Zamansız ayrılığa nasıl hazırlanılır? Geleceği planlarken içindekilerden ne kadarı kayıpları barındırır? Öğretiler bizi şimdinin farkındalığına davet ederken, anın gerçekliği değişiverince insan nerede kalır?

Ölüm.

En hazırlıksız yakalanılan ayrılığın değişmez bir numarası. Öncesi, sonrası yok. Varolan sadece ölümün mutlakiyeti. Şu an varsın, birden yoksun. Nokta. Boşluk. Karanlık. Son.

Halbuki sadece bedenin tükenmiş, pilin bitmiş, ruhun uçup gitmiş. Beden dışındaki tüm varlığınla hala bu dünyadasın, yer kaplamaktasın. Belki görünen belki görünmeyenlerinle. Çoluğun çocuğun mu, eşin dostun mu, kıyafetlerin kitapların mı, saçın kaşın mı..Belki duygu ve düşüncelerin, sevgin ve öfkelerin, sözlerin ve söylemediklerin, yokluğunla varlığını hissettirme şeklin..

Yokluk.

Bir ölüm değil belki. Kimine göreyse ölüm beğenme şeklin. Alıştığın düzen, dayandığın güvencen, elinde avucundaki birikimin, barınma, korunma, olma şeklin kaybolsa ne edersin? Bazen derinden yol alıp göçükle talan olan bir maden, bazen tıpası kapatılmamış bir küveti doldurmaya çalışan bir musluktan gelen. Belki bir kaza, belki bir hata. Hiçbiri değil, hepimizin bu dava. Doldurma hızına karşı boşaltma hızı. Varlığa karşı yokluk. Dün neydin, bugün nesin, yarın nereye gitmektesin? İç sesine, sezgilerine, tüm benliğine ve maneviyatına güvenirken sen de bedensiz, sınırsız, ‘varlıksız’ değilsin. Yokluğunu nereye yerleştirmektesin?

Ayrılık.

Belki de özgürlüktür. Yalnızlık. Tekbaşınalık. Bağımsızlık. Bireylik. Yetişkinlik. Ya sen seçmediysen? Kendini iki yarımdan oluşan bir zannederken bir artı birin hiç bir zaman iki etmemiş olduğunu farkedersen? Ya da ya da dişinle tırnağınla tutunmuş, yaratmış, üretmişken ortamından koparılıp hadi sana eyvallah denmişsen?

Hiçlik.

Hepsinin ortaklaşa vardığı yer bu. Hiçleşme durumu. Hiçim, hiçsin, hiç. Anlamsız, faydasız, gereksiz, bağlantısız, bedensiz, ruhsuz, sınırsız, kopuk. ‘Sız’lar yığını. Uçan bulut. Şişen balon. Süzülen kuş. Yere bakan göz. Yere basmayan ayak.

Zamanla test ediliyoruz bu dünyada. Zamanın bittiği yerde biz de bitiyoruz. Bazen son nefesimizle, bazen edinimlerimizle, bazen ilişkilerimizle, bazen kişiliğimizle.

Zaman-hiç-bir-za-man-yetmiyor-bize.

Satürn geri hareketine başladı, dış dünya zamanı içeri kaçtı. Uranüs Plüton karesi keskinleşti, ani ölümler, dönüştürücü ayrılıklar kol kola girdi. Neptün yeni derecesine adım attı, sisteki gemi derinliği yardı. Güneş Tutulması’na günler kala zamansızlığın zamanı bir kere daha gelip çattı.

Kaç tane neyimiz var şu dünyada?

Kaç zaman, kaç insan, kaça kaç?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s