Yeniay Kova’da, Yeniden, İkinci Defa

Her anlamda eşit olmadığımıza şahit olduğumuz -kadın-erkek, doğulu-batılı, dindar-ateist-, insan olmayı, insanlığı, insan sevgisini sorguladığımız zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde 20 Ocak’ta oluşan Kova’daki Yeniay‘dan sonra şimdi de bu geceyarısından sonra, 19 Şubat 2015 Perşembe sabaha karşı 01.47’de bir kez daha aynı temalara dair, yine ve yeniden Kova’da oluşacak Yeniay bize ne diyor, nelere tekrar tekrar dikkat çekmek istiyor, yeniden başlangıç yapmak üzere fırsat vaat ediyor?

Bir önceki Kova’da oluşan Yeniay 0 derecedeydi. Bu astrolojide giriş derecesidir ve önem atfedilir. Şimdiyse 29 derecede, tam çıkış derecesinde aynı tema yine gündemimizde.

Yeniay oluşumundan hemen 2 dakika sonra hem Güneş hem de Ay Balık burcuna geçmiş olacak. Biz de içinde yaşadığımız 2014 Astroloji Yılı’nın son döngüsüne, Balık dönemine girmiş olacağız. Bu ay dünyevi işleri bırakıp evrensel sevgi, manevi birlik, hayaller, idealler etrafında kulaç atacağız. Belki önümüzü göremeyeceğiz, belki çok hassas olacağız, o yüzden iç dünyamızda huzur bulacağız. Ama bu Yeniay başlangıç noktamız Balık’ta değil, yine Kova’da. Neden?

İnsanlığımızı mı hatırlamamız gerekiyor? İnsanlık sevgisini mi? Eşitliğin dil din cins ırk ayrımı olmadan bu dünyada herkese doğum hakkı olarak bahşedildiğini, bunu haketmek için birşeyleri başarmak veya olmak gerekmediğini, sadece bu dünyaya doğmak ve hayatı seçmekten geçtiğini mi anlamamız gerekiyor? Bu bir fırsat mı yoksa bir kısır döngü mü?

Umut fakirin ekmeği derler. İçimizde geleceğe dair barındırdığımız umut nedir? Evrensel sevgi ve kabullenişle herşeyi olduğu gibi kucaklamak mı? Yoksa bu bir illüzyon, büyüleyici bir afyon mu? Sınırlarımızı aşmanın sorumluluğunu almakla evrensel birliğe, sınırsız sevgiye ait olmanın çarpışması arasında nerede duruyoruz? Hem birey hem bireylerden oluşan toplumlar olarak, eşit, özgür, demokratik davranıyor, kuralları yıkmada sıradışı, gelecek için şimdi harekete geçici bir rol üstleniyor muyuz?

Nasıl da tepkiseliz, nasıl. Özgürleşmek, kendi yolumuza, kendi istediğimiz şekilde gitmek isterken kendi bildiğimizi okumak, herşeyin yalnızca kendi istediğimiz şekilde olması yolunda ısrar etmekte nasıl da tahakkümcüyüz. Özgürleşmenin sorumluluğunu almanın fanatizmden geçtiğini mi sanıyoruz? Veya fanatizmi yargılayıp burun kıvırmanın bir çalışma ve gelişme biçimi olduğunu mu zannediyoruz? İçimizden fışkıran öfke, kibir, suçluluk, vicdan hepsi bir anda ortalığı ezip geçiyor, ortalığı ya sel alıyor ya da herşey yanıp kül oluyor. Eee, insandık hani? İnsan. Eşit, özgür, birey, toplum adamı, sevgi dolu, yaşayan, yaşatan insanlar.

Belki de bu sevgi konusunda pek bir idealistiz. O idealizmin mücadelesindeyiz. O kadar ki bu mücadele bir yere varıyor mu yoksa ortalığı sel alıp götürüyor, içine aldığı herşeyi boğuyor mu farkında değilizdir. Farkında olmamız mümkün müdür? Belki de değildir. Henüz.

Bütün bu kollektif düzen içinde olanlar bizim gerçeğimiz mi değil mi? Biz bireysel olarak bunun parçası ya da değişimin anahtarı olabilir miyiz ki?

Evet. Evet.

İnsanız. İnsanlardan oluşan bu toplumun, toplumların, düzenin parçasıyız. Gerçek bu. Değişime adım için kendimizden başlayabiliriz. Geleceğin hayali için hareket zamanı şimdi.

Karanlıkların karanlık kalması mümkün değil. Özgürlük ve radikal değişimin gönüllü ve bilinçli olarak açığa çıkmasıysa kolay değil. Kendimize gelelim, kendi gerçekliğimize.

Bireyliğimizi koruyarak grup adamı olmak, özgürlüğümüze sahip çıkarak eşit ve insan olarak yaşamak adına nasıl bir tohum atacağız? Hayatımızda hangi sıradışı başlangıçlara adım atmaya cesaret edeceğiz? Artık çıkış kapısındayız. O kapı bizi nereye götürecek sorumluluğunu alacak mıyız, yoksa düzenin önümüze koyduğunu bekleyip ona uyumlanacak mıyız?

Bu analitik bir yazı değil, ama Yeniay haritasından kopuk da değil. Haritadan yola çıkarak gündemle, dünyayla bezenmiş kişisel bir meyil. Kova’daki 2 Yeniay arası 3 hafta boyunca az ileri, sonra çokça geri, şimdi yeniden ileri hareketteki yine Kova’daki Merkür’ün de katkılarıyla, güneşi Kova bir yazıcıdan tekrar ve tekrar beş benzemez yazılar belki de boşuna. Ya da belki şimdi kendisi için büyük, insanlık için küçük bu tohum işte tam da bunun için bu sayfada, bu yazıda.

Bu tohumla bembeyaz bir sayfaya, insan olmaya, daha iyi bir gelecek için şimdiyi değiştirmeye, düzenden ayrılıp yenisine ön ayak olmaya geçmek mümkün mü acaba? Bu bir şans mı yoksa geri dönüşü olmayan, ciddi bir uyarı mı diye sorarım insana.

İnsan olmayı bir de başkasına sorsak mesela.

Coffee, insan olmanın tanımını yapar mısın bana?

CofCamda CofKarda

One Reply to “Yeniay Kova’da, Yeniden, İkinci Defa”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s