Dolunay Kova’da olunca ne zamandır yazamadığım astrolojiye abandım biraz, affola. Yazamadığım Yeniay ve Dolunay yazılarını telafi etmesini ümit edip bitireyim.

Dolunay’la açtık, Dolunay’la kapayalım.

Aynı ay içinde iki kere Dolunay oluşunca (ilki 2 Temmuz’da Oğlak’taydı) ikincisine daha güçlü olması sebebiyle Mavi Ay deniyor. Bu ayın önemini Sabianlar nasıl yorumlamışlar bakalım.

Çok güzel giydirilmiş mumdan figürlerin sergilenmesi. Bizlere yeni bir kültürün arketipini takdim edecek Örnek Kişilerden alınacak ilham.

TMA Magazine, June-July 2015

Kova’daki Dolunay’ın hepimizin içindeki özgünü demokratik bir şekilde ifade etmemize yardımcı olması dileği, ilham için akustik müzik desteğiyle geliyor. Bu altı parçalık mavi playlist Mavi Kuş’lu, Mavi Ay’a özel..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s